Ferdi Tayfur'a (İzmir Fuarın'nda) Sahneye Çıkması İçin Açık Çek Verdiler !
En az iki yıl daha sahneye çıkmak istemediğini söyleyen plak rekortmeni, sonbaharda İstanbul'a yerleşecek.
Adana'nın Reşatbey mahallesinde camları pırıl pırıl parlayan dev bloklar vardır. Adana'nın Reşatbey mahallesindeki o blokların önünde eksozları homurdanarak çalışan koca koca özel otomobiller vardır. O dev bloklarda Led Zeppelin'lerin, Uriah Heep'lerin plakları döner pikaplarda...
Adana'nın Hürriyet Mahallesi vardır. Derme çatma yapılmış gecekonduların önleri çamaşır ipleri, karpuz kabukları ile doludur. Oralarda yanık türküler, oralarda buruk açıklamalar söylenir. Sazına ilk mızrabı oralarda vurmuştur Ferdi Tayfur...
Dondurma Alacak Para Bulamazdım
"O yıllar özlemlerimle birlikte geri kaldı. Gerçekten fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim ve öyle büyüdüm. Günlerimin çoğu beş parasız geçerdi. Aynı mahallede oturduğumuz başka çocukların dondurma almalarına bile gıpta eder, fakirliğime, parasızlığıma yanardım. Tek tesellim, sazımdı... onun tellerine vurdukça ümitlenir, onun tellerine vurdukça rahatlardım. İlk bestemi yaptığımda gittiğim plak şirketinden geri döndüm. Bu beni daha çok hırslandırdı. Benim için önemli olan ilk adımı atmak, ilk plağımı yapmaktı. Sonrasının çorap söküğü gibi geleceine inanıyordum. Ve nitekim öyle oldu... Şimdi istediğim herşeye sahibim diyebilirim. Ama gene paraya önem vermiyor ve inanın Hürriyet Mahallesindeki o günlerimi özlüyorum. Çünkü o sıkıntıları yaşamasaydım belki bugün Ferdi Tayfur olmayacaktı müzik dünyasında."
Ferdi Tayfur'un o günleri ile şimdiki yaşamı arasında bir fark yok. Ne şöhretini göstermek için lüks otellerin lobisine gidiyor, ne de gece kulüplerine... Onun yaşantısında içkinin, gece partilerinin yeri yok.
Beste Yaparken İlk Mızrap Önemlidir
Her şarkıcının, her bestecinin beste yaparken ayrı yöntemleri vardır. Kimisi gece uykusundan kalkıp, kimisi yemeğini bırakıp duygularını döker kağıt üzerine. Ferdi Tayfur ise içinden geleni hemen besteliyor. Yer önemli değil... Plak stüdyosu, film seti, ya da bir çay bahçesi...
"Çeşme adlı filmin bir sahnesinde evlenme planı çekiliyordu. Kız gelin olacak ve bende TV ekranında sanki olayları biliyormuşçasına şarkı söyleyecektim. Güya kızın gelin olması beni çok etki edecek ve ona sitem edecektim. Orada söylediğim "Seni üzgün görürsem kahrolurdum, gülen gözlerinde hayat bulurdum" adlı plağımın doğuşu oldu. Zaten "Çeşme"yi yaparken de sazımın mızrabı bir ara hüseyni makamı üzerinde dolaştı... Sonrası bir anlık bir meseleydi. İşte benim şarkılarım böyle doğuyor."
Sahneye Çıkmam İçin Açık Çek Verdiler
Ferdi Tayfur en az iki yıl daha sahneye çıkmak istemiyor. Yüzünü filmleriyle göstermeyi, sesini plaklarıyla duyurmayı yeterli buluyor.
"Önce bir yere ulaşayım sonra düşünürüz. Almanya turnesi için ünlü bir organizatör çok iyi bir teklif yaptı. Ama kabul etmedim. Şimdi de fuar'da sahneye çıkmam için açık çek verdiler. Eğer teklifi kabul edersem çekteki rakam hanesini ben dolduracaktım. Ancak bunada cevabın kibar bir dille hayır oldu. Şimdilik plaklarım ve film çalışmaları bana yetip artıyor. Zaten ben fakir bir ailenin çocuğuyum o kadar parayı nasıl harcarım sonra. Plaklardan kazandığı paralarla Adana'da bir kat ve Wolksvagen marka bir otomobil alan Tayfur sonbahar'da İstanbul'a yerleşecek." "Plak çalışmaları neyse ama işin içine film'de girince İstanbul'a yerleşmek şart oldu. Kasım ayı içinde buraya yerleşmeyi düşünüyorum. Asıl istediklerim ondan sonra gerçekleşecek.
Kaynak : HEY Dergisi – 1977

