Şimdi Çıkan Yeni Kardeşlerimizin Kendini İfade Etme Şansları Yok

Türk musikisinin duayen yorumcusu Ahmet Özhan, Balıkesir Türk Müziği Korosu, İstanbul Türk Müziği Dernek ve Vakıfları Dayanışma Konseyi, Balıkesir Üniversitesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile Balıkesir’de düzenlenen “Türk Müziğinin Yaşatılmasında ve Geliştirilmesinde Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü” temalı 3. Türk Müziği Ulusal Sempozyumunun açılışına konuk oldu.

Türk müziği ile ilgili düzenlenen ve akademisyenlerin yanı sıra bu müziğe gönül verenlerin katıldığı konferansın ilk günü olan 7 Kasım Perşembe günü yapılan açılışta Dr. Göktan Ay’ın düzenlediği “Hayatım Müzik” adlı açılış oturumuna konuk olan Ahmet Özhan Türk müziği ve günümüz müzik endüstrisi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Musiki Dernekleri Türk Musikisinin En Büyük Dinamiğidir

Üsküdar Musiki Cemiyetinin Türk müziğini gelişmesindeki önemine vurgu yapan Ahmet Özhan, “O dönem feyz vardı. İnsanlar işlerini feyz içinde yapardı. Ondan bu cemiyet çok revaçtaydı” derken derneklerin önemin vurgu yaptı. Ahmet Özhan “Musiki dernekleri Türk musikisinin en büyük dinamiğidir” diyerek derneklerin önemini dile getirdi.

Bugün Türk Müziği İcra Eden Gençler Kendilerini Nerede İfade Edecekler

Ahmet Özhan, Selahattin İçli bana, ‘şarkıyı yaşıyorsun’ derdi. Şarkıyı seslendirirken onu yaşamamız gerekir” dedi.  Eskiden gazinoların ve radyonun Türk müziğinin gelişmesine ve yeni seslerin kendilerini tanıtmasında önemli bir rol oynadığını söyleyen Ahmet Özhan, “Şükür ben gazinolarda sahne aldım, hem de en iyilerinde. O dönem bazen içime sindirmezdim. Ama bugün gazinoları arar hale geldim” dedi. Ahmet Özhan, eskiden gazinoların dahi Türk müziğinin sunulmasında katkısı olduğunu söyledi.  “Televizyonların Türk müziğine hiç ilgisi yok. Bugün bu müziği icra eden gençler kendilerini nerede ifade edecekler? Benim zamanımda “Maksim” gibi gazinolarda kendilerini ifade edebiliyordu gençler” diyerek günümüzde Türk müziği icrasının sunulduğu mecraların azaldığına değindi ve “Şimdi çıkan kardeşlerimin o şansı yok” dedi.

Şimdi Çıkan Yeni Kardeşlerimizin Kendini İfade Etme Şansları Yok

İlahi Okuyup Meyhane Çalıştırırsan Olmaz

Müzik icrası yapan sanatçıların olduğu gibi görünmeleri gerektiğini söyleyen Ahmet Özhan, “ya olduğun gibi görüneceksin ya da göründüğün gibi yaşayacaksın. İlahi okuyup meyhane çalıştırırsan olmaz” diyerek sanatçının gündelik yaşamda da kendisini doğal haliyle göstermek zorunda olduğuna ve ürettiği müziğin sorumluluğunda kalmak zorunda olduğunu ifade etti.

Ahmet Özhan, batılılaşmayı eleştirerek “Bugün dünya politikası bizi diz üstü çöktürmeye çalışıyor. Bugün Avrupanın direttiği seküler baskıyı bilmek gerekiyor.  Bunu bilmediğiniz zaman biter. Sanatçı geniş bir açıyla hayata bakmalı. Şöhret olursunuz, magazinde çıkarsınız, zengin olursunuz ama bunların hepsi biter. İsminden, etinden faydalanılan biri olursan öldüğünde çöplükten başka bir şey olmaz. Sanatçı seksen, doksan yıl sonra bir şeyler ifade edebilmeli” dedi.

Şimdi Çıkan Yeni Kardeşlerimizin Kendini İfade Etme Şansları Yok

Tasavvuf Musikisi Şöhret ve Para İçin Yapılmaz

Haliç Üniversitesi Konservatuarında verdiği yüksek lisans dersinde tasavvuf musikisi ile ilgili çalışmalarda bulunduğunu söyleyen Ahmet Özhan, “öğrencilere tasavvuf musikisi meşkleri yapıyoruz. Tasavvuf musikisi şöhret ve para için yapılmaz. Öyle olmamalı. Öyle olursa Arabesk olur ki böyle çok örnekte var” diyerek tasavvuf musikisine ticari bir bakış açısıyla bakanları eleştirdi.

 

17.11.2019
FACEBOOK
İNSTAGRAM