Yıllar geçiyor ama o eskimiyor. : FİKRET HAKAN

Yıllar geçiyor ama o eskimiyor. : FİKRET HAKAN
Ünlü aktör, "maden" filminin iki yıl önce kendisine teklif edildiğini söylüyor ve Yavuz Özkan'ı kınıyor. Fikret Hakan hem ümitli, hem üzgün, hem kırgın. Sinemanın geleceğinden de, kendisinin sinemadaki geleceğinden de ümitli. -"Tam 27 yıllık oyuncuyum. Zaman zaman kendimle hesaplaşır, özeleştiri yaparım. Bunların sonunda vardığım yargı şu: Eski filmlerin konuları çok daha iyiydi. "Beya mendil", "Üç Arkadaş", "Dokuz Dağın Efesi" gibi filmler sadece benim değil, sinemamızın da o dönemdeki en iyi filmleridir." Ünlü aktör sinemadaki yaşamını üç bölüme ayırıyor. İlk bölümü "Köprüaltı Çocukları"yla başlayan ve askere gidişiyle biten ilk 8 yıllık dönem. Bu dönemde birçok iyi film yer alıyor. Askerlik dönüşü de iyi filmler "Karanlıkta Uyananlar", "Muradın Türküsü", "Yılanların Öcü", "Ölüm Tarlası" gibi filmlerle devam ediyor. Neden Sahneye Çıktım ? Fikret Hakan, 1971'de sahneye çıktı ve bu uğraşını aralıklarla 1975'e kadar sürdürdü. O konuda şunları söylüyor: "-şarkıcılığa başlarken büyük üzüntü duyuyordum. Ama ekonomik koşullar birçok arkadaş gibi beni de sahneye zorluyordu. Şimdi yine aynı üzüntüyü duyuyorum. O dönemde yaptığım iki önemsiz filmi de, filmden saymıyorum." Şarkıcılığın tek yararı olmuş. Fikret Hakan sahnede kazandığı paraları sinemaya getirmiş. "Hakan Film" adlı bir yapımevi kurmuş ve "En Büyük Patro"la ilk filmini yapmış. "O film de, ondan sonra yönetmenliğini yaptığı "Hamal" da, yapımcısı, yönetmeni, oyuncusu olduğum "Sürgün" de sansürle uzun süre mücadele etti. Zaten Türk sinemasını engelleyen nedenlerin başında hep sansür gelmiştir" diyor. Sansürün kalkacağı hakkındaki haberleri de ümit verici gelişmeler olarak niteliyor. Maden'i Ben Çevirecektim Fikret Hakan, "Şimdi sinemada yeni bir dönem açılmıştır. Bu dönemde gerçekten büyük olan, gerçekten sanatçı olan kazanacaktır" derken olgunluk döneminde kendinin sinemadaki geleceği için umutlu olduğunu saklamıyor: "-Büyük konuşmaktan yıllarca kaçındım. Hakkımda övgüler düzülürken sessiz durmayı yeğ tuttum. Ama 28 yıl sinemada oldum. Bundan sonra da olacağım." Buna karşılık "Maden" adlı filmle ilgili olarak üzgün ve kırgın Fikret Hakan. -"İki yıl önce Yavuz Özkan bana gelerek bu konuyu anlattı. Daha önce bir, iki yapımcıya gitmiş ama bunlar "Maden"i çekmeye yanaşmamışlardı. Ben olumlu karşıladım. Filmle o kadar ilgiliydim ki senaryo reddedildiğinde Danıştay'a müracaat edildi ve bu müracaatla bile ilgilendim. Sonra, hem de senaryonun Danıştay'dan çıktığı gün bana filmi kendisinin çekeceğini söyledi. Oysa daha önce kesin olarak konuşmuştuk. Yönetmenliği ben yapacaktım, rollerden birini de ben oynayacaktım. Son anda kararını değiştiriyor. Yönetmenliği kendisinin yapacağını, kadroyu da değiştirdiğini söylüyordu. Olayı yakından bilen arkadaşlar hata sende oldu, mukavele yapsaydın dediler. Oysa benim bildiğim söz namustur. İstanbul'da, Bodrum'da, bu filmin senaryosu üstüne çalışırken, bu filmi düşünürken böylesine bir gasp olayıyla karşılaşacağım aklıma bile gelmemişti. Bundan sonra da gelmez. Çünkü ben böyle bir şeyi kimseye yakıştırmam. Ama Yavuz Özkan'ın yaptığı bir gasptır ve bu hiçbir sanatçıya yakışmaz." Fikret Hakan bugünlerde Demirtaş Ceyhun ve Adnan Özyalçıner'in iki öyküsünü senaryo haline getiriyor. Haziran ayında bu filmleri çekmeye başlayacak, ikisini de Hakan Film adına çevirecek. Sahneye çıkması için yapılan 2,5 milyonluk teklifi kabul etmeyen MÜJDE AR: "Şimdilik sahneyi düşünemem" "Sahneye belki 10 yıl sonra çıkabilirim" diyen ünlü oyuncu, "Benim hırsım parada değil, sinemada" diyor. Müjde Ar film çevirmeye başlayalı henüz yıl oldu. Genç oyuncunun 36 ay içinde çevirdiği film sayısı 26. hemen her ay yeni bir film için kamera karşısına geçen Müjde Ar'a şimdi yeni teklifler yapılıyor. Bu kez yapılan teklifler, sahneye çıkması için. Üç yıl önce de sahne teklifleri aldığını söyleyen yıldız bu yıl astronomik rakamların önüne serildiğini söylüyor. Her Şeyi Sinemaya Borçluyum İlk filmlerinden 25 bin lira alan Müjde Ar bugün rakamın 75 bine çıktığını sahneden gelen 2,5 milyonluk teklifin bunların yanında bir servet olduğunu, buna rağmen sahneyi düşünmediğini belirtiyor: -"Sahneye çıkmam için en büyük gazinolardan teklif aldım. Bu teklifler her yıl yenilenirken verilen rakamlar da büyüdü. Sahneye çıkmayı bir an düşünmedim değil. Ama müziğe başlayınca sinemanın ikinci plana düşeceği bir gerçek. Sanırım, şöhretimi ve kazandığım parayı sinemaya borçluyum. Tam ona bir şeyler vereceğim sırada onu ikinci plana itemem. Yılda 10 film çeviriyorum. Bugüne kadar çevirdiğim 25 filmi bu işe bir basamak kabul ediyorum. İleride neler yapacağımı tek tek göstereceğim." Sinemada bir yılda alacağı paranın iki katını bir ayda vermelerine rağmen müziği ve sahneyi düşünmeyen Müjde Ar bunun yanlış anlaşılmaması gerektiğini söylüyor: -"Bugün sahneye çıksam sesimle ve fiziğimle işin üstesinden gelirim. Eski bir kabare oyuncusu olduğum için bir çok kez şarkı söyledim. Sahneyi düşünmememin tek nedeni şu: sinemadan ekmek yerken ikinci bir kapının açılmasını istemiyorum. Fazla para göz mü çıkarır diye düşünenler olabilir. Benim hırsım parada değil, sinemada... Sıkıntılarımı, telefon başında ağladığım günleri unutmadım." Ben Problemsiz Starım İhtiyarlayıncaya kadar film çevireceğini söyleyen Müjde Ar sahne için zamanın erken olduğunu, belki 10 yıl sonra bu işi tekrar düşünebileceğini söylüyor: önümüzdeki yıl film sayısını 4'e indirmek istediğini belirten genç oyuncu sinemada bugüne kadar yaptığı en olumlu hareketin yıllardır starların koyduğu bir sistemi yıkması olduğunu söylüyor: -"Star soyunmaz, öpüşmez diye bugüne kadar gelen bir kuralı yıktığımı sanıyorum. Bir oyuncu rolü neyi gerektiriyorsa onu yapar. Bu kuralları koyanlar bile şimdi onlara aykırı hareket etmeye başladılar. Ben sinemada sanat için soyunuyorum. Buna en iyi örnek geçen yıl çevirdiğim "Kızını dövmeyen dizini döver" adlı filmin setinde oldu. Yönetmen hiç de gereği olmadığı halde benim bikinili kalmamı istedi. Ben kabul etmeyince seti terk etti. "Sarmaş dolaş" da ise bir fahişeyi oynuyordum. Rolümün gerektirdiği kadar ve rahatlıkla soyundum. Benim çıplaklığım hiçbir seyirci tarafından seks filmi çeviriyor diye yadırganmadı. Türkiye'de şöhret olmak kolay da bu şöhreti sürdürmek zor. Benim, adım ne afişin altına yazılmış, ne de filmde biraz fazla soyunmuşum diye korkum var. Sinemada kalıcı olmak ve çizgimi devam ettirmek istiyorum. Bunun dışındaki teklifleri düşünmek bile istemiyorum." Kaynak : HEY Dergisi - 1978
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM