GÖKHAN ÖZEN - Cezaevi günlerini anlatıyor

GÖKHAN ÖZEN  -  Cezaevi günlerini anlatıyor
Popüler Türk müziğinin pop idolu , hedef kitlesine uygun olanı veren ve hedef kitlesinin ihtiyaçlarını iyi karşılayabilen söz yazarı , besteci , yorumcu kısaca komple müzisyen . Yakışıklılığının yanında iyi bir müzikal alt yapısı da olan bu genç çocuk Türkiye'nin ortalamasına sunduğu şarkıları ile geleceğe emin adımlarla gidiyor. Ceza evinden çıktın , albümün ile ilgilenmeye başladın şu an nasılsın ? Şu anda çok iyiyim, her şey yolunda.Klip çektik telesini yurt dışında gerçekleştirdik ve yayına verdik. Şubeyle beraber toplam 57 gün geçirdim o dönem içinde.Bütün programlar yapılmış tarihleri bile belirlenmişti.Albümün Türkiye ve Avrupa baskılarını kolilere yüklerken , kamyonlara yüklerken birden bu olay geldi başıma.Öyle bir zamana geldi ki albümü durduramadık.Yoksa ben bu albümü çıkartmazdım ,eğer öyle bir şansım olsaydı çıkartmazdım çünkü ister istemez bir takım kaygılarım vardı.Tabii ki her şeyde bit hayır vardır derler ya hakikaten bazen insan karışmaması gereken şeylere karışmadığı zaman yukarıdan yöneltiliyor bazı şeyler. Pazar Keyfi adlı programa çıkacaktın o pazar akşamı. Ama mahkemeden cezaevine yollandın. O geceki düşüncelerin , duyguların nasıldı ? Mahkemeden cezaevine gitmek tahmin ettiğim bir olay değildi , şubedeyken bile Pazar akşamı yayına çıkacağımı varsayarak kıyafetlerimi hazırlatıyordum.Bir anda kendimi cezaevinde bulduğumda o şok anını yaşamaya başladım.O an anlatılacak gibi değil ama çok kısa sürdü ve o andan sonra yapılacakları düşünmeye başladım.Can sıkıcı bir durumdu , insanın psikolojisini sağlam tutmasının çok zor olduğu bir süreçti.Ama madalyonun öbür yüzü var.Güçlü bir insan olduğumu düşünüyorum , kendime olan sevgi ve saygı da buradan geliyor zaten.Kendime bir şey dedim."Gökhan başa gelen çekilir ,bundan sonra yapacağın tek şey var oda çıkacağın güne kadar hiçbir şey düşünme ve güçlü ol" dedim.Spor yaptım , kitaplar okudum , besteler yaptım , kendi kitabımı yazmaya başladım.Kendimi öyle bir oyaladım ki bir psikolog gibi kendimi oyaladım.Birazda dert başa gelmiş çekilir deyip sabretmek lazım deyip sabrettim.Bu süre içinde albümüm haftalarca bir numara oldu , bunu gazetelerden gördüm , dışarıda olsaydım ne olurdu kim bilir diye düşünmeye başladım.
GÖKHAN ÖZEN  -  Cezaevi günlerini anlatıyor
Albümünü ivmelendiren şarkı "Sana Yine Muhtacım" ın bir hikayesi var mı ? Bu albümü ben cezaevindeyken hareketlendiren şarkı "Sana Yine Muhtacım" oldu , bu besteyi yapalı iki sene geçmişti.Bu şarkının bir de ufak hikayesi var. Albümü hazırladığım sırada bu şarkımın albüme girip girmeyeceği belli değildi , Belki bir sonraki albüme girer diye düşüyordum , derken bir gece bir rüya gördüm , rüyamda bir taksiye biniyorum ve taksici radyosunu açıyor ve Sana Yine Muhtacım çalmaya başlıyor , dinliyorum , "Kim bu" diye soruyorum , söfor bana "bu şarkı patladı , yeni bir çocuk" dedi.Uyandığımda hemen annemi aradım , her şeyde bir hayır vardır deyip albüme koydum.. Yıldız Tilbe'den şarkı alma fikri nasıl doğdu ? Albüm çıkmadan ilk radyolarda Yıldız'a ait "Öyle bir büyü kalbimde" şarkısı çalınmaya başlandı. Yıldız Tilbe ile bir sohbet sırasında bana bir şarkısını okudu , sözleri çok hoşuma gitti , nasıl desem öyle bir mahallenin delikanlısı edası vardır sözlerinde.Şarkıyı sevdim okumak istedim , albümde A1 olması gerektiğini düşündüm .Bu şarkıya klip çekmek kısmet olsaydı çok güzel bir klip olurdu ,bu şarkının kliplenmesi şarkıyı inanılmaz bir biçimde ifade edebilecekti. Albüme adını veren şarkın diğer şarkılardan daha farklı bir şarkı.Bu şarkıda farklı bir Gökhan Özen var diyebilir miyiz ? "Aslında" benim albümde en çok sevdiğim şarkılardan biri , aynı zamanda albüme adını veren şarkı oldu.Bu albüm benim olgunluk çağım oldu, "aslında söylemek istediklerim bunlar" mesajını vermek istedim.
GÖKHAN ÖZEN  -  Cezaevi günlerini anlatıyor
Sen müziğini , sözünü ve aranjeni kendi yapan bir müzisyensin ,bu anlamda kendini geliştirmek için neler yapıyorsun ? Türkiye'nin en iyi müzisyeni olduğumu iddia etmiyorum , ama kendi duygumu iyi yansıttığımı düşünüyorum.Stüdyo çalışmaları sırasında davulları yazarken , piyanoları çalarken , gitar yürüyüşleri ve akorları belirlerken kendimden geçiyorum.Bu müzisyenlik kanı olsa diye düşünüyorum.Dünya soundunu büyük ölçüde takip etmeye çalışıyorum , kazancımın bir kısmını dünya soundu teknolojileri için harcıyorum.Bu anlamda kendimi sürekli yetiştiriyorum.
GÖKHAN ÖZEN  -  Cezaevi günlerini anlatıyor
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM