Unutulmayanlar : YURDAER DOĞULU
Bugüne dek "Unutulmazlar" dediğimiz tüm sanatçılarımız, Türk Pop Müziği ve Etnik Rock dalında yorumladığı şarkılarla tanınmış isimlerdi. Yorumculuğunun yanısıra enstrüman çalan ya da besteci kimliği ile de kariyerini pekiştiren isimleri tanıdık ama bu haftaki konuğumuz diğer sanatçılarımızdan biraz farklı. Evet, yine 1960'larda yıldızı parlayan bir sanatçı o ama biz kendisini şarkıcı olarak değil, usta bir gitarist olarak tanıdık. Bu kez, uzun yıllar müziğe enstrümantist olarak emek vermiş birini, Yurdaer Doğulu'yu anımsayacağız.
1941 yılında Adana'da doğan sanatçı, müziğe henüz dokuz yaşındayken mandolin çalarak başladı. İlk gençlik yıllarında ud ve kanun da çalan sanatçı, Batı müziğine duyduğu yakın ilgi sonucu, ileride elinden düşürmeyeceği asıl enstrümanı olan gitarı seçti. Özellikle 1960'ların başlarında popüler olan orkestralardan biri de, sanatçının lise çağlarında Ankara'da kurduğu Jüpiter Orkestrası idi. Ankara Fen Fakültesi'nde başladığı üniversite eğitimini, geçiş yaptığı İstanbul Fen Fakültesi Jeoloji Bölümü'nde tamamladı. Tabi sanatçının İstanbul'a gelişinin asıl nedeni, Erol Büyükburç Orkestrası'nda gitarist olarak göreve başlayacak olmasıydı.
'60'ların başında girdiği Erol Büyükburç Orkestrası'nda iki, üç sene gitarist olarak görev alan Yurdaer Doğulu, Türkiye'nin ilk kez katıldığı bir uluslar arası festival olan Balkan Festivali'nde Milli Orkestra ile birlikte birincilik ödülünü aldı. Bununla birlikte üç kez uluslar arası yarışmalarda da ülkemizi temsil etti.
1960-1975 yılları arasında kendi orkestrası ile pek çok ilde konserler veren sanatçı, 1976 yılında, eski popülaritesini yitiren orkestra geleneğini terkederek piyanist İlhan Bakır ile birlikte sahne ve müzik çalışmalarına başladı. Bu çalışmalarda gitar çalmasının yanısıra şarkı söylemeye de başlayan sanatçı, birçok kez "Yılın Aranjörü" seçildi. "Elveda Meyhaneci" adlı şarkısıyla "Altın Plak" ödülünü alan Yurdaer Doğulu'nun çok sayıda uzunçalar ve 45'likleri halen günümüzde nostalji kervanında dillerde dolaşan şarkılar listesinde yer alıyor.
Kendi orkestrasının solistleri arasında yer alan Lale Akad, Selçuk Ural, Berkant, Birsen Armağan ve Gökben gibi isimlerin yanısıra, beraber çalıştığı pek çok orkestrada da günümüzün diğer ünlü sanatçılarıyla çalışma fırsatı bulan sanatçı, 1978 yılında kendi adını verdiği bir sanat merkezi kurdu ve o tarihten itibaren tüm vaktini bu merkez için çalışarak geçirdi.
Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği'nin unutulmaz bestelerine yepyeni yorumlar getiren, 45'likleri haftalarca liste başı olan, çok sayıda sanatçıya müzik öğretmenliği yapan Yurdaer Doğulu, 1987 yılının Şubat ayında amansız bir hastalığa yenik düşerek aramızdan ayrıldı. En büyük arzusu, çocuklarının başarılı birer müzisyen olamsıydı ve bu arzusu, ölümünden yıllar sonra gerçekleşti. Bir zamanların "Altın Parmak" müzisyeni, pop müziğimizin unutulmaz isimleri arasındaki yerini korumaya devam ediyor.
Kaynak : Popsi Dergisi

