Unutulmayanlar : ESİN ENGİN

Unutulmayanlar :  ESİN ENGİN
Besteci, aranjör, yorumcu ve enstrümantist... Müziğe yaşamını adamış, nitelikli, üretken ve emktar bir sanatçı... İşini fazlasıyla ciddiye alan, yıllar süren müzik yaşamında titizliğinden ve kararlılığından ödün vermemiş bir isim... Türk Pop Müziği'nin eskimeyen yapıtaşı... Tangonun unutulmaz sesi... Esin Engin, 4 Mayıs 1997 günü; 20'den fazla uzunçalar, 30'u geçkin sayıda 45'lik, sayısı anımsanamayacak kadar çok film ve oyun müziği bırakarak aramızdan ayrıldı. Bence, müzik adına "keşke"leri yoktu giderken, yeri doldurulamayacak bir boşluk bıraksa da ardında... İlk gençlik yıllarında tanıştığı müzikten yaşamının sonuna dek kopamamış bu sanatçı, İstanbul Belediyesi Konservatuarı Şan Bölümü ve Gazetecilik Yüksek Okulu mezunu idi. Profesyonel anlamda ilk müzik tecrübesini 1965 yılında, Ferdi Özbeğen Orkestrası'nda yaşadı. İlk 45'liği "Bülbül ve Gül"ü 1969 yılında çıkartarak, 28 yıl durmaksızın sürecek olan profesyonel müzik yaşamına ilk adımını attı. Türk Pop Müziği'nin 1960'lardan itibaren başlayan kimlik arayışı içinde Esin Engin, düzenlemeleri ile pek çok şarkıyı klasikler listesine kazandırdı. Yabancı parçalara Türkçe sözler yazılmasıyla başlayan taklit furyasının can çekiştiği dönemlerde kendi kültürünün doğurduğu müziğe kulak veren sanatçı, özgün besteleri ve yorumlarıyla ikinci dönemin anahtar isimlerinden biri oldu. Çiftetelli müziğini dünya platformuna taşımayı amaçladı ve çıkardığı üç albümden ikisinin EMI tarafından dünya kataloğuna alınmasıyla bu amacını da başarmış oldu. Beste ve düzenlemeleriyle pek çok sanatçının perde arkasındaki başarı anahtarı oldu. Unutulmaz tangoların altın sesli yorumcusu olarak, Türk Müziği'nin romantik melodilerinin günümüz dinleyicisine dek uzanan sembolü haline geldi. Yaklaşık yirmi yıl önce müzik dünyasına kazandırdığı "Tangola"ı, halen pek çok insanın müzik arşivini süsülüyor, halen genç kuşağın müzikal keşifleri arasında yeralabiliyor. Müzik yaşamını, çıkardığı 45'likler, 33'lükler, kasetler ve cd'lerle belgeleyen Engin, altmıştan fazla film müziğini bestelemiş olmasıyla da ismini ölümsüzleştirdi. Çalıkuşu, Hayallerim Aşkım ve Sen, Kadının Adı Yok, Yeniden Doğmak, Tatlı Betüş ve Fermanlı Deli Hazretleri bu tür çalışmalarından birkaç örnek. Sanat yaşamının son yıllarında İstanbul Şehir Tiyatroları Müzik Direktörlüğü'nü üstlenen sanatçı, yaklaşık 14 yıldır tiyatroseverlerin beğeniyle izledikleri "Lüküs Hayat" oyununun da müzik düzenlemelerini yapmıştı. Yaşamı boyunca tercihini akustik müzikten yana kullanan Esin Engin, arabesk müziğin getirdiği müzikal yozlaşmayı kıyasıya eleştirdi. Yalnızca pop müzikteki tıkanmaya değil, Klasik Türk Müziği'ndeki kısırlığa da karşı koyan sanatçı, istikrarlı müzik yaşamında dinleyicisine özensiz melodileri layık görmedi. Bu tutumu sayesinde unutulmuyor, unutulamıyor.. KAYNAK : Popsi Dergisi
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM