Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Ari Türkiye’deki Greek müziğin genç temsilcilerinden. Uzun yıllardır sahnede sevilen Greek şarkıların yanı sıra alaturka ve popüler şarkıları seslendiriyor. Sahnede oldukça popüler. 2017 yılından itibaren müziğini hazırladığı single’lar ile geniş kitlelerle buluşturmaya başladı. İyi bir orkestrası var, iyi şarkı söylüyor. Geniş bir repertuvarı var. Her ne kadar sahnede  Greek müziği icra etse de aklında alaturka müziği var. Greek müziği ile alaturka müziğini sahnesinde buluşturan Ari, gelecekte bir Alaturka albüm projesi ile müzikseverin karşısına çıkmak istediğini söylüyor.


Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ


Mademki Sahnedeyim Müzik Eğitimi Almalıyım Dedim

Ari bir performans sanatçısı. Yaklaşık 16-17 yıldır sahnede şarkı söyleyerek hayatını idame ettiren bir adam. Cebinde biriken melodileri, ezgileri ve güfteleri de son 2 yıldır artık müzik piyasasıyla paylaşmaya niyet etmiş bir şarkıcı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü mezunuyum. Hale hazırda da Haliç Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam ediyorum. Bir aşamam kaldı tembellik ediyorum, tezi bitirmiyorum bir türlü. 

Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Turizm mezunuyum aynı zamanda. İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği mezunuyum. Bir yerden sonra yetmedim kendime ve madem ki sahneye çıkıyorum bir şeyler yapıyorum eğitimini de almalıyım dedim.

Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Arabesk Adlı Şarkımı Sahnede Yaşadıklarımdan Sonra Yazdım

Şarkının adı “Arabesk”. Hikayesi de enteresan hatta bir parça komik. İsim vermeden anlatmaya çalışayım. Uzun yıllardır sahne aldığım mekanımda bir özel üniversite  bir merhaba partisi düzenledi. 2017’nin Ekim ayı Ekim, Kasım ayı gibiydi. Arkadaşlarla geldiler yine 20 yaş grubu ben de 20 yaş grubu mekana geldi. Daha popüler şarkılarla sahneye çıktım ama bir türlü karşıdan tepki alamıyorum, tepki alamıyorum, tepki alamıyorum. 15 dakika ısrar edeyim dedim olmadı. Acil eylem planı yaptık. “Duyanlara” diye bir kaba tabirle yem attım, ortaya 150 kişi birden “duymayanlara” diye cevap verdi ve biz gece boyunca arabesk şarkılar söyledik. Bir süre sonra fark ettim ki 20’li yaşlardaki genç delikanlı kardeşlerimizin bir çoğunun parmağında gümüş yüzük elinde tespih var. Bununla ilgili bir hiciv yapabilir miyim diye düşündüm.  Şarkıyı yazdım. Aslında arabesk adlı şarkım hiciv amaçlı başlamış projeydi. Hiciv etmeye çalışırken ortaya şarkı çıktı. Sonra felsefik mana da sözler geldi. “Her Sevda Devrine Tamamlar Derler, Bahar Yaşar Ölür Adem Misali, Keşke Yaşarken Kıymetini Bilsen, Öyle Bir Sev ki Hüzün Gibi Ruh Gibi” diye sözleri yazdım. 

Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Sahne ile Stüdyo Çok Farklı Yerler

Sahne çok geniş uçsuz bucaksız bir yer. Bunu ebat olarak söylemiyorum. Bunu yapılabileceklerimiz anlamında söylüyorum ve doğaçlamaya meyilli bir ortam. Doğaçlamaya bir parça daha kabiliyetli insanların çok rahat ettikleri bir yer sahne. Ben de bu kafada bu tarz bir adam olduğum için sahnede çok rahat ediyorum. Lakin stüdyoda her şeyin sınırlanıyor. Aynen o şarkı söyleme odasına girip arkandan çift taraflı kapıyı kapattıklarını hissettiğin duygu gibi. Dolayısıyla ikisinin arasındaki fark bu. Ben bir parçada stüdyo şarkıcısı olma yolunda halen ilerliyorum. Sahnede evet artık ben bir şeyler yapıyorum diyebiliyorum. İnşallah birkaç proje sonra evet ben artık stüdyoda da çok daha güzel işler yapıyorum diyebileceğim.


Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ 

Greek Müziği İstanbul’da Sahne Almak İçin Öğrendim

Ben çok uzun yıllar İstanbul dışında kaldım sahne hayatımda yani şöyle ifade edeyim. 2007’den nereden baksanız 2011’e kadar 4 yıl kadar İstanbul’dan uzak mekanlarda kaldım. Bunun nedenini bilmiyorum. Çok açık söylemek gerekirse İstanbul’dan bir türlü telefonum çalmadı, telefonun sürekli İstanbul dışında çaldı. Sürekli İstanbul dışında sahne aldım, sürekli bavulun kapı arkasındaydı, o şekilde yaşadım dört yıl boyunca. Ta ki bir gün şu an çalıştığım mekandan telefon gelene kadar. ‘Bizimle çalışır mısın?’ dediler. ‘İstanbul’da tabi ki çalışırım’. Artık özledim İstanbul’a gelmek istiyorum. Ama ‘Rumca öğreneceksin’ dediler. ‘Öğrenirim’ dedim problem değil zaten seviyorum. O gün itibariyle aksan çalışmaya ve kelime dağarcığımı geliştirmeye başladım. Bugün halen çalışıyorum. Repertuarda yaptım. Yardım eden arkadaşlarımız da oldu,  sağ olsunlar. Sevgili Aris Koçaryan’la başladık çalışmaya. Daha sonra Simo Sampris çok yardımcı oldu. Şimdiki de sevgili buzukicimiz Cem Tuncer aksan konusunda ve repertuar oluşumunda çok yardımcı oluyorlar. Onların adını zikretmeden geçersem bir parça nankörlük etmiş olurum o yüzden söylemek istedim onları da.

Müzik Öğretmenliği ile Müzik İcraatı Çok Zıt Şeyler

On yıldır müzik öğretmenliği yapıyorum.  İsmi aynı olsa bile aslında taban tabana zıt şeyler biliyor musunuz? Yani evet adı müzik öğretmeni lakin öğretmen olarak çok yoğun bir hayat yaşıyorsun. Dolayısıyla öğretmenlikle müzisyenlik aslında birbirine taban tabana zıt meslekler ve birbirine maalesef törpüleyen işler. Ben bunu 10 yıldır denge de götürmeye çalışıyorum. 

Greek Müziğin Türkiye’deki Son Temsilcisi: ARİ

Bir Alaturka Albüm Projesi Hazırlamak İstiyorum

Şarkılarıma yatırım yapmaya devam edeceğim gücüm yettiği kadar. Single’larını çıkarttığımız şarkılarla birlikte bir dört şarkı daha tamamladık. Yedi parçalık bir maxi single olarak bir proje hazırladık. Kısmet olursa bir müzik şirketi ile anlaşabilirsek kafamıza uygun bir şirket bulursak bunu piyasaya süreceğiz. Ondan sonra da benim gönlümde olan bir proje var. Bir alaturka projem var. Ama soft alaturka değil yani kaba tabirle herkesin seslendirdiği “Nasıl Geçti Habersizler” değil de “Leyla Bir Özge Candır” gibi Sadettin Kaynak’tan, Selahattin Pınar’dan yani daha popüler olmamış eserlerden oluşan ama popüler müzik enstrümanlarıyla yapılmış bir alaturka albüm projesi hazırlamak istiyorum.

07.06.2019
FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM