ALİ KOCATEPE , Bir Müzik Abidesi
Popüler Türk müziğinin nerdeyse dört kuşağına müzik yapmış özel bir müzisyen.İzmir aşığı ve memleketine olan sevgisini her defasında dile getirmiş bir müzisyen.2003 Yılında gençlerin albüm çıkartma furyasında kendine güvenen emin adımlarla yine özel bir kitleye sunduğu albümü ile "merhaba" dedi müzikseverlere , yine ağırbaşlı yine farklı ve yine kalite kokan ticari mantıktan uzak şarkılarla çıktı karşımıza.
-Uzun zamandır göremedik sizi neler yapıyorsunuz ?
*Uzun zamandır bu albümün hazırlığı sürdü.Albüm çıktı şimdi bu albümü duyurmam gerekiyor.Bunun için radyo ve televizyonlara ihtiyacım var.Klip hazırlamam gerekiyor iki parçanın klip için ön çalışmalarını yapıyorum. Onlarda bittikten sonra artık albümle ilgili her şey bitmiş olacak ve tamamen izleyicilerin ve dinleyicilerin beğenisine sunmuş olacağım.Albümde 12 parça var hayatım boyunca ilk defa tango besteledim Yarınlar meçhul bugün var.
*İzmirli'yim , İzmir i çok seviyorum şehrime sahip çıkmaya çalışıyorum Gözümde tütüyor Türkiye de yaşanacak en iyi şehir diye düşünüyorum . Hala böyle düşünüyorum Ama müziğin merkezi İstanbul çekti beni.
-Nasıl bir albüm oldu? neler yaptınız? neler hedeflediniz ?
*Yelpazesi çok geniş bir albüm oldu Tangodan rap a kadar okuduğum parçalar var Akdeniz karakteri ağırlıkta "Bir küçük ayrılık" tam bir yaz parçası Bu albümde çok sürpriz parçalar var ve o sürpriz parçalar birkaç ay sonra ortaya çıkacak okullar başlasın mesela bir rap im var "Aklını kullan yüreğine sor" çok değişik bir çalışma oldu. Bu çalışma ileride gençleri sürükleyecek.Ayrıca "Şahidim Karanlıklar" diye bir parça var ki iddialı bir parça bu da bir klip bekliyor.Klipten sonra bu parçalarında patlayacağını düşünüyorum. İzmir şarkılarım var İzmir Saat kulesi için yaptığım Hicaz makamı bir parça var Vay duruşun pek yaman çok beğenildi. Sonra Nebil Özgentürk Fuarı anlatan söz yazdı ben de besteledim.Bir klasiğim yer alıyor 1971 Toplu İğne Beste Yarışmasında bana ilk büyük ödülümü kazandıran hey gidi dünya hey...adlı şarkıyı cover olarak bu albümde tekrar seslendirdim. Bir besteci olarak beni en çok mutlu eden şey şarkılarımın klasikleşmesi Benim yorumlamadığım ama Sevgili Nükhet Duru nun yorumuyla Melankoli, Ben sana vurgunum adlı şarkılarım birer pop klasiği oldular Ali var Sezen Aksu nun Git albümün de yer alan.1985 te bestelemiştim Faruk Nafız Çamlıbel in şiiriydi bu Sezen Aksu okudu. Nükhet Duru Okudu Aysun Kocatepe okudu bu parçayı ilk albümünde açıkçası Sezen, Nükhet, Aysun un yorumunu eksik bulduğum için bu şarkıyı bir de bestecisinden sahibinden dinlemesi lazım müzikseverlerin ve şarkıyı kendim yorumladım çok beğenildiğini duyuyorum.
Caz motifleri taşıyan Satın Alınamayanlar Bu albümde yazdığım sözler gerçekten çok önemli hepsinin ayrı ayrı çok ciddi mesajları var Son yıllarda söz olarak ağırlıklı albümlerden biridir bu.
-Mastering ve sound olarak çok güçlü bir albüm kimlerle çalıştınız ?
*Burada Sevgili İskender Paydaş katkısını unutamam Ukraynalı müzisyen arkadaşımla yaptık düzenlemeleri o yaptı onun stüdyo imkanlarında kaydedildi. Fakat albüm bittikten sonra birisinin bu albüme cila atması gerektiğini düşündük Ve aklımıza gelen ilk isim İskender Paydaş oldu. İskender i aradım Memnuniyetle dedi gurur duyacağını söyledi benim albümümde katkıda bulunmaktan dolayı.Günlerce çalıştı çok güzel bir cila attı pırıl pırıl yer yer tonlanan bir sound
-Ne tarz mesajlar var Sözel boyutta bu albümde...?
Yarınlar meçhul bugün var da doyasıya günü yaşa gideceğin liman meçhul rüzgar dan medet umma diyorum.Bur4da insanlara moral aşılayıp gününü yaşaması gerektiğini anlatıyorum. Yarınlar meçhul bugün var yaşamayı erteleme Nedir Bu telaş ürkeklik zamanla bu yarış niye diye vurguluyorum
Satın alınamayanlarda Mülk alınır parayla hanlar köşkler yayılar ama sıcak bir yuva satın alınamaz sofralar donatırsın envai çeşit yemek iştah yok iştah satın alınmaz Rahat bir yatağın var kuştüyü yastığın uyku tutmaz bir türlü uyku satın alınmaz diye devam ediyor Deliksiz uyuyorsan senden mutlusu yok.....
-70'lerden bu yana kendi albümlerini yapan biri olarak nasıl görüyorsunuz bu günü...?
İlk kez 1967 yılında stüdyoya girdim ilk 45 lik plağımı hazırlamak üzere ki 68 de yayınlandı o plak Philips ten çıkmıştı o zaman stüdyoya girdiğim de benim şarkımın playback ı için bütün orkestra Kemanlar Davullar Gitar Bas gitar piyanosu dahil olmak üzere küçücük odaya hepsi birden sığmış ben dışarıda kalmıştım. Norayr Demirci yönetiyordu orkestrayı çaldırttı ama hepsi birden çalıyordu bir tanesi hata yaptığında yeniden başlıyorlardı. Kemancının akoru bozuksa yeniden başlıyorlardı.2 kanallı kayıt sonra ben kulaklığı taktım.Onların bütün orkestranın çaldığı müziği dinleyerek üzerine playback okudum. Ondan sonra 2 kanallıdan 4, 8 24 kanallı 48 kanallı stüdyoları tanıdıkOrda kayıtlar yaptı ama şimdi nerdeyse her müzisyenin kendi evinde home stüdyolar var.70 li yıllarda o zamanlar sanatçılar kendi home stüdyolarında çalışmalar yapıp ortaya çıkarıyorlardı. Biz hala böyle birkaç stüdyoya takılı kalıp 4-8 kanallı savaşı veriyorduk.
Şimdi Türkiye deki olanaklar nerdeyse Yurtdışındakilerle eşitlendi.Çok iyi enstrüman çalan müzisyenler var çok iyi enstrümanlar var ben o yıllarda orkestra müzisyenliği yaparken şarkı söylerken biz saksafonuda davuluda orguda Yutdışından gelen orkestraların burdan giderken rica ederdik onlardan satın alırdık burda bulunmazdı.Şimdi bir bakıyorsunuz Japonya da çıkan en son ürünü daha Avrupa ya gitmeden Siz Türkiye de bulabiliyorsunuz .Türk müzisyeni çok avantajlı kayıt imkanlarıyla bulduğu enstrümanlarla dünya ya erişimiyle internet radyo tv lerde eşitlik sağlanmış durumda Türk yorumcusu Türk müzisyeni Dünya platformunda yerini alma zamanı yavaş yavaş almaya başladık.....
-Bu günün şartları o zaman sizlerde olsaydı daha farklı sonuçlar olur muydu ?
*Çok farklı sonuçlar olmazdı Bugünkü müzisyenler şu bakımdan avantajlı o zamanlar sadece TRT vardı radyo olarakta tv olarakta Denetleme yüzünden özgürce yaptığınız ürettiğiniz şarkıları yayınlama şansınız yoktu Şimdi bütün bu koşullar altında bu günkü Türkiye nin fotoğrafını çektiğiniz zaman bu kadar çok radyo TV ve neticede siz özgürce yaptığınız şeyi büyük kitlelere ulaştırma şansına sahipsiniz çok büyük bir avantaj bu.....
Anadolu pop müziğinde bir devrim yaratmaya çalışırken Moğollar, Barış Manço, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Erkin Koray ,Cem Karaca, Ali Kocatepe olarak hepimiz çok zor koşullar altında ulaştrmaya çalıştık.
Daha çok plaklar satabilirdik daha çok müzik endüstrisi gelişmiş olurdu. Türkiye de Anadolu'nun içine popüler müzik çok sesli müzik daha çok girerdi.Türkülerle Türk Sanat Müziği Türk Halk Müziği pop müziği,n birleşmesi bir araya gelip bir potada erimesi 2000li yılları beklemezdi.Biz 20-25 sene kaybettik.
-Eurovision da sizi en çok heyecanlandıran kişisel çalışmanız hangisidir ?
*78 yılında besteci ve söz yazarı olarak yarıştım Dostluğa Davet Modern Dans Üçlüsü ve Nükhet Duru seslendirmişti. Ama jüri o sene 1.liği bize vermedi.RahmetliŞerif Yüzbaşoğlu son anda bize sıfır puan verdi Nilüfer in şarkısının Türiye temsil etmesini istiyordu. Biz 1.liği kaybettik TRT çok beğenmişti şarkımızı bizi Güney Kore ye yolladılar yarışmada best performens ödülü 1.lik ödülünü kazandık o dönemlerde Japonya da plak teklifi aldık Eurovisionda ilk şakım o oldu 1981 yılında besteci ve söz yazarı 1.liğini kazandım. O yıl şarkımı Ayşegül Aldinç ve Modern Folk 3 lüsü seslendirdi Dönme Dolap
85 yılında söz müzik Ali Kocatepe Heyyamola Sezen Aksu, Coşkun Demir ve Ali Kocatepe Eurovision finallerinde okuduk O yılda 1.liği Çetin Alp in okuduğu Opera ya kaptırdık İlk defa solist olarak katıldımBu şarkı yapılan anketlerde yılın en iyi 45 lik plağı seçildi.
2 yıl sonra Sezen Aksu ,Özdemi Erdoğan şarkımı seslendirdi Bir Küçük Aşk Masalı Söz Sezen Aksu Hıncal Uluç Beste bana ait Eurovision maceram....
90 yıllardan sonra önemini kaybetmişti TRT önlemini aldı özgür bıraktı.Sertab Erener için endişelendim Önemli şarkıcılarımız bozgunla döndükten sonra yada istenilene ulaşamayınca bu şekilde yıpranan çok sanatçı vardı. Setab ın bu şekilde yıpranmasından korktum ama çok şükür Sertab istenilen ,özlenilen, hak ettiği sonuca ulaştı.



