EDİP AKBAYRAM - 'Düşüncesi Olmayan İnsan En Tehlikeli İnsandır' Diyor

EDİP AKBAYRAM -  'Düşüncesi Olmayan İnsan En Tehlikeli İnsandır' Diyor
O ve onun yaşıtı müzisyenler düşünce özgürlükleri ve sanat için sendika kuyruklarında şarkılar söylediler.O gençlerden yarışma kuyruklarında sabahlayan apolitik lay lay lom günümüz gençlerine kadar geçen süreci incelerken bir kez daha Edip Akbayram'ların değerini anlıyoruz. Dün Ve Bugün 2 Albümüm nasıl oluştu ? Sekiz sene önce yaptığım Dün ve Bugün 1 müzikseverden çok büyük talep almış bir milyonun üzerinde bir tiraj elde etmişti.Son zamanlarda yeni bir albüm çalışması için çalışmalara başlamıştım , fakat istediğim gibi şarkıları bulamıştım.Bu süre içinde yeni albümüme çalışırken onun repertuar çalışmalarına devam ederken eski şarkılarıma olan talep arttı.Bundan önceki best of albümümde yer almayan , müzikseverlerin arayıp ta bulamadığı şarkılardan oluşan Dün ve Bugün 2 albümümü tamamladım. Neler var bu albümde ? 1980 sonrası yorumladığım şarkılardan oluşan bir albüm oldu bu albüm.35 yıllık müzik yaşamımı bir tek cd de toplamak imkansızdı.Dolayısıyla bundan önceki albümde yer almayan ve müzikseverlerin arayıp ta bulumadığı bir repertuarı sundum bu albümde.Son 15- 20 senelik şarkılarımdan oluşan bir albüm oldu bu , şimdi 15-20 sene öncesinin teknolojisine baktığımız zaman şu an dinlediğimiz şarkıların alt yapıları bize daha ilkel geliyordu.İnternet kanalı ile , Edip Akbayram'ı tanıyanlar kanalı ile bu albümde hangi şarkıların yer alacağının fizibiletisini yaptık ve Ahmet Koç ile beraber her şarkı için stüdyoya girip şarkıları yeninden yorumladım.Solistin bir şarkıyı her söyleyişinden ortaya çıkacak yorum değişikliklerinin yanında birkaç küçük ek nüansın dışında fazla bir değişiklik yapmadan şarkıların özüne bağlı kalarak gerçekleştirdik albümü.Mesela Hava Nasıl Oralarda 'yı biraz hızlandırdık , Gittin Gideli biraz daha hızlı idi geriye çektik. Adnan Ergil şarkılarını ilk yorumlayan yorumcu sizsiniz . Nasıl oldu Adnan Ergil ile çalışmaya başlamanız ? Adnan Ergil ile Edip Akbayram & Dostlar gurubunda beraber çalışıyorduk.O dönemlerde Adnan Ergil , Metin Özülkü F.B. lisesinin pırıl pırıl müzisyen gençleriydi.Edip Akbayram okulunda pişmeye başladılar derken besteler geldi.İlk Hava Nasıl Oralarda adlı bestesi ile başladık.Adnan güncelliği iyi yakalayan bir müzisyen , insanların şarkılarda belli bir havayı yakalama sezgisini çok iyi yakalayan bir besteci.
EDİP AKBAYRAM -  'Düşüncesi Olmayan İnsan En Tehlikeli İnsandır' Diyor
Deli Olmak İçten Değil albümün en zor şarkısı . Ümit Yaşarîn dizelerinden ortaya çıkan bir bestedir Deli Olmak İçten Değil,ilk olarak 1987 yılında yorumlamıştım.Bu şarkının ritmi farklı , tonalitesi farklı ve sürekli bir çıkışı olan bir şarkı. Zor bir şarkı , gerçeği benim bütün şarkılarım öyle , konserlerde büyük bir efor harcıyorum bunları yorumlamak için. Bu albümde bir tane de yeni şarkı var. Neden ? Yeni albümünün çalışmalarını yaparken birkaç beğendiğim şarkı vardı.Kızım bana "Tutunamadım Yar" adlı şarkıyı çok beğendiğini söyledi.Ben ona "best of yapıyorum , buraya yeni bir şarkı girmeyecek" dedim . Bunun üzerine bana "biz 18- 19 yaş gurubu içinde bir yeni şarkı koyamaz mısın ? " deyince onu kıramadım ve albüme on üç şarkı ve tek yeni şarkı olan "Tutunamadım Yar" adlı şarkıyı da koydum. Yeni albüm iki sene sonra mı ? İki sene aralıklarla albüm üretiyorum.Bundan sonraki albümüm sağlık el verdiği sürece iki sene sonra müzik marketlere sunulacak.En azından benim şarkı söylemeyi özlemem lazım , ve tabii ki beni dinleyenlerin de beni özlemesi lazım.Bir şarkı , bir albüm enflasyonu yaratmayı hiçbir zaman düşünmedim ,düşünmekte istemem.Önce eğitim olmalı , ondan sonra çocuğumuz istiyorsa anne – baba desteklemeli. Yetmişli yılların popüler kültürü ile seksenli yılların popüler kültürlerini kıyaslar mısın ? Yetmişlerin popüler kültürü ile günümüz popüler kültürünü kıyaslayamazsını bile.O kadar farklı ki , aynı kefeye sokamayız bile.O yılların popüler kültüründe % 80 ciddiyet vardı.Dünyanın her yerinde bir popüler kültür vardır ama bu popüler kültürün de bir ölçütü vardır.Günümüzde müzik başta olmak üzere popülist bir kültür içinde yaşıyoruz.Burada görsel basın olsun, yazılı basın olsun herkes buna uyuyor , bence bundan daha kötüsü olmaz.Bugünden sonrası için karamsar değilim , çünkü dibe vurduğumuz kadar vurduk, bundan sonra Türkiye'nin politikadan , ticarete , ekonomiye kadar daha iyiye gideceğine dair inancım var.Bundan daha dip yok ki ,dibin dibi olmaz mutlaka bir yükseliş olacaktır.Şunu da eklemek istiyorum , müzikte bu kadar katı olmak istemiyorum , iyi uğraşlar veren genç guruplarımız , arkadaşlarımız var , seviniyorum onları görünce ama onların sayısı artarsa daha fazla mutlu olacağım.
EDİP AKBAYRAM -  'Düşüncesi Olmayan İnsan En Tehlikeli İnsandır' Diyor
Edip Akbayram müziğini nasıl tanımlıyor ? Benim müziğim için bir çok terminolojik tanımlama yapıldı.Ben kendi tarzımda başka birisinin olduğunu sanmıyorum.Ülkemdeki türküleri , ozanların , şairlerin ürünlerini batı müziği normlarında ama özüne sadık kalarak yorumlamaya çalıştım.Benim müziğime Anadolu Pop Folk tanımı daha yakın diyebilirim. Günümüz ile geçmişi kıyasladığınızda toplumsal anlamda ne gibi farklılıklar görüyorsunuz ? Bir düşüncesi olmayan bir insan bence en tehlikeli insandır.Artı bir de çiçek bahçesinde tüm çiçekler beyaz olursa o çiçeklerin bir anlamı kalmaz , arada kırmızı , pembe ve diğer renklerde çiçekler olursa o zaman o çiçekler anlam kazanır.Bugün bence insanlar düşüncelerini söylemekten çekiniyorlar.Ben sizin düşüncenizi bilirim , saygı duyarım , siz benim düşüncemi bilirsiniz , buna inanmak zorunda değilsiniz ama saygı duymanız gerekir.Ama şimdi öyle bir ortamda yaşıyoruz ki kimse tuttuğu takımı bile özgürce söylemiyor ."Acaba diğer takımın taraftarları albümümü almaz mı diye" düşünüp korkuyorlar. Bir düşünce korkaklığı var , 70 'lerde özgürlük kavramları çok daha genişti.Sendikalar , konfederasyonlar , düşünce özgürlükleri daha genişti. 1970 li yıllarda gençler sendika ve işçi yürüyüş kuyruklarında gezerken iki binli yıllarda popstar ve diğer yetenek yarışmalarının kuyruklarında boy göstermeye başladılar.Bu vahim değişim sizce nereden kaynaklanıyor ? Tüm bunların sebebi apolitik bir toplumun oluşmasından kaynaklanıyor.Ben hayatım boyunca hiçbir kurumun , kuruluşun örgütün sanatçısı olmadım.Hep yaşadığım coğrafyanın sanatçısı oldum.Bu coğrafyada 70 milyon insan yaşıyorsa şarkılarımı 70 milyona söylemek isterim.Ama bir sanatçının durmak isteyeceği ve durması gerekli olan bir yer de olmalıdır. Ben 1970 'li yıllarda İzmir Tariş'te insanlar dışarıya atılacakken , sendikalarından kovulacak iken bir sanatçı olarak onların yanında olmak , onlara destek vermem gerekirdi.Bugünün Türkiye'sine baktığımızda ise eskiden yağ kuyrukları vardı , değişen bir şey olmadı gene kuyruklar var ama bu kez yarışma kuyrukları var. Ben bu yarışmalara karşı ya da düşman biri değilim , bende bir müzik yarışmasında birincilik elde ederek müzik yaşamıma başladım.Ama ben popülist kültürün olmadığı yarışmaların daha büyük kazanımlar sağladığına inanıyorum. Son iki yılda Türkiye'de popüler olan müzik yarışmalarına katılan gençler radyodan şarkılar dinler , ezberler yarışmalara çıkar üç beş kişinin önünde şarkılarını söylüyorlar. Sizin döneminizde bu öyle değildi. Birinci basamaktan sonuncu basamağa kadar pat diye çıkamazsınız.Çıksanız bile yorulursunuz , Ben mesela bir yarışmada birinci oldum ama bu yarışmadaki birinciliğe kadar lise yıllarımda guruplar kurdum , kentin kültür etkinliklerinde söyledim.Yani bir alt yapı için çaba sarf ettim.Bir çaba sar etmeden sanatçı olamazsınız , bunu bir bedeli vardır.Müzik adına bir bedel vardır, sanat adına , sanatçı olmak adına bir bedel vardır.Bir süreç vardır , bu çok önemlidir. Benim babam annem bana "Biz okuyamadık , bari sen oku da adam ol , " derdi.Ama şimdi toplumda anne ve babalar çocuklarını alıp ya futbol takımlarına ya yarışmalara ya da mankenlik kurslarına götürüyorlar. .Önce eğitim olmalı , ondan sonra çocuğumuz istiyorsa anne – baba desteklemeli.
EDİP AKBAYRAM -  'Düşüncesi Olmayan İnsan En Tehlikeli İnsandır' Diyor
Yetmişlerin altmışların popüler müzik yorumcuları günümüzde küskün bir yaşam sürüyorlar.Bu konuda ki düşünceniz nedir , sizde günümüzde küskünler içinde misiniz ? Ben hiçbir zaman küskün olmadın , çünkü ben asla yaşadığım toplumla kendi arama bir seviye koymadım.Hep sıradan insanlar gibi yaşadım, eğer yaşadığınız toplumla aranızda bir seviye ya da set varsa , o zaman küskünlüklerde olur.Ben konserlerim olsun , diğer aktivitelerim olsun hep yaşadığım toplumla içi içe oldum.Eski sanatçıların küsmemesi lazım , ama bence burada medyanın da Türk pop müziğine verdiği önemi biraz uğraştıkları müziğe yıllarını veren sanatçılara karşı da göstermesi gerekir.Çünkü Türk popu bugün patladıysa buna merdiven olanlar o sanatçılar olmuştur.Bir Barış Manço'nun" Dağlar Dağlar"ı 2 Milyon , bir Edip Akbayram'ın " Aldırma Gönül"ü 1.5 milyon 45'lik satmış, bugün bu 5 milyon cd ye bedeldir.Bu rakamları bugün kimse yakalayamıyor.Tabii ki otuz yıl öncesinin Türkiye'si ile bugünün Türkiye'sinde de çok büyük ekonomik farklar da var. O dönemin alım gücü ile bugünün alım gücü arasında farklar var , bugün alım gücü o güne oranla korkunç yüksek , otuz yıl önce sinemaların , tiyatroların doluluk oranları daha yüksekti,günümüzde ise tiyatrolar kapılarını kapatmak zorunda kalıyor.
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM