Unutulmayanlar : CEM KARACA
1960 ve 1980 yılları arasında kalan o kısacık 20 yıl , Türk Müziği adına fazlasıyla bereketli bir dönem oldu. Sosyo- kültürel ve siyasi med cezirlerin müzikteki yansımaları , o dönem için deneysel , günümüz için temel kabul ettiğimiz bir türün doğurganlığını simgeliyordu. Uzantıları yeni yeni isimler de alsa rock müzik, anadolu coğrafyasındaki yerini sağlamlaştırmıştı.
Bu bereketli dönemin ortasında yıldızı parlamış bir isim var ki hala listelerde hit olma özelliğini koruyor Cem Karaca.
5 Nisan 1945 tarihinde, dönemin ünlü tiyatro sanatçıları olan Toto-Mehmet Karaca çiftinin şanslı çocukları olarak geldi Cem Karaca, kulis tozu yuta yuta gelişen müzik kulağına rağmen müzisyen olmak gibi bir niyet taşımıyordu. Fakat onun ilk aşkına yaptığı serenat sayesinde oğlunun şarkı söyleme yeteneğini farkeden Toto Karaca, Cem Karaca'nın bu yeteneğini hiçbir zaman kulak arkası etmedi. Müzik sevgisi rock'n'roll ile birden bire filizlenmeye başlayan Cem Karaca 1962 yıllı başlarında Beyoğlu Spor Kulübünde katıldığı bir çayda arkadaşlarının ısrarlarıyla ilk kez sahneye çıktı. Ve ilk tecrübe onun yıllar sürecek yolculuğunun hareket sinyali oldu. Bu ilginç akşamın ardından doğan grup kurma fikri 1963 yılında dünyaya gelen dinamitler adlı grupla hayat buldu. Dönemin ünlü sanatçılarından İlham Gencer'in büyük bir beyeni ile dinlediği Cem Karaca, doğal olarak Gencer'in bu grubu da desteklemesine vesile olmuştu. Cem Karaca o dönemde hem site sinemasında program yapan Gencer'in gösterisinde, hem de dinamitler adındaki ilk grubunda şarkı söylüyordu. Fakat o süreç, Karaca'nın müzik yolculuğunun ilk dönemi olmasına rağmen eksik olan birşeyler vardı. Ortalığı kasıp kavuran bir furya olan Rock'n'roll, Cem Karaca'yı da etkisi altına almıştı ve bu yapay kimlik, zamanla Karca'ya dar gelecekti.
İkinci grup jaguarlar ile yine batı müziği formlarını dışına çıkmayan Cem Karaca o dönemlerde ilk kez dinlediği Ruhi Su'nun özgün tarzıyla adeta şoke uğramıştı. İlk kez halk müziğine kulak kabartan Karaca için Rock'n'roll etkisinden kurtulmak kısa bir süre sonra mümkün olacaktı.
1965 yılı Kasım'ında askerlik görevi gereği ilk kez Anadolu gerçeği ile karşılaşan Karaca yıllardır yalnızca kitaplardan bildiği o yapay ve gerçek dışı Anadolu portresinden artık kurtulmuş ve bu sayede yıllar süren net çizgisinin ana hatlarını çizmeye başlamıştı. Cem Karaca artık Anadolu Rock yapacaktı.
1967 yılı Karaca için önemli bir ortaklığın tohumlarının atıldığı yıl olmuştu. Cem Karaca ve Apaşlar adıyla zamanla zirveye çıkan bu grup pek çok turne ve konserdeki başarılı performanslarıyla önemsenen ve aranılan isimler olmuşlardı. İlk büyük çıkışlarını Emrah adlı plaklarıyla yapan bu 5 aykırı genç, Ümit Tarlaları üçüncü plaklarıyla Anadolu Rock tarzını iyice keskinleştirmişlerdi. 1968'in 2.ci yarısında şöhretini sağlamlaştıran grup çıkardığı "Resimdeki Gözyaşları" adlı plak oldukça büyük bir yankı uyandırmıştı. Bu dönemlerde oldukça iyi bir başarı grafiği çizen grupta çıkan sürtüşmeler Karaca'nın artık kendini iyice belli eden siyasi kimliğinin de uzlaşılamaz ölçüde keskinleştiğinin göstergesiydi.Karaca'nın siyasi kimliğini de müziğine yansıtma eğilimi grubun diğer üyeleri ile arasında doğan sürtüşmeleri ayrılık noktasına dek vardırdı. Fiilen sona eren bu ortaklık sözleşme gereği bir süre daha devam etsede 1970 yılında sona erdi. Cem Karaca ve Apaşlar efsanesinin sona ermesi ardından dönemin tanınmış müzisyeni Ünol Büyükgönenç ile fikir birliğine varılarak kurulan yeni grup Cem Karaca-Kardaşlar önceleri Apaşların gölgesi altında kaldığı sanılsa da zamanla netlik kazanılan sert söylemleriyle epeyce dikkat çekmeye başlamıştı. Siyasi anlamda oldukça karışık bir dönemin kucağında müzik yapmaya çalışan Cem Karaca-Kardaşlar, koşulların dışında kalmayarak söylemlerini daha da sivri hale getirdiler Anadolu Rock türü müziği ucundan da olsa protest bir kimliğe bürünse de fikir ayrılıkları yüzünden Kardaşlar efsanesi de son bulacaktı. Derken 1972 de kurulan Moğollar-Cem Karaca, 1974'de Dervişan-Cem Karaca, 1978'de Edirdahan ile bir çok grup çalışması ve onlarca solo çalışma ile Cem Karaca Anadolu Rock'a çok sayıda eser kazandırdı.
Siyasi kimliği ve protest tutumu ile başı dertten kurtulmayan Karaca 1998'de "Resimdeki Gözyaşları" adlı unutulmaz parçasının "Ağır Roman" için yapılan yeni düzenlemesi ile bir kez daha listeleri zorladı. Kısaca Karaca hiç unutulmadı

