HANDE YENER , Üçte Üç Yaptı

HANDE YENER , Üçte Üç Yaptı

Bugüne kadar birinci albümünde başarı elde edenlerin ikinci ya da üçüncüde çuvalladıklarına şahit olduk.İki binli yıllarda öyle bir yorumcu çıktı ki , her yaptığı albüm olay oldu , her söylediği şarkı hit oldu , her şarkısı dillere doladı.Hande Yener üçte üç yapmanın mutluluğunu yaşarken Türkiye’de günden günde profili değişen Türk kadınını da sesi oldu.

-Bu yazın en çok konuşulan yorumcusu oldun. Neler hissediyorsun ?

Çok mutluyum. 3. albümüm bu her albümümde başarı grafiğimin yükseliyor olması bana keyif ve mutluluk veriyor. Bir sonra ki albüm için kamçılıyor.

-Her yaptığın albümde ciddi hitler yakalıyorsun. “Yalanın Batsın”, “Balon” , “Acele Etme”, “Kırmızı” başarına başarı katıyorsun. Bekliyor muydun bu patlamayı ?

Evde dinlerken albüm kendini belli ediyor, hissettiriyordu. Bu başarıyı kesinlikle söz yazarları ve bestecilerine borçluyum. İlk albümden beri birlikte yola çıktığımız sevgili Altan Çetin, Alper, Fettah , Mete Özgencil ile beraber yaşadık bunu. Şarkılar onların ruhlarından çıktı. Bende taşımaya , hissettirmeye çalıştım. Güzel bir buluşma, güzel bir ekip işi.

-“Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor” albümün adı. Çok güzel bir konsept bir cümle bu

Albümün genelinde bu var.Konu bu Aşk ile olan kavga.Yani erkekle değil, kadın erkek arasında ki kavga değil. Kavgamız bence yaşadığımız stres, heyecan, melankolik tavırlar bence bundan dolayı ruh halimiz değişiyor. Kişi ile değil kendimizle kavga başlıyor.

HANDE YENER , Üçte Üç Yaptı

-Şarkılarında çok güzel bir hava var. Agresif, istediğini söyleyen, duygusunu saklamayan bir genç kız var. Bu oluşturduğun bir tarz mı? Özünde de böyle misin ?

Ben biraz tiyatral örnekler vererek konuşmayı seviyorum . O yüzden şarkılarımda da böyle bir hikaye var. Şarkılarımda bir sonra ki cümleyi merak ediyor insanlar acaba ne sürpriz gelecek diye. Bizde nakarattaki kelimelerin birbirine uyması,hecelerin uyması falan gibi bir derdimiz yok. Hikaye çok önemli benim için. Evet özümde de böyleyim.Belki de o yüzden ağzıma bu kadar yakışıyor bu laflar. Küstah değilim. Tek başıma olmayı, ayakta durmayı, yıllardır becerebildiğim için pek fazla eyvallahım yok. Hırçınım; ama aşkla ilgili hırçınım.

-Çağdaş Türk kadınının profilini simgeliyorsun. Mesela “Bedenim Senin oldu”, “Hatayı Ben En Başında Yaptım aynı Evi Seninle Paylaşarak” , “Monotonlaşan Aşklar”, “Yitirilen Duygular” öyle kolay kolay dile getirilip, söylenmez. Bu sıra dışılığa katılıyor musun ?

Söylenmez ama bilinir, yaşanır. Herkesin yaşadığı şeyler. Birilerinin tercüman olması gerekiyor. Ben bu konuda biraz cesurum.

-Bedenim Senin Oldu” adlı parça da biraz Ajda Pekkan kokusu var katılırsın ?

Ben yıllarca yabancı müzik dinledim. Türkçe müzik dinlemeye Ajda Pekkan ve Sezen Aksu dinleyerek başladım.Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim. Yapabilirim galiba diye bir his oluştu. Müziği ve şarkı söylemeyi de çok seviyordum. Onun etkileri kesin var üzerimde bunu kabul ediyorum.

-Nasıl hazırlandı bu albüm ?

“Sen Yoluna, Ben Yoluma” albümü çıktıktan 2-3 ay sonra repertuarı oluşturmaya başladık . En uzun süreyi repertuar kısmı alıyor. Stüdyoyu bir şekilde hızlandırırsınız. 24 saat çalışır, ekibi güçlendirirsiniz.Ama şarkı yoksa ; yoktur.Herkes albüm yapar sonra A1 arar. Albüm bitti de A1 yok der. Bana çok yanlış geliyor A1 şarkı arayarak albüm hazırlamak. Ben tamamen duygularımla, ruhen, dinleyici olarak şarkıları gitar eşliğinde dinliyorum. Kendim etkilenirsem tamam diyorum. Yani bu tutar mı? Kaç satar? Gibi detaylar yoktur kafamda.Hande Yener’in albümünü hazırlıyormuşuz gibi bir psikoloji içinde de olmuyorum. Ekip aynı, çok yoğun çalışıldı, herkes en değer verdiği, en önemli şarkılarını ortaya koydu. Yaptıkları bütün şarkılar çok başarılı ve her biri hit kalitesinde, klasik olabilecek şarkılardı.Sadece benimle örtüşen şarkılarını bana verdiler. Sound çalışmaları için; İstanbul Teknik Üniversitesinin stüdyosunda da çalışmalarımız oldu. Biz sound yapmak istedik ve bu soundu iyi duyurmamız içinde, iyi teknik donanıma ihtiyacımız vardı. Son detaylar için Almanya’ya gittik.


-“Yalanın Batsın”, “Balon”, “Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor” üst üste kırılan rekor satışlar; hiç ya olmazsa, ne yapacağız şimdi dedin mi ?

“Yalanın Batsın” ın başarısını geçmemiz zordu. Her önüme gelen ne yapacaksın sen şimdi diyordu. Ben bunu hiçbir zaman negatif olarak düşünmedim. Hep daha iyi olacağım, daha iyisini yapacağım dedim. Altan Çetin de böyle düşündü ve “Sen Yoluna Ben yoluma” şarkısını yaptı.O albüm bir öncekini geçti. Hüngür hüngür ağladım. Yaptık dedim. Yine ağlıyorum. Bütün yaz her yerdeydi albüm ve şarkılar. Çok keyifli ve mutluyum. Sıfır promosyonla , albümü yaptım ve Bodrum’a gittim. İnsanların gözüne bir şeyleri fazla sokmak bana itici geliyor. Zaten çıktığını radyo ve televizyonlardan duyuyorlar. Bugün duymazsa, yarın muhakkak duyuyor.Ben bir afiş yaparsam herkes aynı gün duyacak; yani gün farkı oluyor.Bu bizi çok fazla etkilemiyor. Sonuçta bilinen ve beklenen albüm, promosyona fazla ihtiyacı olduğunu sanmıyorum albümün.

-İlk olarak “Kırmızı” çalındı radyolarda. Sonra hiç hesapta yokken “Acele Etme” adlı parçaya klip geldi. Bu bir taktik miydi ?

Biz “Acele Etme” isimli parçamıza zaten klipimizi çekmiştik.Ama “Kırmızı”nın da ön plana çıkacağını biliyorduk. Sadece klip çekilen parçalar çalınıyor. Aslında bu da güzel çabuk tüketilmiyor parçalar en azından.Ben bu yaz iki şarkımın da her yerde olmasını ve çalınmasını istedim.

HANDE YENER , Üçte Üç Yaptı

-Çocukluğunda da şarkı söylüyor muydun ?

Evdeki bütün şaç fırçaları benim mikrofonlarımdı. En mutlu olduğum yerde banyo idi.Akustik ve sesim yorulmuyordu. Orda konserler verirdim.

-Kliplerine önem veriyorsun. Görsel efektler kullanıyorsun. “Acele Etme” klipini anlatır mısın biraz ?

Kameralarla ilgili biraz sorunlu bir tipim aslında. Olduğum gibi, istediğim gibi çıkmıyorum.Hikayeli klipleri sevmiyorum.Derken iyi yönetmen , iyi ışık çok önemli.Böyle bir ekip bulduk.Roma’ya gittik. Roma da çekme sebebimiz yönetmenin stüdyosunun orda hazır olmasıydı.İtalyan bir yönetmenle çalıştık. Kendisi yıllardır Madonna ‘nın dansçısı, son 5 yıldır da yönetmenlik yapıyor. Çalışmalarını izledik, çok beğendik ve çalışmak için aylar öncesinden randevular alındı. Ve Roma’da çektik klipimizi.
İkinci klipimizi de Kırmızı adlı parçamıza çektik. Çok eğlenceli bir klip oldu bunum da Ömer Faruk çekti.

FACEBOOK
TWİTTER
İNSTAGRAM