Sezen Aksu’nun Son Keşfi Okay Barış

Sezen Aksu’nun Son Keşfi Okay Barış

Başarılı yetenekli ve Türkiye müzik endüstrisinin standardının üstünde bir müzisyen.  Sezen Aksu her zaman yaptığını yaptı ve bu çocuğa kol kanat verdi. Çok da iyi yaptı. “Artık Sevilmiyor Böyle” adlı albümünde diğerleri gibi avaz avaz bağırmıyor sakin bir biçimde şarkı söylüyor. Ağır bir tarzı var, sadece yorumcu değil sağlam bir mutfak adamı. Yurt dışına müziğin ham maddesini ihraç ediyor, yani ürettiği sesleri dünyaya satıyor. Sadece bu yönü bile onun ne kadar önemli işler yaptığını gösteriyor.

Sezen Aksu’nun Son Keşfi Okay Barış

“Bardaklara Vurarak Müziğe Başladım”

Küçükken çok yaramaz bir çocuktum. Annem arabaların altından alıyordu beni. Hatta beni ezmediler diye hepsine de teşekkür edermiş. 7 aylıkken evden kaçmışım sürüne sürüne. İlk olarak ben seslerle ilgiliydim. Bir gün eve yanlışlıkla kayıt alabilen bir kaset çalar geldi. Bardaklara vuruyorduk o zaman, ne bulursak onu yapıyorduk. Sonra kendi yaptığım bisikleti satıp yerine küçük bir keyboard aldım. Onun gelişiyle beraber o küçük ekrana bakıp bu cihazın büyümesi lazım derken olay doksanların başına kadar yani bilgisayara geçinceye kadar devam etti. Bilgisayarla müzik ortaya çıkınca “İşte budur” dedim ve daha büyük bir ekranda bir şeyler yapmaya başladım.

“Ürettiğim Sesleri İlk Türklere Dinletemedim”

Bir uygulama vardı ve ben o uygulama sayesinde yurt dışında olan bazı müzisyenlerin evine girebildim.  Yazılımda Webcam açılıyordu müziğimizi paylaşıyorduk bu sayede yabancıları çalışma hallerini, cihazlarını kısaca hiç görmediğim şeyleri gördüm. Sonra ben de gittim bir kamera aldım ve ben de webcam açtım. F9’a basıp karşı taraftaki kişiye müzik dinletebiliyordunuz. Bu şekilde onlara yaptığım sesleri dinlettim. Yani ilk Türklere dinletemedim. Çünkü ilk müziğimi saz, bağlama ve gitarla yapmadım. Sentetik sesler ürettim, yaptığım sesler yurt dışına satıldı. Oradan para kazandım. Yurt dışına müzik dinletme hikayem bayağı sürdü. Bu sıralarda bu çalışmam evimde devam ederken, bir yandan da Türkiye’de çalışmadığım çok az ünlü var. Nerdeyse hepsine çaldım.

Sezen Aksu’nun Son Keşfi Okay Barış

“Herkes Yurt Dışından Ses Alırken, Ben Yurt Dışına Ses Satıyorum”

Yurt dışında hazır bir ses bir ritim şablonu proje olarak satıyorlar bunlara template deniyor, siz bunları satın alabiliyor ve düzenlemelerinizde kullanıyorsunuz. Benim yaptığım işi yapan arkadaşlar ve ben, bir şey çaldığında onun template olup olmadığını hemen anlarız. Ama ayıp olmasın diye ses de etmeyiz. Bu template konusu bütün ülkeyi karıştırdı. Herkesten “Tüm müzikler birbirine benziyor” lafını duyuyorum, çünkü bu satılan templateler aynı. Şimdi her taraf onlarla doldu ve bu sefer dinleyicinin kafası karıştı. İşte herkes bu şekilde yurt dışından ses alırken ben yurt dışına ses satıyorum. Bir gün İsviçre’de konsere gittik. Bir adam bana “Bak bende böyle sesler var” diye hava attı. “O datayı yüklüyorsun ya, onlar Okay Barış’ın sesleri” dedim. Yani benim seslerimle bana hava atıyordu.

“Sezen Aksu’yla Aykut Gürel Sayesinde Tanıştık”

Ben 10 şarkıdan oluşan bir albüm hazırladım ve bu albümü de yıllardır tanıdığım Aykut Gürel’e götürdüm. Şarkıların içinde bir tanesi Levent Yüksel’in “Kadınım” şarkısına cevaben yazdığım bir şarkıydı. Aykut abi bunu dinleyince “Sen benim kiminle çalıştığımı biliyor musun? Ben Sezen Aksu’nun aranjörüyüm ve bu şarkının sahibi de Levent Yüksel değil Sezen Aksu” dedi. Kafamdan aşağıya kaynar sular boşaldı. “Bunu Sezen’e dinleteceğim” dedi. “Yapma, etme” derken dinletti. Sezen de muhalefet olanı severmiş. Aykut Gürel “Gel bu albümü sana yapalım, bizim konserlerde de çıkarsın” dedi. 6 tane konser var biri Bodrum, 5 tanesi Harbiye Açıkhava. Ben 3-5 kişi bana bakınca  elimi kolumu nereye koyacağımı şaşıran adam olarak, o kalabalık sahnelerde yer aldım. Bir tarafta mutfakta versiyonlar yaparken, işin sahnesi de oldu ve böyle bir başlangıç oldu.

Sezen Aksu’nun Son Keşfi Okay Barış

“Başkasının Şarkısını Okumak Taşıyıcı Annelik Gibi”

Son 3 yıldır Sezen Aksu’nun stüdyosundayım. Bana da bir oda verdi sağ olsun. Bu 3 yıllık çalışma süresinde yeni yapılan sıfır Sezen şarkılarını birinin söylemesi gerekiyordu, o da benim görevim oldu. Yapılan şarkılar benim okuduğum demolarla birçok kişiye gönderiliyor. Ben şarkıları okurken bana yakıştırmış Sezen Aksu sağ olsun, bana  “Gel sana albüm yapalım” dedi. Ben de kendi şarkısı olan kişi  çıksın kafasındaydım. Başkasının şarkısını okumak taşıyıcı annelik gibi bir şeydi benim için. Herkesin şarkısı kendine kafasındaydım. Önce bir şaşırdım “error” verdim, “mavi ekran” oldum. “Tamam” dedim. Bu şekilde başladık ve “Artık Sevilmiyor Böyle” albümüm yayınlandı. 

“Albümü İlk Dijital Olarak Yayınladık”

Albümü ilk dijital platformlara sunduk. Artık CD yazan makine üretilmediğine göre CD okuyucular da neyi okuyacaklar? CD artık kaset gibi retroya doğru gidiyor. Ama İstanbul dışında çok fazla CD çalar kullanan insanlar varmış. “Okay Barış şuradaki müzik markete geldik neden yoksun?” diye kızıyor insanlar. Üretilmedi de ondan yok dedim. Fazla istek gelince “Tamam basalım” dedik. Kapağı da kendim tasarladım ve albümü CD olarak da yayınlama kararı aldık.

“Ben Aslında Tenorum”

Ben aslında tenorum. Bu albümde duyduklarınızın oktavı da var. Bu halim Sezen Aksu’nun dokunuşu. Bu pes ses daha etkili. Senelerce bağırıldı bu ülkede. Bu hikayeler bu oktavda anlatılırsa daha güzel. Pesden söylediğinizde sesi tutmanız zordur. Oktavdan söylediğinizde ise sesi tutmak daha kolaydır. Burada ses dalgalanıyor, bu yüzden kontrolü zordur. Çıktığın mekanda kendini duymazsan o mekana kimse girmek istemez. Bağırılan şey sık sık dinlenecek şey değildir. Sürekli bağıran bir insan ne derse desin, kimse onu dinlemek istemez.  Ben ondan albümümde şarkı söylerken bağırarak şarkı söylemedim.

28.10.2019
FACEBOOK
İNSTAGRAM