HAREM , Harem 4 'ü Anlatıyorlar
Onlar Popüler Türk müziğinde zoru başaran bir projeyi hayata geçirenler.Herkesin satmaz dediği darbukalar ve diğer etnik perküsyonlardan oluşan bir albüme imza attılar.Derken ikincisi geldi , üçüncüsü geldi satmaz denen iş devamını getirdi , gurubun albümleri yirmiyi aşkın ülkede yayınlandı ve her yorumcunun hayali olan Avrupa'yı açılma bir marka haline gelen "Harem"e kısmet oldu.
-Harem grubu son iki yılda Türkiye'nin yükselen trendi, ivmesi oldu. Harem grubunun kurucusu, beyni Sinan Nergis'e sorduk ; Nasıl oluştu Harem grubunu kurma fikri ?
Harem 1 ; Mega Müzik etiketli , bir etnik perküsyon albümü . 4 perküsyon , darbuka çalan arkadaş bir araya geldi. 2000 yazında Beyoğlunun çok sevdiği, herkesin sokaklarda göbek attığı bir albüm oldu.
Harem 2 ; Bir yaz sonra çıktı. İlk defa techno darbukalar denendi. Bütün klüplerin , yerli ve yabancı radyoların gözdesi oldu.
Harem 3 ; Despina Vandi Ya vakası yaşandı. Müthiş bir çalışma oldu. Çok sevildi. 2002 yazının en büyük hitini yaptık.
Ardından iki sene bir sessizlik dönemi oldu. İki yaz sonra bomba gibi Harem 4 ile sizlerleyiz.
Harem Grubunu kurarken amacınız neydi ? İlk etapta riskli bir işti.
Riskli olmadığı ortaya çıktı. Hatta insanların taklit ettiği, benzer albümler yaptığı bir albüm haline geldi. Etnik albümler çok fazla satmaz diye Türkiye'de yapılmıyordu. Mega Müzik bunu göze almıştı. Harem bu kategorinin yolunu açtı. Harem 1 Türkiye'nin en çok satmış enstrümantel albümlerinden biri. Harremler, Sellamlar, Kaharemler çıktı.Bir senedir suskunlar. Anladığım kadarıyla pes etmiş durumdalar . Hiçbir şey orijinalin yerini tutmaz, onun tadını veremez.
-Harem 3'te çok enteresan bir çalışma yaptınız . Yunanlı dünyaca ünlü güzel Despina Vandi ile ortak bir çalışmanız oldu.Bu Türkiye'de yayınlandı peki yurtdışında da yayınlandı mı ?
Long play olarak Harem remıxleri yayınlandı. Çok ciddi bir dans hiti.Billboarda 14 hafta boyunca 1 numara kaldı. Avrupa'nın geçen yaz ve bu yaz en çok dinlenen dans hitlerinden biri. 11 kere Yunanistan'a gittik proje aşamasında. Despina Vandi'yi almamız kolay olmadı oldukça uğraştık ama sonunda Despina Vandi ve Harem aynı albümde yer aldı. Altyapılar zaten çok güzeldi üzerine darbukalar çalındı. Çok hoş oldu.
-Harem 4'te neler var ?
Ben artık olaya etnik olarak bakmıyorum. Bizim altyapılarımız popçularımız tarafından çok sevildi. 12 şarkı var. 11'i yeni,1 tanesi Harem Deşir'in remıx versiyonu, bir tane de cover var. Dünyaca ünlü biri yok Despina Vandi ile çok keyifli bir çalışma oldu. Bu sadece Harem'e has ve özel bir albüm.
Bundan sonra bir Ruslana sürprizi var. Eurovisiondan önce Ukrayna'da sevmiş, beğenmiş bizi.Hatta sahneye çıkmadan önce son makyajını tazelerken Harem dinlemiş. Gaza gelip, o enerjiyi, performansını alsın diye.Doğum gününden iki gün önce menajeri ile birlikte İstanbul'da birlikteydik. Ruslana'nın doğum günü benim de aynı gün doğum günüm dedi. Madem ikinizinde doğum günü var. Bizden kopan bir remix olabilir dedik ama yeni bir düzenleme , oryantel yaklaşımlar , sana özel bir tat verdik dedik. Despina Vandi ile patladı. Birçok ünlü sanatçılara remıxler yaptık. 20'yi aşkın ülkede konserler verdik, 52'yi aşkın ülkede albüm yayınlandı. Kanada'dan Mısır 'a, Norveç, Belçika, Polonya, Yunanistan, Hindistan'dan Fransa'ya kadar her yerde Harem var.
-Harem grubu kimlerden oluşuyor ? Kısaca tanıyabilir miyiz ?
Bülent Aydoğduoğlu ; Harem 3 ve 4 projelerinde olmaktan mutluyum. Yaklaşık 17 senedir çalıyorum.
Suat Berkay ; 2. albümden itibaren Harem'e dahilim. 25 yıldır darbuka çalıyorum. İyi çalabilmek için günde en az altı saat olmak üzere, sekiz saat çalıştığım oldu.Almanya'da başladım .Dünyanın en iyi darbukacıları Türkiye'den çıkıyor artık.Araplardan gerek teknik, gerek serilik bakımından öndeyiz.
Can Akın ; Ben de 3 ve 4' te Harem'e katıldım
Vurmalı sazların hepsine perküsyon grubu diyoruz. Onlar kendi aralarında Darbuka, tef, Bonga, Kongolar diye ayrılıyorlar. Darbuka , tef olsun bunlar inanılmaz derecede ritim, refleks ve kulak isteyen şeyler. Artı bu enstrümanların belirli bir metodu yok. Yani bir gitar, kanun metodu kitapları var . Ama darbukanın yok.Bu kişinin kendi yeteneği, isteği, sevgisi, çalışması,kendini geliştirmesine bağlı.Vakit ayırmak şart.


