Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Of Aman Nalan lakaplı Nalan. O müzik dünyasının en güçlü kadın vokallerinden biri. Alaturka ile popüler müziği harmanlıyor, ortalıkta fazla gözükmese de sahne alıyor ve dinleyicisini yine büyülüyor. 2019 yılında eski klasiklerinden “Yaralandım”ın da yer aldığı bir albüm yayınladı. Nalan ile hem bu yeni albümünü hem de müziğini konuştuk.

2016'da sevgili Erol Köse dedi ki “Hadi gel bir albüm yapalım.” O albümün esnasında ilk aranjörle ruhumuz uyuşmadı, şarkıları güzel duymadım. Sevgili Erol Köse dedi ki “Sen karışma ben yapacağım bu sefer. Sen serbest bırak kendini, bu sefer rica edeceğim ben yapayım” dedi. Ben hayatımda ilk defa “Olur” dedim, ama sonra duyunca “Olmaz” dedim. İşin ortasında değildik iş bitmişti. Aranjeler bitmiş ve okumalar yapılmış halde duruyorken “Ben Bodrum'a gidiyorum” dedim. Tatmin olmadığımı söyledim. “Bunlar bana sıcak gelmedi, ben bu bestelere takviye yapmaya gidiyorum, yapayım geleyim” dedim. “Tamam hayatım” dedi. O esnada başıma bir olaya geldi. Onunla da birkaç ay uğraştım Çünkü üzücü bir olay geldi başıma ve dönemedim bir türlü. Sonra “Madem bir iş yaptık 90'ları tamamen anımsatsın” dedim ve "Yaralandım" da girdi işin içine.

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

“Yaralandım”ı Asla Tekrar Okumak İstemedim

 “Yaralandım”ı tekar okumak İstemedim. Best off da sevmem, çünkü çok sevdiğim bir parçayı, tekrar başka bir versiyonla duymak hiç hoşuma gitmedi hayatım boyunca. Sezen Aksu fanatiğiydim. Ama Sezen Aksu'nun kendi ağzından tekrar o şarkıları söylemesini asla istemedim. Erol Köse “Ama Kutsi'yle söyleyeceksin, tamamen başka bir şey olacak” dedi. “Başka bir şey olsun ama benden olmasın” dedim. Hani benden başka birileri okuyabilir. Evet biraz direndim sonra sevgili Selim “House versiyon yapacağım” dedi. Bana "Yaralandım"ın hiçbir şekilde sunulmamasını istedim, sonra bir baktım gerçekten çok güzel yaptı. Kutsi'yle konuştum, Kutsi “Kaygılarında çok haklısın doğru söylüyorsun” dedi. “Sen değil bir başkası da olsa istemiyorum, korkuyorum bu şarkıdan, çünkü bu şarkının anısı büyük, adı büyük, tokat atar bu şarkı bize” dedim. Ama öyle olmadı. Kutsi okudu ve muhteşem oldu yani. Bir de Kutsi deforme etmeden okur şarkıyı. Yani kendi yorumunu katar, ama herhangi bir değişik bir okuma tarzı sergileyip bestenin dışına çıkmaz.

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Fotoğraflarımdan Hiç Memnun Kalmadım

Aniden beni aradı sevgili Erol Köse “Klip çekilecek” dedi. Ertesi gün elbisemi falan ayarladım, uçak bileti aldım ve birden bire fırtına çıktı biletim iptal edildi. Biletim iptal edilince Tatilde ablam gelmişti, beni havaalanına götürdü belki orada buluruz diye. Beni uçağa diye bırakacaktı ablam, ama ikimiz birden gece saat 10:00’da İstanbul’a geldik. Şişmişiz böyle yoldan ve yorgunluktan uyuyamıyoruz, felaket durumdayız. Ekibim çok iyiydi iki genç arkadaşım çekti. Çok şekerler, çok güzel geçti. Ama kendimden memnun kalmadım. Allah’ım bu fotoğraflar ne yani. Videodan seçilmiş fotoğraflar zaten beni öldüren. Kim seçti artık Erol mu seçti yolladı bilmiyorum.

Şarkılarımın İsimlerini Erol Köse Değiştirdi

“Sen Olsun Bu filmin Adı” çok eski yaptığım bir parça, herhalde bir on beş yılı var.  Daha önce isteyen olmuştu, ama anlaşamadık insanlarla. Zaten satmak da istemiyordum. Diğer albümleri yaparken bu şarkımı unuttum. Son anda aklıma geldi. 2016 yılında Erol bana “Yaptığın şarkıları bir dinletsene” dediğinde zuladan çıktı. “Ben bunu okuyacaktım nasıl unuttum bu şarkıyı?” dedim. İsimleri de verirken Erol beni aradı “Nalancığım bunlara isim vermişsin ama böyle isim olmaz.” dedi. Şarkılarımın isimlerini tamamen değiştirdi. “Sen Olsun Bu Filmin Adı” da Erol Köse’ye ait.

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Eskiden Albüm Yapabilmek İçin Plakçıların Kapısında Beklemek Gerekirdi

Bu dönem eskiye göre daha kolay.  O zaman bu kadar kolay ulaşamıyordunuz, ulaşsanız da bir tane şarkınız tutmadığı anda af yoktu bitiyordunuz. Şimdi hatırlayın doksanlar diye konuşuyoruz ama doksanlarda tek şarkıyla meşhur olmuş bir sürü insan var. Ama doksanlardan sonra iki binli yıllara giren yok. İki binli yıllara devam edenler de bestelerini, sözünü yazan, kendisi yapıp çizenler. Doksanlarda tek şarkı ve bir kere tutmazsan öbür albümde yoksun. Yapmıyor kimse albüm yapmıyor, ömrü billah yapmıyor. Şimdi bir sürü mecra var. Kendi kanalını açıp ilginç bir şey yaptığın takdirde bir sürü internet fenomeni insan var. O zaman onlar da yoktu. Yok yani şimdi daha kolay her şey. O zaman plakçıları kapısında fiziki olarak gidip beklemek lazımdı. Ciddi anlamda kapıda yatan insanlar vardı ya. Türk filmlerine konu olanlar şaka değil. Ankesörlü telefonlardan ararlardı cep telefonları da yoktu. Bunlar şaka gelebilir ama gerçek şeyler. Bana bir arkadaşım dedi ki “Sizin zamanınız daha rahattı.” “Neden rahattı?” dedim. Dedi “Ne yapsanız tutuyordu.” Yo tutmuyordu tutmayan da bir sürü insan oluyordu. “Azdınız falan” diyorlar, ne azdık? çoktuk! Herkese albüm yapılmıyor diye duymuyorlardı. Yapıyordu yapıyordu insanlar televizyona çıkamıyordu. Onun için az zannediliyorduk.  TRT herkesi çıkarmıyordu. Sonra özel televizyonlar geldi, onlar da herkesi çıkarmıyordu.

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Adım Bitikler Listesinde Sayıldı!

Zamanında İstanbul Plak’a geçince ambargo yedim. Aslında beni çok seviyorlardır, Cem Uzan’ın arabasında albümlerim hep dururmuş. Bunu söylüyordu banave çok sevdiğini biliyorum. Onun çok sevdiği biri şirketine gitmem için bana teklif yapıyor.Ben de gitmek istemiyorum, korktum herhalde bilmiyorum. Ötekinden o albümü yaptığımda bir sözleşme yüzünden kavga çıktı. Şimdi bana sevgilisi mevgilisi falan diyorlardı iki kardeşin asla iki kardeşin sevgilisi olmadı. Tek konumuz bana sözleşme imzalatmayacaklarıydı. Albümün bittiği son gün önüme sözleşme koydu. Ben bunu yediremedim. Bunun kavgası oldu aramızda.  Ağır bir sözleşme kondu önüme İstanbul Plak’ta. “Hani kardeştik hani sözleşme yoktu” dedim. Tek kavgamız buydu biz kardeştik. Bizim ne İstanbul Plak’ın patronu ne de küçük patronu onlarla çıkmam, aşk ilişkisi falan kesinlikle ve kesinlikle söz konusu değildi.  Ama o dönem Usul usul albümün satışını engelleyemediler. İstanbul Plak’la da anlaşmazlık yaşayınca öbür taraftan da yasaklı oldu. Çift gol yedi. Bitikler listesinde sayılmıştım. Albümden yer gök inliyor, ben bitikler listesinde sayılıyorum. Albüm yürümüş gitmiş bir milyon iki yüz bini geçmiş. Çok üzülmüştüm. Aslında bugün Erol’un tekrar yapması bir şeye yaradı. O albümün bir klibi bile yok. Hiçbir şeyi yok. Mahkemesi uzun sürmüş bir albüm. Kazandım sonunda ama beni de haksız buldukları bir yer oldu nasıl olduysa onu da bilemiyorum. Haksız bir yerim yoktu yani tamamiyle her şeye de uyduğum halde. İmzalayıp dava açtım ben. Şimdi düşünüyorum her şey olması gerektiği gibiymiş. Ne yapayım yani. Bir şeyin gücünü de öğrenmiş oldum. Halkın gücünü.  Siz bir şeyi ne kadar engellerseniz engelleyin halkın gücünü asla engelleyemezsiniz. O kadar çok istek almış ki çalmayacak radyolarda bile sonunda şeyi kırılmış inadı, herkes radyolarda çalmaya başlamış.

Nalan: Yalarandım’ı Tekrar Söylemek İstemedim

Resmen Düşmanımla Dolaşıyorum

Uzayın bir parçasıyız artık. Dijital ortamda her şey. CD de gitti, plak da gitti, kaset de gitti. Bir gün o dünyada küçücük uzayda bir patlama her şeyi silebilir. Her şeyi alt üst edebilir. Onun için fotoğraflarınızı bastırın. Ben 8 yıl cep telefonu kullanmadım, direndim,  ama 2014’te kullanmaya başladım. “Yeter artık canıma yettin, arasak bile bulamıyoruz seni, çok abarttın bu meseleyi” dediler. “Hayır abartmadım, siz de öyle olun. Çoluğunuzu çocuğunuzu uzak tutun” dedim, sonra baktım bütün işleri oradan hallediyoruz, banka işi bile oradan… Mecbur bıraktılar. Cep telefonuna tamamen saygısızım. Çünkü ben ne konuşsam, ne arasam birden bire önüme reklamı çıkıyor. 3 kere Nalan şarkılarına bak, bir anda Nalan’ı göreceksin. Birden önüme çıkıyor reklam olarak. Onun için bu korkunç bir şey. Yani düşmanımla dolaşıyorum resmen. Artık mahkumuz buna.  Çok zararlıydı, zararlı olduğunu biliyorduk ama demek ki böyle olması lazım, zararlı şeylerin elimizde dolaşması lazım. İnsan sağlıklı bir şeyi sunmuyorsa ve o zararlı şeyin müptelası yapıyorsa, burada bir şeyler arıyorum ben, dünya temiz değil artık.

03.11.2019
FACEBOOK
İNSTAGRAM