ÜMİT SAYIN , Mai'yi anlatıyor
Beş yıl aradan sonra "Mai" adlı albümü ile müziğe dönüş yapan Ümit Sayın ile albümünü konuştuk.
-1999-2004, 5 yıllık bir ayrılık var. Nerelerdeydi Ümit Sayın ? Neler yaptı ? Bir geri çekilme diyebilir miyiz buna ?
Kendi başıma çok güzel zaman geçirdim. Dinlendim. Sahne aldığım yerler oldu. Asıl önemli olan gitarımla baş başa kalmış olmam. Albüm süresince de 4 tane ev değiştirdim kendi hayatımı yaşadım diyebiliriz.
O yoğunluktan yorulmuştum. Sağ olsun müzik kamu oyu yokluğumu hiç hissettirmedi. Radyolara yolladığım promosyon CD lerde çok içten yazdığım bir şey vardı. "Yokluğumda varlığımı hep hissettirdiniz. 12 yıl önce yazdığım şarkılar hala radyolar da çalıyor . Çok keyifli."
-Bu albümü oluştururken kafanda neler vardı ? Nasıl açtın albüm kontağını ?
Hiçbir şey düşünmedim. Kaygıları, endişeleri , her şeyi bir kenara attım. Hayatsal sıkıntıları üzerimden attım. Plakçı ne düşünür, firma ne düşünür, dinleyenler ne düşünür , her şeyi unuttum. Kendimle baş başa kaldım . Gökyüzünü karşıma aldım. Şöyle bir selamlaştık önce. Gönül çok enteresan bir şey dolmadan asla boşalmıyor. Kendi başıma kaldığım sürede gönlümü gökyüzü ile besledim . Yavaş yavaş dolmaya başladı. Daha sonra İdealtepe de ki eve geçtiğimde balkonuma iki tane gül aldım . Biri Gül Beyaz Güldü , diğeri akşam güneşi rengindeydi. Sonra zaman geçti 2-3 tane güvercin geldi, onlar zamanla 21 tane oldular . Daha sonra arılar gelmeye başladı. Onlarla haşır neşir oldum. Doğa ve duygusal hayatla baş başa bıraktım kendimi. Ciddi bir izolasyon yaşadım. Gökyüzü ile temizlemeye çalıştım içimdeki her şeyi. Sonuçta meşhurlukla da alakalı bir iş yapıyorsunuz. Bu çok yorucu oluyor bazen. Ben söz yazarı ve besteciyken kimseyle bağlantım yoktu ve daha rahattım. Geçen bir yere alışverişe gittim. Baktım yine aynı şeyler eyvah kabus başlıyor dedim J . Bu işi severek yapıyorum, bu beni rahatsız etmiyor.
-İlk çıkış şarkın "Mavi Geceler" albümün konseptinin daha dışında , daha latin , daha dinamik bir parça diyebilir miyiz ?
Evet ama onun içinde de farklı bir anlatım var; "Sarhoşum ben yıkılıyorum aşkından" derken sadece bir kıza söylenmiş bir laf değildir. O göklerle alakalıdır. Benim gökyüzüne haykırışımdır. Parçanın ilk başında;
"Aşk istemediğin kadar var şu yıldızlarda
Sen başını dik tut O göğsünü de ak" diye başlar. Ticariymiş gibi görünür ama içerisinde çok güzel, tatlı, minik minik mesajlar vardır.
- Albümde ki bir diğer parça "Ben İyiyim" den bahseder misin biraz ?
Bu şarkı geçen zaman içerisinde beni çok iyileştiren bir şarkı. İçimde olan bütün kötülük, siyah olan herşey uçup gitti. Bu sözlerinde de var zaten ;
Ben iyiyim gerçekten
Ben iyiyim her şeye rağmen
Çünkü o ta derinden öptü kalbimi
İyileştim ben
Bıraktım kendimi
Rüzgarın , yıldızların eline
Düşünmedim olup bitenleri
Bıraktım sadece
-"Olmaz" isimli parça albüm kartonetine bakıldığında 11 gün en uzun sürede üretilen parça, nasıl oluştu ?
2. bölümü yazmamışımdır sıkıcı olmasın diye. Albümde buna çok dikkat ettim. Parça bazen; başlar A bölümü vardır, B bölümü vardır ve birde Nakarat kısmı vardır.Sonra parça tekrar başa döner aynı laflar tekrar gelir. Bu albümde sadece bir şarkı da bu var. O şarkı da çok önemli, o sözlerin üzerine özellikle basmam gerektiği için yeni şeyler yazmadım. Diğerlerinde bir hikaye başlar , gerisinde başka kelimeler gelir. Olmaz şarkısında da o vardı.
"Seni böyle sevmeseydi şu kalbim" diye başlar. 2. dönüşte "Sana böyle bakmasaydı gözlerim" daha ayrıntılı başlar
-Niye Mai ?
Mai eski dilde Mavi. Arapça da su ve suyla ilgili demek.
-Niye Mavi değil de Mai ?
Bir arkadaşımla bunun esprisini çok yapıyoruz; Çünkü Turuncu, Kırmızı ve Sarı Sarı diye çok albüm vardı piyasa da Mai anlam olarak bana çok geniş geldi. Çok ciddi bir hayat kaynağı; Gökyüzü var yukarımızda Oksijensiz hiçbir varlık yaşayamıyor.Aynı zaman da susuz da yaşayamıyoruz. Yani H20 iki yaşam kaynağımız olan şeyin adını vermek istedim. Ben bu albümü yaparken büyük bir iyileşme oldu ruhumda , içimde ki her şey suyla yıkandı ve gökyüzünün berraklığıyla içim aydınlandı. Bir ferahlık ve huzur atmosferi var albümde . Onun içinde de Aşk ateşi var. Bunu albüm kartonetine de yansıttım . Kartonete bakıldığında mavi, gökyüzü ve bulutlar hakim.
-Ümit Sayın deyince romantizm geliyor akla katılıyor musun ?
Romantik lafı beni çok fazla doyurmuyor. Romantizm deyince sanki her şey hafifliyormuş gibi geliyor. Belki bir şeyler daha ilave edilebilir. Derin.
-Kimlerle çalıştın albümde ?
4 aranjör var bu albümde . Ozan Çolakoğlu benim 14 yıllık dostum. Ömrümün sonuna kadar kendisiyle çalışacağım. Ozan benden önce başladı müziğe ama biz 14 yıl önce beraber müzik yapmaya başladık. Çok iyi anlaşıyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. İnanılmaz bir uyum içindeyiz.
Çalıştığım bir diğer aranjör Sadun Ersönmez , o da çok iyi bir müzisyen ve aranjör.
Özgür Buldun çok genç ve başarılı bir arkadaşımız. Daha önce Tarkan'ın remıx' lerini de yapmıştı.
Mehmet Ali Sanlıkol Müzikal anlamda çok başarılı . "Güzel Aşkım" şarkısına 6 müzisyenle Amerika'da stüdyoya girdiler. Piyano, Viyola, Akustik Bas, Slayt Gitar olarak .
Sony Müzik Türkiye yeni firmam. Çok mutluyum . Çok büyük emek ve titizlilikle çalışıyorlar.
-"Gönül Yareler İçinde" de albümde ki yerini almış. Bu kadar hit besten varken neden bu parçayı seçtin ?
"Dön Bebeğim" i koymak istedim. Ozan Çolakoğlu: bence "Gönül Yareler İçinde"yi okursan daha iyi olur. Sesine daha uygun , sana daha çok yakışır dedi. 1995 yılında Bendeniz'e vermiştim . Aradan 9 yıl geçti bende albümümde yorumladım.




