Fatih Aydın - Serenad (DMC- 2018)

Fatih Aydın  - Serenad  (DMC- 2018)

Fatih Aydın’ın “Serenat” albümünü dinlerken çok şaşırdım. Çünkü hiç ummadığım kadar kaliteli ve farklı bir albüm ile karşı karşıya kaldım.


Albümde  on yedi şarkı var. Müzikal anlamda hiçbir masraftan kaçınılmamış. Çok deneyimli bir aranjör Osman İşmen ile çalışılmış ve büyük bir orkestra eşliğinde düzenlenmiş şarkılar. Albümde yer alan şarkıların tamamının söz ve müzikleri Fatih Aydın’a ait. Sadece albümün sonunda yer alan “En Delikanlı Adam” adlı şiir üzerine yapılan müzik Osman İşmen’e ait.  Albümün şarkılarını Osman İşmen ve Çağrı Kodamanoğlu yapmış. Oldukça kaliteli düzenlemeler var. Fatih Aydın’ın tarzı oldukça ilginç, özgün müzik tarzına uyan yer yerde otantik bir melodik yapısına sahip şarkıların yanı sıra senfonik olarak hazırlanan şarkılardan oluşan bir albüm.

Doksanlarda yayınlanan Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak gibi sanatçıların Osman İşmen ile beraber yaptığı albümleri andıran bir albüm olmuş müzikal anlamda. Dramatik ve senfonik düzenlemeler standart pop müziği çıtasının çok üstünde bir albüm olmuş. 

Albümde yer alan şarkıların yaylı partisyonları İstanbul Opera ve Senfoni Orkestrası çalmış. Müthiş yaylılar var. Buna ek olarak obua, bağlama, cümbüş, Kontr Bass, Tulum- Kemence, Sol klarnet, si bemol klarnet gibi çok spesifik enstrümanlar kullanılmış.

Albümün ilk üç şarkısı muhteşem. “Hain Yıllar” ile açılan albüm “Bu Sevda Sonum Olsun” ile devam ediyor. “Hain Yıllar” şiir tadında şarkı sözü, Osman İşmen’in dramatik düzenlemesi müthiş olmuş.  Fatih Aydın’ın çok değişik bir yorum tarzı var. Biraz özgün müzik biraz türkü tadında seslendiriyor şarkıları, ama daha çok özgün müzik yorumcular gibi. “Hain Yıllar” çok iyi bir şarkı “Belli etmesemde çok derdim var…. İnsafı yok hain yılların” sözleri çok etkileyici. 

“Bu Sevda Sonum Olsun” da bir yaylı showu var. Hem Arabesk keman hem de batı yaylılar o kadar muhteşem ki, dinlerken ciddi bir müzik ziyafeti çekiyorsunuz. İçinde alaturka öğeler içeren bir şarkı olmuş. Albümün ilk çıkış şarkısı “Dön Bana” buram buram Akdeniz kokan bir melodi. Şarkı başlarken bir Yunan bestesi dinliyor gibi hissediyorsunuz.  Fatih Aydın’ın ben yorumunu olduğu kadar şiirlerini de çok beğendim. Çok sahici ve şairane şarkı sözleri yazmış. Yorumu da çok ilginç, kendine has bir ses tonu ve yorumu var. Belki kimisine itici gelebilir ama duygu aktaran bir ses. Şarkılarda isyan, hüzün gibi duyguları aktarabilen bir sesi var.  Burada şunu özellikle söylemek isterim, albümün konsepti ve müzikal teması öylesine güzel bir bütünlük yaratmış ki, Fatih Aydın’ın yorumu ve şarkıları buna tam uymuş.

“Hasretindeyim” Akdeniz kokan bir diğer şarkı. Albümün en yalın hazırlanmış düzenlemelerinden biri. Sadece ve akustik bir düzenlemesi var. Volero ritminde kurgulanmış bir şarkı. 

“İstanbul Şarkısı” ‘da Osman İşmen yine aranjörlüğünü konuşturmuş.  Serbest formda başlayan şarkı daha sonra alaturka ve senfonik bir paydada buluşuyor ve tek kelime ile coşuyor. Kederli bir şarkı, hatta meyhane şarkısı bile diyebilirim, ama öylesine kaliteli bir düzenleme ile yapılmış ki alaturkaya kalite katmış. Çok iyi bir düzenleme, biraz da Retro kokan bir düzenleme. Şarkının trafiği de müthiş olmuş, içinde ciddi ciddi sanat var.

“Kanun Faslı”  ve “Alışırsın” da albüm biraz alaturkalaşıyor. Çağrı Kodamanoğlu bu şarkılarda Osman İşmen’e göre daha az senfonik tınılar kullanmış, ancak bu şarkıların da düzenlemeleri müthiş olmuş.  “Alışırsın” nakaratında rock ve alaturkayı birleştirmiş. “Her satırın bıçak gibi saplanıyor kalbime, ben nasıl da kanmışım senin gibi zalime”. Bu şarkı ve “İstanbul Şarkısı” bence Türkiye’nin ideal müziğine çok iyi bir örnek olmuş. Türkiye’nin batıya uzanan yolculuğunda alaturkanın bu soundla sunulması gerekir.

Son yıllarda dinlediğim en başarılı introya sahip şarkı: “Nefesim Sensin”. Osman İşmen yine müthiş konuşturmuş sanatını. Bir senfonik orkestra hayal edin, bangır bangır şarkıları yorumluyor. Sonra solist gelip şarkıları seslendiriyor, kaliteli ve loş bir ortam. İşte böyle bir ortam hayal ettiriyor bu şarkı.

Manyak yaylılar eşliğinde “Ben bu gece bu masada ölmezsem şayet, geceler cehennem bana kopar kıyamet.” Sözlerini dinliyorsunuz.  Değişik bir isyan var Fatih Aydın’ın şarkılarında. Aşka ve insanlığa karşı bir isyan var.  “Nefesim Sensin” albümün en kaliteli düzenlemesine şahit şarkılarından biri. Sadece bu albümün değil, son yıllarda Türkiye’de üretilen tüm albümlerde yer alan şarkılar içinde sanatsal yönü en yüksek, en kaliteli düzenlemelerden biri.

“Fırtına”da müzikal modülasyon ile yerelliği aynı anda duyuyorsunuz. Karadeniz yöresinden bir türkü dinliyor gibi olacaksınız. Karadeniz müziği formunda hazırlanmış özgün bir beste.

Albümün en ilginç özelliği dolu bir albüm olması. İçinde on yedi şarkı var. Dolu dolu müzik sunulmuş.  “Umudu Beklerken” Ahmet Kaya ‘nın doksanlarda yayınlanan şarkıların tadını içeren bir şarkı. Şarkının trafiğinde ki ritmik modülasyonlar ciddi ciddi incelenmesi gerekiyor.  Her bölüme ayrı bir ritim kurgulanmış, şarkı ince ince işlenmiş diyebilirim.  Kayıtlar da çok iyi yapılmış. Bu kadar zengin bir orkestrasyona sahip bir albüme yapılabilecek en iyi mix yapılmış. Şarkılarda çalan tüm enstrümanları tek tek duyuyorsunuz.

Üçlemelerden oluşan bir ritim ile kurgulanan, türkü tadındaki “Kirazlar” çok sesli halk müziğine mükemmel bir örnek olmuş. İşin ilginç yönü albümde alaturka da var, popta var, türkü de var, slow şarkı da var. Yani türler arasında çok ciddi bir gezinti var. Burada Fatih Aydın, Osman İşmen ve Çağrı Kodamanoğlu’nu çok ciddi bir anlamda kutlamak istiyorum. 

“Ucuz Bir Öykü” Müzikal anlamda olayı aşan bir şarkı. Çok, çok , çok iyi bir düzenleme ve kurgu. Zengin bir düzenleme ve hüzünlü bir şarkı. Nakaratta yükselen coşku, sonrasında gelen ara melodi ve başa dönen melodi. Tüm bunlar yaşanırken melodilere eşlik eden agresif yaylılar. “Bilemedim her şey yalanmış meğer, kalbin aklını yıkıp geçtiyse eğer, geceye sinmiş kaçak gibi, saklanırsın kendine korkak gibi…” şarkının sözleri ciddi ciddi konuşturuyor.

“Güzel Günler” albümün sakin hazırlanan düzenlemelerden biri. Alaturka hatta arabesk bir hava var bile diyebilirim.  Çok iyi bir damar.  Keşke şarkının adı “Hani Nerde” olsaydı. 

“Hani nerde mutlu evler, 

Hani nerde eski günler,

Hani nerde annem babam kardeşim,

Hani nerde o sevdiğim,

Uğruna ömrümü verdiğim

Nerde hayallerim düşlerim…” 

Çok iyi bir anlatım, çok iyi bir şarkı. Bir ara şarkıyı dinlerken Hakan Altun’un yorumunu andıran bir yorum hissettim. 

Albüm “En Delikanlı Adam” ile kapanıyor.  Fatih Aydın, şiirini Osman İşmen’in beste ve düzenlemesi üzerine seslendiriyor. 

Çok samimi olarak bu albümü iyi müzikten zevk alanlara şiddetle önermek istiyorum. Evet, Türkiye’nin ortalama müzik standardının üstünde bir albüm olmuş. Günümüzde üretilen müzik albümlerinin çok dışında bir albüm olmuş.  Ciddi emek var, ciddi bir kalite var. Müziğin bu kadar iyi sunulduğu bir başka albüm duymadım son beş yılda. Böyle bir albümün günümüz medya ortamında, kirlenen müzik dünyasında hak ettiği değeri bulması imkansız. Belki doksanlarda ya da yetmişli yıllarda yayınlasaydı bu albüm çok ciddi ses getirirdi. İyi işlerin hak ettiği değeri bulmadığı bir topluma bu albümü sunan Fatih Aydın’ı tebrik ediyorum. Albüm belki popüler kültürde anlaşılmayacak ama iyi müzik dinlemekten zevk alan müzik dinleyicisinde ciddi bir beğeni alacaktır.

Albümde Yer Alan Şarkılar:

1 - Hain Yıllar

2 - Bu Sevda Sonum Olsun

3 - Dön Bana

4 - Hasretindeyim

5 - İstanbul Şarkısı

6 - Kanun Faslı

7 - Alışırsın

8 - Nefesim Sensin

9 - Fırtına

10 - Umudu Beklerken

11 - Kirazlar

12 - Güllü Yataklar

13 - Ucuz Bir Öykü

14 - Sır

15 - Güzel Günler

16 - Kervanlar

17 - En Delikanlı Adam

11.06.2019
FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM