HANDE YENER - Apayrı ( Erol Köse - 2006)

HANDE YENER  -  Apayrı  ( Erol Köse -  2006)

Türk pop müziğinin yeni nesil Ajda Pekkan ‘ı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hande Yener üçte üç yaptığı ilk üç albümünden sonra dördüncü albümü “Apayrı” da hafif bir tökezleme yaşadı desek yalan olmaz.

Her yönü ile gündem olabilecek , her yönü ile tartışılacak bir albüm olan “Apayrı” sadece repertuarı konusunda birkaç soru işareti uyandırdı .

İlk önce albümün fiyatına gelelim, çok iyi bir uygulama ile 7.5 ytl ye satılan albüm kaset ve cd si albüm fiyatlarının tüketicinin lehine aşağıya çekilmesine müthiş bir katkı sağladı.Bu yönü ile gündem yaratabilme etkisini yine koruyan Hande Yener’in albümün repertuarında hata yapmasına açık konuşalım üzüldük. Bu güne kadar repertuar konusunda tek şaşmayan isim olan Hande Yener üçte üç yaptıktan sonra biraz da aceleye geldiğini düşündüğümüz ve en erken 2006 yazında beklediğimiz dördüncü albümünde birkaç yönü ile bizi üzdü.Bunlar neler mi ?

İlk önce Hande Yener denince akla daima dinamik – meydan okuyan – melodik ve dans pop özellikler taşıyan şarkılar gelirdi. Zıpır genç kız hep giden sevgilinin ardından güçlü olduğunu power düzenleme ve soundlar ve her şeyden önemlisi POP DANCE ALT YAPILARLA tüketiciye sunar ve on ikiden vururdu. “Apayrı” albümünde tıpkı adından da anlaşılacağı gibi apayrı bir imaj ile karşımıza çıkan Yener bu imajında müziğini olduğu gibi görselliği ile de şaşırttı. Yeşillik içinde hazırlanan donuk ve bir ifade ve düşünceli bir Hande Yener’i görmek bizi şaşırttı. Çıkış şarkısı “Kelepçe” önceki Hande Yener hitleri kadar olmasa da başarılı bir hit olarak akıllarda kalıyor. Ama şarkının nakaratının tekerleme gibi dönmesi ve bu tekerlemede düzenlemeden midir mixtenmidir tam anlaşılamaması dikkatleri çeken unsurlar arasında. Ama yinede dinlerken albümün en sıkı şarkısını ve Türk pop müziğinin çıtasının üstünde bir şarkı dinlediğimizi her hali ile algılıyoruz. İyi ama bir “Balon” bir “Acele Etme” nin tadını veriyor mu ? Maalesef HAYIR !

Hande Yener’in bu albümünde toplumdan uzak bir iş yapmasına en büyük sebep bizde Mete Özgencil ile fazla çalışması albümün genel pop ve ticari çizgisinden uzaklaştırmış.Kullanılan düzenlemelerde klasik pop çizgiden uzaklaşılması ve melodik bestelerin sayıca az olması da albümde dikkatimizi çeken bir diğer unsur olmuş. Gelelim şarkılara :

- Yola Devam ::::: Klasik Hande Yener şarkılarını aratmayacak kalitede , özellikle sözleri ve düzenlemesi şarkıyı farklı kılabiliyor.Albümün en iyi şarkısı desek kesinlikle abartı olmaz,

- Apayrı ::::: Hande Yener ekolunu taşıyan bir diğer şarkı, düzenleme ve soundu ile Türk popunun ortalamasının kat ve kat üstünde bir şarkı. Melodik yönüne gitarın mixleri de eklenince ortaya iyi bir iş çıkmış.

- Nasıl Zor Şimdi :::: Güzel sözler, güzel bir konu hatta mükemmel bir konu ama düzenleme deki rock unsurların gereksiz bir biçimde şarkıyı sertleştirdiğini görüyoruz.Daha iyi bir biçimde düzenlenseydi belki de ilk iki şarkıdaki hava yakalanabilirdi,

- Kelepçe ::: Hoş bir düzenleme , hoş sezler ama tekerleme kadar basit ve entervali zayıf bir şarkı. Şarkının başladığı gibi bitmesi duygusal bir iniş – çıkışa sahip olmaması şarkıyı sıradanlaştırmış. Ama yinede geçer not alıyor.

- Kim Bilebilir :::: Bu albümün bir diğer handikapı da Erdem Kınay üzerinde fazla durulması , sound yönü iyi olsa da ticari müzik aranjesi konusunda zayıf kalan bir aranjör olan Erdem Kınay’ın bu zayıf yönünü bu albümde de yer yer yaşıyoruz. Mesela “Kim Bilebilir” adlı şarkıda ki alakasız sert ve itici intro buna tipik bir örnek. Buna bir de vasat bir beste de eklenince ortaya maalesef sıradan bir şarkı çıkmış. Ancak yine de Erdem Kınay’ın yaylı düzenlemelerindeki başarısını da unutmamak gerekiyor, sıradan bir melodi olan “Kim Bilebilir” düzenleme yoğunluğu ile kurtarılmak istenmiş ama olmamış.

- Bugün Sevgililer Günü :::: Albümün en ticari şarkılarından biri ! Her sevgililer gününde bu günü en ağır yaşayanları hedef kitle olarak alan bir şarkı olan “Bugün sevgililer günü” maalesef sert düzenlemesi ile hedef kitlesini daraltıyor.Çok ustaca hazırlanan bir beste olan bu beste daha iyi daha soft bir düzenleme ile hazırlanmış olsaydı çok daha büyük bir etki yaratabilecektir. Ama sonuç olarak yine de albümün geçer not alan şarkılarından biri olmayı başarıyor.

- Şevkat Gibi ::::: Yukarıda sürekli dile getirdiğimiz yalın ve sıcak düzenleme örneğini taşıyan bir şarkı. Ama bu kez bestenin sıradanlığı ortaya çıkmış.Başarılı kurgulanan bir düzenleme , mix ve mastering sonucunda dikkatleri çekmeyi başaran bir kayıt olan “Şevkat Gibi” maalesef son derece vasat bir şey çıkmış ortaya. Şarkıyı düzenlemeden ayırıp incelediğinizde belki iyi bir beste çıkıyor,düzenlemeyi de bestesiz dinlediğinizde iyi bir şey çıkıyor ama nedense ikisi birleşince ortaya sıcak bir iş çıkmamış.

- Aşkın Ateşi :::: Veee albümün vasatlamaya başladığı anlar. Repertuar konusunda bugüne kadar hiç fire vermeyen Hande Yener’in bu konuda bu albümünde tökezlemeye başladığına şahit oluyoruz. “Aşkın Ateşi” ile. Yine yorucu bir düzenleme , ve sadece nakarattaki melodik yönü ile akıllarda kalabilen bir beste .

- Kanat :::: Ben bir albüm yapsam Mete Özgencil’den taş çatlasa bir şarkı yada iki şarkı alırım. Geçen albümüne oranla daha fazla Mete Özgencil şarkısı kullanan Hande Yener bu şarkıların ardı ardına geldiği albümün bu bölümünde maalesef albümünü de riske etmiş. Son derece vasat ve bırakın Hande Yener’in albümüne her hangi bir pop albümüne dahi giremeyecek kapasitede bir beste olan “Kanat” bir de garip vokal kaydı ile olabildiğince itici ve halktan kopuk olmuş.

- Unut :::::Albümün genelinde dikkatimizi çeken bir diğer şeyde Avrupa’da popüler olan R&B tarzının Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olduğu sanılıp bu albümde de uygulanmak istenmesi olmuş. Maalesef albümün ikinci yarısında kimi şarkılarda tam kimi şarkılarda ise hafifte olsa hissedilen R&B rüzgarı Hande Yener’e hiç yakışmamış. İşte bir vasat beste daha ! Hande Yener sanırım halktan kopup hafif entel tikylik makamına yönelmiş olmalı ki bu tarz şarkıları söylemeye karar vermiş. Çocuk şarkısı gibi tınlayan bir nakarat , yorucu bir düzenleme ve ortaya çıkan bir vasat şarkı daha ! Sanırım bu albümü hazırlayanlar fazla Madonna ya da Dünya müziği dinlemişler !

- Düş Bozumu :::::İki sıkıcı şarkıdan sonra karşımıza güzel bir şarkı çıkıyor şükürler . Hoş sözler ve başarılı bir konsept üzerine kurgulanan bestenin en önemli artısı yalın , yormayan ve popüler sounda yaktın bir düzenleme ile karşımıza çıkması olmuş.

- Sakin Olmalıyım::::: Veee yine geliyoruz o yorucu vasat şarkılardan birine. Bir rock soundun eksikti be Hande diyoruz şarkıyı dinlerken. Öyle diyoruz ama Türkiye’de yükselişe geçen rock trendinden neden faydalanılmasın diye de düşünüyor ve şarkıyı daha iyi dinliyoruz. Özellikle nakaratta ki yürüyüş ve sloganı ile akılda kalan bu şarkı genç rockerların ilgisini çekebilir. Ama biz yine de üçte üç yapan Hande’den daha iyi şeyler beklerdik.

- Sorma ::::: Şimdi bu şarkıyı dinlerken “yahu bu albümde bir Acı Veriyor tarzı şarkı dinlemeyecek miyiz ?” ….diye soruyoruz kendimize.Vasat ya da vasatın üstünde bir beste olabilir ama asla Hande Yener’e yakışan şarkılar değil bunlar !

- İnsanlar Çok :::. Albümün kapanış şarkısı . Özellikle altıncı şarkıdan sonra beynimizi yoran ve yere yer vasatın altında kalan besteleri dinleye dinleye ne yalan söyleyelim biraz umutsuz ve yorgun dinlemeye başlıyoruz bu şarkıyı.Hoş bir düzenleme yer yer club bir düzenleme belki ama kardeşim club şarkının bu albümde işi ne ya ! Artık albümün sonuna doğru geldikçe sinirlerimiz bu albümünden çok büyük umutlar beklediğimiz Hande Yener’in aleyhine artmaya başlıyor. Üçüncü sınıf bir pop albümünde dahi yer almayacak kalitesizlikte bir şarkı dinleyerek bitiriyoruz albümü dinleme işimizi ve çok ciddi bir hayal kırıklığı ile bir beş dakika yerimizden kımıldanmıyoruz !

Bu albümün biraz eceleye geldiğini tahmin etmiştik, ama repertuar konusunda bu kadar uçuk kaçık ve yorucu içinde duygusal bir done içermeyen şarkıların yer alacağını bana söyleseler ve mükemmel üç albümden sonra Hande Yener’in dördüncü albümünde repertuar sıkıntısı çekeceğini söyleselerdi inanın asla inanmazdım !

Peki bu albümün en büyük handikapı nedir ?

- Erdem Kınay’ın sayıca fazla sayıda düzenlemeye imza atması , ve ticari olmayan yorucu tarzını yansıtması,
- Repertuarın büyük bir bölümümün Mete Özgencil’e teslim edilmesi ,onun sıkıcı , melankolik ve melodik olmayan tarzının kendisini fazlası ile göstermesi , aranjörlerin bunu yok etmek adına değişik deneysel işlere imza atmaya çalışarak daha da çuvallaması !
- En kötü Hande Yener repertuarının karşımıza çıkması . İnsan bu albümü dinledikten sonra “Bedenim Senin Oldu- Kırmızı – Acı Veriyor - hoş geldiniz – Yanındaki ben olmalıydım…” gibi şarkıların arıyor. Bu albümde bunların yakınından dahi geçebilecek besteler yok !
- Veee en büyük sıkıntı o dinamik , agresif Hande Yener’in yerini uysal – light ve hafif bir uyku modunda Hande Yener gelmesi


Sonuç mu şok olduk !

Hande Yener hayranlarının dinleyeceği bir albüm ,ama Hande Yener’in bu albümünü kotarması için sıkı bir pazarlama yapması lazım , burada iş Erol Köse’ye düşüyor. Çünkü Hande bugüne kadar hep ürününün promosyonunun önünde olduğu albümlerle başarıyı yakaladı , promosyon ise hep katma değer oldu, ama bu albümde ürün çok vasat ve albümün yürümesi için promosyon temel etken olacaktır.


Albümde Yer Alan Şarkılar

Yola devam
Apayrı
Nasıl zor şimdi
Kelepçe (club version)
Kim bilebilir
Bugün sevgililer günü
Şefkat gibi
Aşkın ateşi
Kanat
Unut
Düş bozumu
Sakin olmalıyım
Sorma
Kelepçe ( clip version)
İnsanlar çok

FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM