Bırakın CEM KARACA anlatsın

Bırakın CEM KARACA anlatsın
Ahmet Nemelazım ... Şehabettin Pepe.... Durmuş Ali Kulaksız.. Üç bestenin üç kahramanı... Önümüzdeki günlerde Cem Karaca'nın "Yoksulluk Kader Olmaz" adlı L.P.'si yayınlanacak.Plakta şu yapıtlar bulunuyor: Kerem Gibi (Nazım Hikmet – Cem Karaca) Bir Öğretmene Ağıt ( Cem Karaca) Adiloş Bebe ( Ahmet Arif – Sadık Gürbüz) İşçi MARŞI (Can Yücel – Taner Öngür) Maden Ocağının Dibinde (A.Kadir – Asım Tanış – Cem Karaca) Sevdan Beni (A.Arif – Cem Karaca) Yoksulluk Kader (Cem Karaca) Ve yeni bir 45'lik . İki yüzde de ünlü şarkıcının "Bir Mirasyediye Ağıt" ve "Mor Perşembe" adlı besteleri bulunuyor. Ahmet Nemelazım "Yoksulluk Kader Olamaz"'ın Şehabettin Pep , "Bir Mirasyediye Ağıt"ın ve Durmuş Ali Kulaksız da "Mor Perşembe 'nin kahramanları .Onlarla TV ekrnalarında ya da radyo mikrofnlarında tanışmanız olanaksız.Onun için bırakın da , Cem Karaca anlatsın , siz dinleyin: İşte CEM Karaca 'nın üç kahramanı ve işte onların , Türkiye 'nin içinde bulunduğu durum hakkında görüşleri. İLK KONUŞMACI AHMET NEMELAZIM Türkiye'nin içinde bulunduğu durum hakkında neler düşünüyorsunuz ? "Bana mı sordun efendi oğlum ?.. Haa iyi iyi Yalnız hayat pahalı.Her şeyye zam geliyor."Nemelazım" diye diye bu hale geldik.Fiyatlar ateş pahası yanına yaklaşılmıyor.Ay sonunu zor buluyoruz.Bizim ortanca kıza geçenlerde kısmet çıktı.Hiç değilse bir boğaz eksilir diye sevindik..Görücü geledeklermiş.Bizim hanım tutturdu "filtreli siagar al" diye .Dolaş babaö dolaş yok meret.Bulunmuyor."TEKEL'DE KUYRUĞA GİR" dediler.Bu yaştan sonra kalktık kuyruklarda bekledik.Deken baldırı çıplak , ayağı yalın , yüzü Kra bir minik yanaştı bana doğru ç "Marlboro var amca" dedi.Şaşırıp kalmıştım.Tekel'de bir paket Smasun sigarası almak için saatlerdir kuyurukta bekliyordum, sonra bir minik yanaşıp , Amerikan sigarasının olduğunu söylüyordu.Uzatmayalım efendi oğlum.Kızın hatırı için bastırdık on beş lirayı , aldık Amerikan sigarasını.." "Haa gazeteci oğlum , bir de şeyi söyleyeceğim .Eti aya görür olduk.Kömür desen adını unuttuk.Keder desen keder değil . Yoksulluk işte .Onbeş-yirmi sene oku 23 yıl da devlet memurluğu yap, ay sonunu getirme çBugüne kadar hep "NEMELAZIM NEMELAZIM" dedik.Ama artık dememeli.. Yaz gazeteci oğlum yaz , yoksulluk kader olamaz ...."
Bırakın CEM KARACA anlatsın
İkinci Olarak ŞEHABETTİN PEPE Konuşuyor : Türkiye'nin içinde bulunduğu durum hakkında neler düşünüyorsunuz ? "Türkiye 'nin içinde bulunduğu hemafloğmanik ve gaspektoğmonik pozinsyon ülkenimn çok bi undevelopet..." Anlayamadım ? " Eee , undevelopet .. Yani şey .. Bi dakka lugate bakayım ! .... Eee az gelişmiş duğumda olduğu gibi anlaşılıyoğ.Halbuki Tüğkiye çok güzel bi memleket.Bunu Ameğika'da kaldığım yıllağda daha iyi anladım.ve hep cennet vatanım... Cennet Vatanım.." dedim.Şığıl şığıl değeleğ , kuzulağ meleğ... Ama nasıl değleğ, Tüğk köylüsü çok bi lazy...., yani tembel .Hep kadınlağ çalışıoğ , erkekleğ kağvede oynuyoğ tavla.
Bırakın CEM KARACA anlatsın
Son Söz DURMUŞ ALİ KULAKSIZ'ın Türkiye'nin içinde bulunduğu durum hakkında neler düşünüyorsunuz ? "Çok şey .. Bu büyük kentr uzak bir Anadolu kasabasından ., bir taşra ilçesinden diploma alarak geldim.Babam küçük çiftçiydi.Üç beş dönüm toprağı , ancak ev halkının boğazını geçindirebiliyordu.Buna rağmen boğazından kesip bani okuttu.Yazları ne iş olursa yapardım.Elimle tezek bile karardım.Ortaokul ve lisede derslerin çoğu ya boş geçer , yada müzik öğretmenim tarih dersine gelirdi.Sınıf kız-erkek karışık 136 kişiydi.Fazla yazılı, sözlü de olmazdık.Takıntısız bitiridm liseyi.Doktor olmak istiyordum.Köyde, küçk kardeşimi doğururken , bir ebebile yoktu.Anam , küçük kardeşimi doğururuken can vermişti.Babam , masraf olur diye bir daha evlenmedi.Sonra üniversite girişsınavları için İstanbul'a geldim. "Özel dershanelerde kurs almayı düşündünümüz mü ? NERDEN DERS ALIYORSUN ABİCİM !... Buralara gelebilmek için babam tek öküzünü satıştı.Şimdi Edebiyat Fakültesi Hindoloji Bölümünde Hindistan'ı , Hşntçeyi kutsal öküzleri öğreniyorum.Öğreniyorum da bizim tek öküzü anımsıyorum.Ama Kulaksızlar'dan Rıza'nın oğlu ben Durmuş Ali okuduklarımızla , yaşadıklarmızın acımasızca çeliştiğini görüyorum..." Bir Hindolog olarak , ülkeye ne gibi katkılarınızın olacağını düşünüyorsunuz ? Hiç bir katkım olmaz. Ülkeyi bu duruma getirenleri biliyorum.Onlara karşı tavır alanların içindeyim.Ama bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor.Birbirimize ateşaçmaya kadar vardırdık bu işi.En fazla birlikte olmamzı gerektiği şu günlerde şu saçma sapanlıklar, birbirimze saldırmalar , sövmeler bezirganların işine yarıyor.Gevrek kahkahalarını duyar gibiyim.İç çelişkilerimizi şimdilik bir kenara bırakıp , omuz omuza vermenin zamanı geldi..." (Yazı : Hey Dergisi – Hulusi Tunca)
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM