NEŞE KARABÖCEK Dünyanın en büyük plak şirketi ile anlaştı
Neşe Karaböcek dünyanın en büyük plak şirketlerinden biri olan Ariola Plak şirketi ile iki yıllık mukavele imzaladı.Mukaveleyi son Almanya gezisi sırasında imzalayan Neşe Karaböcek şirket ilgililerinin ,adını değiştirmek için yaptıkları teklifi de kabul etmedi.
Önce Korktum Sonra Kıvanç Duydum
Neşe Karaböcek Ariola Plak şirketi'nin kendisine yaptığı plak teklifini şöyle anlattı : "Günümüzde birkaç plak şirketi tüm dünyayı tekeli altına almış durumda.Ariola Plak şirketi de bu birkaç plak şirketinden biri .Ancak bana teklif yaptıkları zaman önce çok koktum, çünkü adımı değiştirmek istiyorlardı.Bense böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmeyeceğimi bildirdim. Daha sonra bütün bu korkularım geçti ve böyle bir plak şirketi ile mukavele imzaladığım için ülkem adına kıvanç duydum. Bu arada adımı değiştirmek istediklerini söylediler.Gerekçe olarak da eğer böyle olursa plaklarımın daha çok satacağını öne sürdüler.Ariola Plak şirketi'nde bir yetkili bana "Türkiye bana ay kadar uzak" dedi . Ama ben plaklarımın Avrupa'da piyasaya çıktıktan sonra Türkiye'ye yede geleceğini söyleyerek bu teklifi hemen geri çevirdim. Bütyük bir tröst olan bu firmanın Kuzey Afrika – Orta Avrupa – İsrail ve İngiltere'de pazarı var.Bu tröst bir plak piyasaya çıktıktan sonra 500.000 satacak dediği zaman o plak 500.000 satıyor"
Niçin ARABESK Söylüyorum ?
Arabesk türü şarkılar söylemesinin yanlış anlaşıldığını öne süren Neşe Karaböcek bu konuda da şunları söyledi : " Arabesk müzik , Arap'ça , Farsça ve Türkçe'nin karışımı Esperanto bir dil olan Osmanlı'cayı içinde barındıran Türk müziği'nin biraz değişik bir şekli .Ben ise arabesk söyleyerek klasik müziğin özünü bulmaya çalışıyorum.Benden TV ve radyoda program yapmamı istiyorlar .Ama halkımın beğendiği şarkıları söyleyemedikten sonra bu program neye yarar ? Radyoda yıllardır hep aynı kişilerden ,hep aynı şarkıları dinliyoruz.Bence notalarla ölçülendirilmiş ve belirlenmiş bir müzik sanatçının benliğini yitirir. Oysa her sanatçının kendine özgü bir benliği vardır.Fakat radyo kalıplandırmaya giderek kişiliksiz bir toplum ve sanatçı topluluğu yaratmaya çalışıyor"
Kaynak : HEY Dergisi - 1978

