Unutulmayanlar : TİMUR SELÇUK

Unutulmayanlar :  TİMUR SELÇUK
"Müzikal değeri olan, söz değeri olan, şiir değeri olan şeyleri de lütfen tüketin, dinleyin. Müzikte sosyal adaleti kurun çünkü ikisi de sizin günlük gıdanızdır" bu sözler, son otuz yılın en tanınmış ve saygın müzisyenlerinden biri olan, besteci ve orkestra yöneticisi Timur Selçuk'a ait. Uzun yıllar boyu aldığı müzik eğitiminin getirisini memuriyet mantığından kurtarıp, gerçek bir sanat emekçisi olduğunu kanıtlayan Timur Selçuk, bu haftaki unutulamaz ismimiz. Ünlü besteci Münir Nurettin Selçuk'un oğlu olan Timur Selçuk, 2 Temmuz 1946 yılında İstanbul Arnavutköy'de dünyaya geldi. Henüz beş yaşındayken evlerindeki konsol piyanoda ilk kez tuşlarla tanışan sanatçı, ilk konserini yedi yaşındayken verdi. Orta öğrenimine Galatasaray Lisesi'nde başladı ve bununla beraber, İstanbul Belediye Konservatuarı Piyano Bölümüm'ne de devam etti. Lise birinci sınıfta piyano hocasının Münir Nurettin Bey'e önerisi üzerine, annesinin vizon kürkünün satılmasından elde edilen para ile sanatçının eğitiminin sağlıklı biçimde devamı için eve yeni bir piyano alındı. Müzikle uğraşısı o yıllarda amatör olarak devam eden sanatçının orkestrası Galatasaray Lisesi Vokal Grubu, 1965 yılında katıldıkları Boğaziçi Festivali'nde En İyi Grup Ödülü'nü aldı. Galatasaray Lisesi ve İstanbul Belediyesi Konservatuarı'ndaki mezuniyetinin ardından Paris'e giderek Ecole Normale de Musique'e giren Timur Selçuk, bu okulun Bestecilik ve Orkestra Yönetimi bölümünü bitirdi. Adının, geniş kitlelerce ilk kez duyuluşu, 1967 yılında "Ayrılanlar İçin" adlı şarkısıyla oldu. Yurtdışındaki eğitimini ekonomik anlamda sürdürebilmek için o dönemlerde pop müzik alanında da besteler yapan sanatçının bu şarkısı, yabancı bir firmanın dikkatini çekti ve bu ilk plak, sanatçıyı gecikmeli de olsa ünlü bir besteci konumuna getirdi. Bu şarkının getirdiği tanınmışlığın ardından Timur Selçuk, 1969 yılında Türkiye'ye döndükten sonra Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli Kanık ve Ümit Yaşar Oğuzcan'ın şiirleri üzerine bestelediği şarkılardan oluşan bit plak doldurdu. Bu plağın da ilgi görmesi üzerine, Atilla İlhan ve Nazım Hikmet'in şiirlerine bestelediği şarkılardan oluşan bir dizi konser verdi. 1974'te ise oda müziği, oyun ve film müziği çalışmalarına ağırlık verdi. 1975 yılında Türkiye'nin ilk kez katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması'nda "Seninle Bir Dakika" adlı parçayla Semiha Yankı'ya eşlik eden orkestrayı yönetti. 1977'de İstanbul Oda Orkestrası'nı kurdu. Bu toplulukla, kendi bestelerinin yanısıra Klasik Türk Müziği'nden bazı eserlerin çoksesli düzenlemelerini de seslendirdi. 1978 yılında İstanbul'da, Çağdaş Müzik Merkezi adıyla özel bir müzik okulu açtı. Başlıca yapıtları arasında Sen Gidince ve İspanyol Meyhanesi adlı şarkıları; Nereye Payidar, 804 İşçi, Ferhat'la Şirin, Şeyh Bedrettin Destanı, Tak-Tik, Sakıncalı Piyade, Küçük Adam N'oldu Sana, Rumuz Goncagül, Galileo Galilei adlı oyun müzikleri; Paris Mektupları, Saksağan, Bir Çirt Sözüm Var adlı oda müzikleri, iki tane bale süiti ve pek çok film müziği yer almakta. Kendi eserlerinde Münir Nurettin Selçuk, Ruhi Su ve Jacques Brel'in ortak bir karışımından doğan bir üslup yaratan sanatçı, özellikle orkestra düzenlemelerinde, oyun ve film müziklerinde dramatik öğelere de yer vermeye özen gösterdi. Hemen hemen tüm eserlerinde en son beste tekniklerini kullanan Timur Selçuk, Geleneksel Türk Müziği altyapısıyla da bu tekniklerin uygulanmasında büyük başarı sağladı.yaşamın her noktasında olduğu gibi müzikte de evrensellikten yana olan sanatçı, beste ve sözlerinde yerel ve özgün öğeler kullandı. Özel yaşamının yanısıra müziğin de mizahi yönünü kimi zaman kullanan Timur Selçuk, halen İstanbul'daki eğitim merkezinde öğrenci yetiştirmeye devam ediyor. Özgün motifleri kullanarak evrensel olma gayretinden hala vazgeçmiş değil ve hala Türk Müziği'ni uluslar arası platformlara taşımaya devam ediyor...
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM