Ben Komando Asteğmen Aydın Tansel (1974)
Sabahları saat 06'da Türkiye Radyoları "Önemli Haberden Özetlerle"le yeni bir günün yayınına başlarken komanda asteğmeni Aydın Tansel postallarının bağlarını düzeltmeye ve kepini giymeye hazırlanır...
Çünkü saat 07'de sabah içtiması vardır ve Tansel'in tekmil vermesi gerekmektedir. İctimadan hemen 15 dakika sonra yeni saat 7.15 de sabah sporu başlar... Ama bu sabah sporu bizim balkonda yaptığımız gibi elimizi üç kere sağa kaldırıp başımızı geriye itmek şeklinde değildir. Tam teçhizat 6 kilometre koşmayı gerektirmektedir. Koşu biter bitmez "yakın döğüş" eğitimi başlar.
BİZ BURADA ARKADAŞLARIMIZ KIBRIS'TA
Aydın Tansel Bağdat Caddesi'nin güzel kızlarından ve "Sürat felakettir"i hiçe sayarcasına gaza bastığı motorsikletten tam 13aydır uzak... Şimdiki günlerinde gece gündüz demeden eğitim var. Ama ne Tansel nede komutasındaki askerleri bu eğitimlerden zerre kadar yorgunluk duymuyorlarmış. Onları üzen tek şey Girne çıkartmasına gidememeleri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs Barış Harekatı'na katılamamaları... Zaten çıkartma sabahı şafakla beraber duyduğu heyecanı hiç unutamıyor.
"Hepimiz acaba bende gidecekmiyim? diye bekliyorduk.Şafakla beraber isimleri belli olduğunda ben büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım.Yapacağım tek şey giden arkadaşlarım için dua etmek ve onlardan zafer haberlerini beklemekti. Nitekim zafer haberleri kısa bir süre içindegeldi."
BİRİNCİ SİLAHI BIRAK, HEDEF TELLİ SİLAH
Her akşam saat 18.00'de çalışma saati biter ve Tansel hemen havuz başına koşar. Elinde kurşun saçan makineli tüfek yerine, etrafına nağme gönderen ikinci silahı gitarı vardır ve Tansel yeni besteler peşindedir. Bu yeni bestelerden ikisi yakında plak olarak piyasaya çıkacaktır.İki bestede Kıbrıs Barış Harekatı ve Silahlı Kuvvetlerimizin Barış Zaferi üzerinedir.Aydın Tansel cephesinde askerliğin dışında yeni birşeyler yoktur.Birinci evliliğinde eli yandı ve "sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" sözünü sevdiği için ikinci bir evliliği düşünmemektedir. Bunu da son söz kendisinin de Aydın Tansel'in son sözü olmuştur: "Bağdat Caddesinin güzel kızlarına duyurulur. Bulaşığımı kendim yıkadıktan, çamaşırlarımı mandalladıktan ve de ütüyü kendi başıma yaptıktan sonra neden evleneyim?"

