DOSYA : Radyolar / Çoğu Boş Müzik Kutularımız

DOSYA : Radyolar / Çoğu Boş Müzik Kutularımız
Özellikle doksanlı yıllarla beraber sayısı gitgide çoğalan ilk açıldıklarında kaliteli bir müzik kutusu olan ama zaman içinde yozlaşan medya ile beraber günden güne saçma sapan insanların konuştuğu boş birer müzik kutusu haline dönen radyolar, kimisi ne göre insan hayatının vazgeçilmez bir parçası kimisine göre ise boş kutular. Kim ne derse desin şu yada bu ama bir gerçek var oda radyolar artık ülkemizde insanların vazgeçilmezleri arasına girdi.İnsanlar artık arabalarında kaset dinlemiyor radyo dinliyor, walkmanlerde , işyerlerinde radyolar insanların hayatını süslüyor.
DOSYA : Radyolar / Çoğu Boş Müzik Kutularımız
Radyonun Temelleri Guglielmo Marconi'nin Bologna yakınlarında ki evinin tavan arasında yaptığı deneylerle atıldı. Havadan mesaj göndermek için radyo dalgalarından yararlanma düşüncesine kapılan Marconi , uzak yerler arasında telsiz iletişimi olanaklı kılarak ve "Ticari Eğlence" yaşamını dönüşüme uğratarak dünyayı değiştirecek bir icat gerçekleştirdi. Marconi'nin kullandığı verici Heinrich Hertz tarafından geliştirilmiş bir elektrik kıvılcımı jeneratörüydü. Jeneratörün yaydığı radyo dalgaları , Fransız Edouard Brandly'nin icat etmiş olduğu bir alıcı tarafından yakalanıyor, alıcı daha sonra radyo dalgalarını bir elektrik akımına dönüştürüyordu. Marconi, 1894'te oda içinde gönderilen radyo sinyalleriyle çalan bir elektrikli zil yapıp , sonraki sekiz yıl içinde Atlas Okyanusu üstünden 4.800 Km'yi aşan radyo mesajları göndermeyi başardı.
DOSYA : Radyolar / Çoğu Boş Müzik Kutularımız
KEDİ BIYIKLARI : Radyo istasyonlarının yayına başladığı , 1920'lerin başlarında dinleyiciler bu yayınları almak için silikon kristalleri ya da kurşun bileşikleri ile "Kedi Bıyıkları" da denen ince teller kullanılırdı.Radyo sinyalleri zayıf olduğundan , alıcılar kulaklıkla dinlenirdi.Bu kulaklıklarda , dalgalı elektrik akımların ses dalgalarına çevirerek yayını yeniden aktaran iki ses yükselticisi vardı. Triyoda benzeyen radyo lambaları , 1920'lerdeki ilk söze dayalı yayınlarda sözgelimi Marconi' nin 1924'te İngiltere7den Avustralya'ya yaptığı yayında önemli rol oynadıkları gibi , daha sonraları , televizyon kameraları , vericileri ve alıcılarının geliştirilmesine de katkıda bulunmuşlardır. Veeee Toplu Dinletiler : W.R. Scott'un bir tablosunda alınma bu resimde , bir yılbaşı partisinde bir radyo alıcısının çevresinde toplanmış konuklar Canlandırılmıştır.Tablonun yapıldığı 1922'de radyo Batı ülkelerinde bile hala , pek çok kişi için çekici bir yenilikti. Ülkemizde ise T.R.T. ile başlayan radyo yayıncılığı doksanların başında Kent Fm ve Süper Fm'in yayına başlaması ile çok sesliğe ulaşmış , daha sonra yasak olduğu için yurt dışından yayın yapan bu kutuların bir ara kapatılması ,Çiller'in kırmızı kurdeleli "radyomu istiyorum" kampanyası ile tekrar açılmış ve sayısı artarak bini aşan bir sayıda günümüze kadar gelmiştir.
DOSYA : Radyolar / Çoğu Boş Müzik Kutularımız
Hala bir yasal değiller, R.T.Ü.K. ihalesi yapılıncaya kadar da yasal olmamaya devam edecekler , ama gerçek bir şey var oda radyolar ülkemizde insanın hayatına girdi ve insanların en önemli eğlencesi oldu ama gönül radyoların ekonomik kriz sayesinde kültürel bir yozlaşmaya giren toplumumuzun kültürel deformasyonunu yansıtmak yerine onu geliştirici yönde yayınlar yapmalarını istiyor tabii ki.
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM