Ersen ' Sanat Sanat İçindir" diyenlere karşı çıkıyor
"Sanat sanat içindir" diyenlere karşı çıkan ERSEN : "Onlar tramvaylar gibi müzelik olmuşlardır" diyor.Haliç'e gerilen zincir , yada Yavuz Selim 'in Merc-i Dabık savaşında salladığı kılıç gibi artık tramvaylar , Şah İsmail'in savaş alanında bıraktığı taç gibi tramvayları da sadece müzede görebilirsiniz artık.
Ya tramvay çağının çocukları ? Rayların üzerine çatapat koyup vatmanları kızdıran o çocukları şimdilerde olgunluk merdiveninin basamaklarını çıkıyorlar.
Tramvaylarla birlikte "Vay Anam Vay bu ne biçim tramvay" diyen argo tipler de "a bre kuzum ben şimdi nasıl bineceğim" diyen rengarenk boyalı azınlık sosyetesinin kadınları da tarihe karıştı .
Tramvay Çocuğu ERSEN
Çağ çok değişti kuşkusuz .Yeni çağın çocukları artık kendilerini leyleklerin getirmediğinden , Mısır Devlet başkanının adına kadar pek çok şeyi biliyor.Tramvay çağının haşarı çocuğu Ersen'e göre değişmeyen sadece şarkılar....
"Duyan insan , yaşayan insan her zaman aynı şekilde besteler şarkısını.Sol anahtarının yazılışı , diyezlerin konuluşu tramvay çağında da şimdiki çağda da aynıdır. Değişen duygu ve düşüncelerdir bence.O zamanlar besteler çoğunlukta deniz kıyısındaki salaş meyhanelerde yapılırdı.Gene o zamanlar önemli olan duygulardı.Hangi şarkı daha çok hislendirir, hangi şarkı daha çok ağlatırsa o şarkı daha çok ağlatırsa o şarkı güzeldi.Bozuk gramofonların cızırtılı hoparlörlerinden çoğunlukla Ahmet Üstün'ün Mualla Mukadder'in Saime Sinan'ın sesleri duyulurdu.Koca göbekli meyhanecilerin "haydi kapatıyoruz" deyişiyle susardı o ünlü sesler.Önemli olan gizli sevdalar , beyaz mendilli sevgililerdi o zamanlar"
Şimdi Halk Çocuğuyum
"Şimdiki

