'Türkülerin DNA'sına Saygısızlık Etmedik'

'Türkülerin DNA'sına Saygısızlık Etmedik'

Türk müziğinin unutulmaz türküleri, Aykut Gürel'in süzgecinden geçerek Bülent Şakrak yorumuyla müzikseverlere ulaşıyor.

Ülkemizin müziğinde bir kilometre taşı gibi ortaya çıkan, nesilden nesile bir köprü görevi üstlenen türkülerimiz, halkın maddi ve manevi tüm değerlerini bünyesinde barındırıyor. Türk toplumunun en yaygın ve en eski kültür miraslarından biri olan türkülerimizin 11 farklı versiyonu sevilen oyuncu Bülent Şakrak ile yeniden hayat buluyor. 

Usta oyuncu Bülent Şakrak albüm hakkında şunları dile getirdi; "Aykut abi ile keyifli ve rahat bir kayıt süreci geçirdik. Albüm ismini son anda seçmedik, albüm çıkmadan önceki dönemde ne hissediyorsak onu ifade eden bir isim koymaya çalıştık; "Yol"… 11 unutulmaz esersen oluşan türkü albümü…Türküler duygularımın tercümanı, inancım, yaşamak istediğim dünyanın en gerçek tasviri, dizelerinde insanı en güzel anlatan, beni güldüren, ağlatan, dertleştiğim yol arkadaşlarım oldu hep... 43 yıllık ömrümde babadan kalma bu kıymetli mirasın üstüne, Türkü büyüklerinin nefesinden demlenerek büyümek, öğrendiklerimi çocuklarıma aktarabilmek ne büyük kıymet. Neşet dedemiz, Mahsuni Babamız, Sulari dostumuz, Erdal Erzincan'dan Sabahat Akkiraz'a, Erkan Oğur'dan Belkıs Akkale'ye kadar nice ustalar gönlümüzün konuğu oldu. Bana sorarsanız haddim olmayan bu rüyamın gerçekleşmesi için çok değerli ağabeyim Aykut Gürel de elimden tutarak cesaretlenmeme vesile oldu. Hiçbir şey olmazsa, çocuklarıma bir anı kalır diyerek hayata geçirdiğimiz bu hikayenin özeti budur. Var olan hatalar bize ait, umarım gönüllere değeriz. "

Türküleri bugüne başarıyla taşıyan Aykut Gürel ve Bülent Şakrak, eserlerin DNA'sına saygısızlık etmeden, türkülerle arası olmayanlara bile türkü dinletmeyi hedefliyor!

Başarılı müzik adamı Aykut Gürel albümle ilgili; "Albümde amaç Bülent Şakrak'ın türkü icra etmeye çok yakıştığını düşündüğüm ses rengini ve içten yorumculuğunu öne çıkarmaktı. Bunu yaparken de türkülerin DNA'sına saygısızlık etmemeye ama bu kıymetli eserleri çok sesli müziğin güzelliklerini, nimetlerini kullanarak günümüze taşımaya çabaladık, sanırım başardık. Repertuar seçimi Bülent Şakrak, Hasan Saltık ve Aykut Gürel arasında uzun süren fikir alışverişleri sonucunda yapıldı. Genel olarak Bülent'in ses rengine, yorumuna yakışan ve kendisinin bilhassa seslendirmek istediği eserler olmasına da özellikle dikkat ettik." diyor. 

'Türkülerin DNA'sına Saygısızlık Etmedik'
İLK KLİP "HAYDAR HAYDAR"

Albümün ilk klibini "Haydar Haydar" türküsüne çeken Bülent Şakrak'a, eşi Ceyda Düvenci de albümde yer alan iki şarkıda eşlik etti. İmera Fera ve Göçmen Kızı türkülerini eşi Ceyda Düvenci ile yorumlayan Bülent Şakrak; "sevdiğim, göz bebeğim eşim Ceyda Düvenci de bana eşlik etsin ve o sevgi daha da yoğun bir şekilde ortaya çıksın istedim" diyor.


Aykut Gürel: "Buluşmalar Güzelleşir"

Orjinaline bağlı kalarak, ustaların eserlerine saygı duyan müzik adamı Aykut Gürel, Bülent Şakrak ile olan buluşmasının heyecanını dile getirirken şu sözleri sarf ediyor; "Aykut Gürel Presents" serisinin yani yüreğimi titreten projelerimin beşincisi "Yol". Uzun zamandır Türk Halk Müziği eserleriyle kendi meşrebimce bir şeyler yapmayı arzular dururdum. Ta ki bir dostum yönlendirene ve Sayın Şakrak'la tanışana kadar. Bülent'in ses rengi, yorumundaki içtenlik bana bunun zamanının geldiğini hissettirdi. Bu buluşmalarda ben kendi müziğimi çaldım, yanımdaki kendi müziğini. Bu buluşmalar yan yana geldiğinde sıkıntı çıkmaz, buluşmalar güzelleşir. Orada çalınan şarkıyı alıp başka bir forma sokarsan sıkıntı çıkar ama. Aslında buluşmalarda icra edilenler aynı. Sadece üslup farkları var. Çok sesli çağdaş müziğe gitmek zorunda (armonik yapısı zengin, orkestrasyonun biraz daha öne çıktığı...)Bana gelince, ben derlediğim türküleri gördüğüm eğitim doğrultusunda düzenliyorum. Arif Sağ demişti, içinde bulunduğum kuşak ve bizden öncekiler müzik yaparken bozmamaya dikkat ederdi. "Ben istedim, böyle oldu" yoktur bizde. Yaşadığımız toplumla ne kadar bütünleşirsek, onların türkülerini onlara ne kadar iyi aktarırsak o kadar doğru yapmış oluruz. Sahnede de böyle bu. Bir sanatçı sahneye çıktığı andan itibaren ilk üç dakikada seyirciyle anlaşamazsa ipin ucu kaçar." Ve ekliyor; "Hızla tükettiğimiz projeler yerine yine zamana meydan okuyan bir albüm yaptık. Bu kıymetli türkülerin armonik yapısı zengin, orkestrasyonun biraz daha öne çıktığı halleri olsun istedim. Sevdiğimiz, çalmak, söylemek istediğimiz eserleri çaldık ve söyledik. Türkülerin öz hallerine saygısızlık etmemeye çalışırken onları bugüne taşımaya gayret ettik. Bülent başarılı bir oyuncu aynı zamanda çok yetenekli bir sanatçı. Kendisi ile bu projede çalışmak olağanüstüydü, isteği, heyecanı ve tutkusu işimize yansıdı. Kendisi ile sahne performanslarımızın da çok keyifli olacağına eminim. Türküleri bugüne başarıyla taşıdığımızı düşünüyorum. Türkülerle arası pek hoş olmayanlar bile türkü dinlesin istedik. Umarım başardık. Ve "iyi" müzik yapmaya devam, dinleyicisi onu bulacaktır… Keyifle dinleyin bakalım."

20.01.2021
FACEBOOK
İNSTAGRAM