Unutulmayanlar : ÖZDEMİR ERDOĞAN

Unutulmayanlar :  ÖZDEMİR ERDOĞAN
Onu herkes, keskin sözleri ve ödünsüz tutumu ile tanıyor. İki kuşağın kadife sesli ve mangal yürekli bu sanatçısı, bugüne dek pek çok nitelikli çalışmanın altına adeta mühürünü basarak, haklı bir mücadeleyi sürdürüyor. Bugüne dek yaptığı her söyleşide, doğrularını ısrarla savunan bu geçkin delikanlı, hala müzik market raflarında merakla aranan albümlerin yaratıcıları arasında yer alıyor. Klasik Müziğe tutkun ve aynı zamanda piyano çalan bir anne ile Klasik Türk Musıkisi dinleyicisi bir babanın doğuştan müziksever çocukları olan Özdemir Erdoğan, erken çağlarında kulak dolgunluğunu bu sayede kazandı. 1955 yılına dek müziği yalnızca dinleyici olarak benimseyen sanatçı, o yılların taş plak keyfini doyasıya yaşamıştı. 1956 yılında müzisyen Albay Robert Takaç ile tanışmasının ardından profesyonel müzik yaşamına ilk adımını atmış oldu. Bostancı Deniz Palas'ta ilk sahne deneyimlerini yaşayan Erdoğan, dönemin caz müzik popülaritesine uygun olarak, bu sahnede askerlik zamanı gelene dek müzik yapmaya devam etti. Fakat müzik camiasının içinde tanınan ve aranılan bir isim olması, müzisyen Eray Tugay ile tanışması ile başlamıştı. Askerlik dönemi öncesi tanıştığı bu ünlü müzisyen ile askerlik sonrası da çalışmalara devam eden sanatçı, 1968 yılına dek çeşitli orkestralarda müzik yapmaya devam etti. Yine aynı yıl, İsmet Sıral Orkestrası'ndayken Sezen Cumhur Önal ile tanışmalarının ardından, Özdemir Erdoğan'ın müzikal tercihi de yön değiştirmişti. Caz müzik artık, geniş kitleler tarafından tercih edilen bir tür olmaktan çıkmış, yerini Türkçe Sözlü Hafif Müzik'e bırakmıştı. Yavaş yavaş bu türe yönelen sanatçının halk tarafından tanındığı günler de yine bu döneme rastlamaktadır. 1970'li yıllar Özdemir Erdoğan için durağan geçse de, sanatçının gerçek anlamda özgün çalışmalara yönelmesi, yine bu dönemde yaşanan küçük bir diyalog ile mümkün olmuştu. O sıralarda Hilton Oteli'nde sahne alan Erdoğan'ı dinlemeye gelen Fransız bir yapımcı, kendisine özgün çalışmaları olup olmadığını sorduğunda gelen "Hayır" cevabı, sanatçının günümüze dek sürecek olan sanat yaşamının çizgisinin belirliyordu. 1974 yılında kendisine bir stüdyo açan Erdoğan, enstrüman olarak gitarı benimsemiş ve 1985 yılından sonra tamamıyla kendi tarzını oturtmuştu. Nitekim, 1985 yılından beri durmaksızın çalışan ve deneysel müziği başarıyla yorumlayan Özdemir Erdoğan, hala özgün eserler vermeye devam ediyor.
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM