Melike Demirağ ikinci Anadolu Turnesini anlatıyor.

Melike Demirağ ikinci Anadolu Turnesini anlatıyor.
Sezen Aksu ve Delikanlılar ile çıktığı turneden unutulmaz anılarla dönen genç sanatçı 2 İstanbul Gazinolarında çıkar üzerine kurulu dostluklara rastlardım.Arkadaşlığın ne denli temiz olacağını Anadoluda öğrendim. Melike Demirağ Anadolu Turnesini anlatmaya bu sözlerle başladı: " Asılnda nasıl anlatacağımı bilmiyorum.Öyle çok anlatılacak şey , öyle çok söylenecek söz var ki ...Bizim için en önemlisi ilk kez gittiğimiz Güney Anadolu oldu.Oradaki halkın yaşantısı bizim gerçekten garibimize gitti.Bizler yer üstünde şarkı söylerken onlar yer altında oturuyorlardı hala.İklimle birlikte , halkın yaşantısıda bir anda değişiverdi.Güney Doğu Anadoli . Mardin ve çevresinde mağaralarda yaşayan insanlara rastladık.Yer altında basamak basamak evler vardı.Ama hepsi bir yana halkın bilinci ise başka bir yanaydı.Konser verdiğimiz salon tıklım tıklım doluydu ve ne gariptir ki , seyircinin büyük bir coğunluğunu o yer altında oturan insanlar oluşturuyordu.Bunun bizce en önemli nedeni TV ekranlarında fazla görünmem ve hep aynı çizgide yürümemdi. Samsunda'ki Tiffany Gece Kulübünde iki gün üstüste matine ve suare yaptık.Matinede bende ses kalmadı.Ses değil adeta, bir böğürtü çıkıyor.iki parçayı güçlükle söyledim.Ücüncü parçada Sezen Aksu ve Delikanlılar durumu anlamış olacaklarki benim bıraktığım yerden hemen parçaya girdiler.Çift sesler , elele tutuşmalar , dört sesler .Sezen söylüyor , Delikanlılar vokal yapıyor derken durumu kurtardık.Malatya'da son gün Sezen çok hastalandı.Sürekli sancılar içinde kıvranıyor.İlaçlar alında , iğneler yapıldı.Hasta hasta sahneye çıkmaktan kendini alamadı gene de.Sahnede hayali fener gibi dolaş ıyor.Biz perde gerisinde acaba ne zaman Sezen düşecek de kaldıracağız diye hazır vaziyette bekliyoruz.Hemen aklıma Samsun Konseri geldi. Baktım olmayacak hemen kaptım mikrofonu ve "Olmaz Olsun" adlı şarkıda Sezeni ben idare ettim. Benim ne sağ ne de sola yakın bir şarkım var . Ama Malatya'da bir grup seyirci "MEVLANOM" adlı şarıkı söylerken sahrneye laf atmaya başladılar.Onların attıkları sloganlara ve laflara karşı ben de sahneden şarkıyı bırakıp Anayasanın 12.Maddesini anlattım.Tabii tüm bunlar kar etmedi ve olan orkestradaki arkadaşımızın dudağına oldu.50 günlük bu turnemizde tam kırkbeş konser verdik ve pek çok ilginç olay yaşadık.Sezen Aksu olmasaydıo bitip tükenmek bilmeyen Anadolu yollarında çok sıkılacaktık.Sevgili arkadaşım Sezen özellikle yaptığı taklitlerle gülmekten kırıp geçirdi bizleri.Turne bizi kilo yonünden de değiştirdi.İlk günler oldukça kilo almıştım.Güney doğu Anadolu'da ise yemekleri yiyemedim ve ilk günlerde aldığım bütün kiloları verdim ister istemez. Ben İstanbul'da alkol kokulu gazino ve gece kulüplerinde hep çıkar üzerine kurulu dostluklar, çıkar üzerine kurulu bir dünya görmüştüm.Anadolu ise yüreğime su serpti .Dostlukların , arkadaşlıkların ne denli saf ve temiz olabileceğini de Anadolu'da öğrendim.Filmlere konu , şarkılara söz olduğu gibi , mert ve temiz Anadolu insanı. Sevmediği insanı hiç sevmiyor, ama sevdimi de anı şarkıdaki gibi deli gibi seviyor.
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM