Murat Başaran, Yıldız Tilbe Düetinin Hikayesini Anlatıyor

Murat Başaran, Yıldız Tilbe Düetinin Hikayesini Anlatıyor

Müzik dünyasının romantik şarkılara imza atan yorumcusu ve müzisyeni. Ara ara uzak kalsa da mutlaka müzik marketlere bir şeyler sunuyor. Murat Başaran 2019 yılını Yıldız Tilbe ile gerçekleştirdiği düetle geçirdi. Bu güzel ve ses getiren düeti ve Murat Başaran’ın 2019 yılı vizyonunu konuştuk.

Yıldız Tilbe İle Düetimiz Spontane Gelişti

Yıldız Tilbe – Murat Başaran düeti sürpriz oldu, spontane gelişti. “Acıyor Kalbim”e klip çekecektik sonra ben de sevgili Yıldız Tilbe’ye bazen gönderiyorum böyle şarkıları “Şuna mı çekeyim abla, buna mı çekeyim?” diye fikrini alıyorum. Ben bir gün sevgili Yalçın Polat’a dedimki  “Kafamda bir melodi var ama söz yok”, o da bana “Getir bakayım” dedi. Dinledi melodiyi ondan sonra yazdı. Hatta melodiyi de güçlendirdi çok emeği var bu şarkıda. Müziği kendisine sundum sözleri yazdı hatta müziğin A’sını da o yaptı. Ondan sonra akşam üstüydü sevgili Yıldız Tilbe’ye gönderdim “Bu nasıl, buna klip çekeyim mi?” dedim. Gece tak diye telefonuma bir mesaj geldi, bir baktım sevgili Yıldız Tilbe “Bunu beraber okuyalım” yazmış. Sevdi şarkıyı, sağ olsun o da şarkıya gerçekten ruhunu kattı, canı gönülden okudu. Ona da çok teşekkür ediyorum. Sevgili Selim Çaldıran da aranjesini yaptı. Sevgili Kubilay Kasap da sağ olsun klibi halletti ve şarkı tamamlanmış oldu. Birçok yorum aldım. 2 binin üzerinde yorum var ve bir gün gece oturdum sabaha kadar bu yorumları okudum acayip de duygulandım.

Murat Başaran, Yıldız Tilbe Düetinin Hikayesini Anlatıyor

Eskiden Şarkıcıların Üzerinde Radyocuların Emeği Çoktu, Şimdi de YouTuber Hacker’larının Emeği Çok!

Daha şarkı çıkmadan popçu bir bayan televizyonda “Bu hafta 40 milyona ulaşmayı düşünüyorum” dedi. Şimdi izledim gerçekten bir hafta geçti şarkı ne 30 milyon ne 50 milyon tam 40 milyon olmuş. Ondan sonra şarkı ilerledi 70 milyon falan oldu. Sonra Youtube’den anladığım kadarıyla bir kontrol mü ne gelmiş şimdi onu öyle çok yapamıyorlar. Öyle hemen 40 milyonla falan çıkamıyorlar. Ama benim o zaman 6 milyon, 7 milyon oluyordu, maksimum 10 milyonlara falan çıkıyordum. “Ya benimki niye 70 milyon, 100 milyon, 200 milyon olmuyor?” diyordum. Sonradan anladım işin gerçeğini… Eskiden dört duvar arasında yaptığımız şarkıları sevgili radyocu dostlarımıza sunuyorduk, onlar çalıyorlardı ve şarkı tutuyordu. Şarkıcıların üzerinde radyocuların emeği çoktu, şimdide youtuber hackerlerının emeği çok! Peki 19 sene sonra kim olacak? Biz 20 seneye damga vuracağız inşallah.

 “Yana Yana”nın klibini çekerken sevgili Kubilay Kasap “İlk aklıma kırmızı bir renk geliyor” dedi. Kırmızı rujlu, kırmızı elbiseli bir kadın ya da kırmızı elbiseli adamın Flamenko yaptıklarını hayal ettiğini söyledi. Ben de “Aklına ne geliyorsa uygula” dedim. Sonuçta görsel efektin yönetmeni orada ve en iyi o bilir. Klipte o şekilde gelişti.

Murat Başaran, Yıldız Tilbe Düetinin Hikayesini Anlatıyor

Artık Ne CD Kaldı Ne Kaset

Eskiden Unkapanı’nda bir abimiz vardı, dijital platformlarla ilgili dedi ki “Bir gün gelecek bu CD’ler gidecek, her şey dijitale dönecek.” Ben de dedim ki “Ya bu adam da amma sallıyor.” CD’ler şöyle ölmez; hani sevdiğiniz sanatçının CD’sini mutlaka alırsınız “Rafımda dursun” dersiniz, sizin için manevi bir değeri vardır onun anlatabiliyor muyum? O yüzden alırsınız hiçbir zaman ölmez tabi. Fakat yine bu dijital platformlar da olunca ne CD, ne kaset hepsi gitti.

 Ömür Gedik İle Beraber Sokak Hayvanlarına Yuva Yaptık

Yakın geçmişte Beşiktaş için iki tane marş yaptım. Hatta yaptığım marşlar Beşiktaş’ın şampiyonluk CD’sine de koyuldu ve beğendiler de. Ben Beşiktaşlıyım, Beşiktaş’ı seviyorum. “Yaşamak Siyah Beyaz” diye bir şarkı yaptım, daha sonra yine Beşiktaşlı kardeşlerimle birlikte kışın hayvanlara yuva yaptık, köpeklere kedilere mama aldık. Ben böyle sosyal projeleri seviyorum. Sevgili Ömür Gedik’e de teşekkür ediyorum. Bu proje için ona da haber verdim “Sen de gel” dedim hiç yok demedi, bir baktım sabahın 9’unda beni aradı “Ben orada seni bekliyorum” diye, o da acayip aktif. Ömür ile beraber sokak hayvanlarına yuva yaptık, ondan sonra yemek götürdük, 4-5 haftalık böyle bir çalışma yaptık ona da teşekkür ediyorum. Barınak konserlerine de gittim bu arada. Mesela gidiyorsun orada satılan ürünler, kitaplar, etiketler, not defterleri ne bileyim aklınıza ne geliyorsa rozetler, şunlar bunlar, kalemler falan filan siz arkasında duruyorsunuz, gelen konuklar hem onlardan birer tane alıyor hem gelen o katkı payı ile köpeklere, kedilere mama alınıyor. Ben de gönüllü olarak orada konser veriyorsun. Şimdi ekstra 20 tane daha besliyorum bizim sitenin önünde. Hepsine yuva yaptım. Bir de büyük su şişeleri varya plastik 10 kiloluk, onları pencere olarak deliyorum içine mama koyuyorum ucundan da bağlıyorum pencereden aşağı sarkıtıyorum mama bitince yukarı çıkarıyorum. Herkese tavsiye ederim.

Murat Başaran, Yıldız Tilbe Düetinin Hikayesini Anlatıyor

Ekonomik Gücü Olanın Şarkısı Patlıyor!

Yeni çıkanların iş çok zor. Güzel bir iş yapsan da bir sürü şarkının arasında fark edilmiyorsn. Düşünsene 7500 şarkı birden çıkıyor, sosyal medyada da gücü olan bu sefer bastırıyor. İyi şarkıyı sana dinlettirmiyorlar. İyi şarkıyı dinlemeye vakit olmuyor, çünkü diğer güçlü olan şarkılar sürekli senin önünde. Yani sevdiğin şarkıyı dinlerken önce bu şarkıyı dinlemek zorunda kalıyorsun. Genelde radyoların play listlerine girerken de ekonomik güç önde geliyor. Ekonomik olarak çok güçlü olduğun zaman her tarafa çok rahat girebiliyorsun. Eskiden “Kardeşim bu şarkı güzel, buna reklam yapmana yok, bu zaten kendi kendine patlar hadi geçmiş olsun” falan filan diyorlardı. Şimdi güzel şarkı yapsan da yine aynı tepkiyi alıyorsun bu patlar falan filan buna reklam yapmana gerek yok. Nereye patlar?

“Karam” Şarkısını Bana Feyyaz Kuruş Getirdi

 “Karam”ı bana sevgili Feyyaz Kuruş getirdi ve “Bu şarkının başı yoktu, ben eklenti yaptım. Bu hakları Yunanistan’a ait olan bir şarkıydı” dedi. “Bana ver bakayım, bir uğraşayım” diyerek şarkıyı aldım. 2 kıta yazdım, baktım tek kıtayı okutmuş sevgili Hakan Peker’e. “Abi buna ikinci kıtayı yazdım o daha güzel” dedim, “Ya onu pek tutmadım” dedi. Sonra stüdyoda ben şarkıyı iki kıtayla beraber okuyunca dedi ki “Dur dur ikinci kıtayı da okutayım.” Ondan sonra sözleri bana ait olan çok güzel bir şarkı oldu.

15.12.2019
FACEBOOK
İNSTAGRAM