Asu Maralman : "Erkek Olmak mı Allah Korusun !"
Asu Maralman'ın erkekler ve bir genç kızın evliliği düşlemesi ile ilgili ilginç düşünceleri var. Örneğin sanatçı "Bir erkekle hayal alemi yaşanmaz.Çünkü erkekler gerçek varlıklardır.Acı da olsa , tatlı da olsa , gerçeği öyle hissettirirler ki insana" diyor ve evlenmeden önce kurulan hayallerin genç kızları yanılttıklarını da iddia ediyor.
Erkek Olmak mı ?
Asu Maralman "Katiyyen erkek olmak istemezdim" diyor ve erkeklerin gerçek varlıklar olduklarını söyledikten sonra, sözlerine devam ediyor :
"Erkekler ve aşka ait hayalim yok artık. Hem genç kız değilim , hem de mutluluğu eşimde bulmuş durumdayım.Ciddi söylüyorum , eğer dünyaya bir kez daha gelseydim yine Orhan Şevki ile evlenirdim.Fakat duyduklarımla bu konuda bir genellemeye gidebiliyorum.Gelişme çağında olan genç kız benim seçeceğim erkek şöyle olmalı diye bir sürü hayaller kurar , gece yatağında hep bunları düşler.İşte biz kadınları yanıltanda gerçek olmayan bu düşlerdir.Çünkü bağlandığımız erkek bu düşlerin yarısını bile kapsamaz.Ama ona öyle bağlanırız ki , bilmeden gerçeğin taa içine gireriz bir zaman.Aslında ben , erkekleri olduğu gibi sevme , kabullenme taraftarıyım.Kafamızı bir sürü hayallerle dolduramamalıyız.Eğer onları olduğu gibi kabul edersek , çok daha kuvvetli bir bağla bağlanabiliriz İşte gerçek aşk da bu oluyor."
"Bizim ortamda genç kızlarımız evliliği bir kurtarıcı olarak görmektedirler. Çünkü ailelerimizden aldığımız telkinlere , terbiyeye göre , genç kız olgunluk çağına eriştiği zaman hemen evlenmeli, çoluk çocuğa karışmalıdır.Bu durumda genç kız kendini evliliğe o kadar hazır hissedir ki , kendini gelişmemiş kafasında düşlediği erkeğe az çok benzeyen bir tiple evliliği adar.
Biliyoruz ki evlilik müessesesi 5-6 yıl değil ömür boyu sürecek bir beraberliktir.Fakat evlendikten hemen sonra veya 1-2 yıl sonra anlaşmazlıklar başlar. Buna evliliğin monotonluğu da katılır.O güzel düşleri gerçekle çarpışınca kadın kendini bırakıverir.Çünkü kocasından ayrıldığında toplum onu hor görecek , ailesi tarafında da desteklenmeyecekti.Kadın bu durumda kocasına koşullanmıştır.Gönül , biz kadınların da hiçbir dış etken olmadan söz sahibi olmasını isterdi.Fakat bu durumda bu arzuya erişemeyeceğimize göre , bence şimdilik yapılacak tek şey kalıyor : Genç kız kendisini evliliğe çok iyi hazırlanmalı , bir takım romanların filan etkisinde kalıp hayal kurmadan , kendisini gerçeklerle sağlamlaştırmalı"
Fakat yine hatırlatmak gereğini duyuyorum . Ben evliliğimde uzlaşmış varmış durumdayım aslında"
Kaynak: HEY DERGİSİ – 1972

