BUZUKİ ORHAN , Emin Adımlarla İlerliyor
Türkiye'de icra edilen Yunan müziğinin en entelektüel bakışla irdeleyen sanatçı, işin tabak , çanak bölümünden kendisini sıyırıp daha fazla sanat yönü ile ilgilendi. İş böyle olunca ardı ardına gelen başarılı albümler ve konser teklifleri ile başarısını arttırdı. Buzuki Orhan ile kısa bir süre önce yayınlanan albümü ve müziği konuştuk.
Buzuki Orhan şu sıralarda neler yapıyor ?
Şu sıralar "Orhan Osman Duo" olarak Almanya'nın on altı farklı kentinde dinleti tarzı konserlerim olacak. Turneye, buzuki ve piyano olarak çıkıyoruz. Almanya dönüşü hafta sonları farklı bir sahne çalışması uygulayacağım "Giritli" adlı mekanda program yapmaya hazırlanıyorum.
Yeni albümünü bize anlatır mısın ? Bu albümde neler var ?
Her şeyden önce bu albümde doğal bir müzik var. Yine, buzukiyi farklı enstrümanlarla buluşturdum. Bazı anonim eserlere kendi müziklerimi ekledim. Bu albümde daha fazla bestem var. Sahnemdeki repertuarla bütünleşik akustik karakterde bir çalışma oldu. Hayalimde yapmak istediğim müziğe bir adım daha yaklaştım.
Buzuki enstrümanına olan ilgin ne zaman başladı ? Bu enstrümanın duygusunu nasıl tanımlarsın ?
Buzuki'ye 13 yaşımda Yunanistan'da başladım. Genel olarak mızraplı ve perdeli enstrümanlarda duyguyu vermek zordur. Buzukide daha zor; çünkü tiz bir frekansa sahip. Ama rembet müziğinin hikayesini ve sözlerini; oradaki göçü, aşkı, neşeyi anladığınız zaman iş değişiyor. Çalan adam da iyi ise enstrüman duyguyu veriyor. Tabii, bizim ülkemizde buzuki duygudan ziyade eğlenceye yönelik olarak algılanıyor. O eğlence aşamasından ben de geçtim. Ama, şu an ben daha geniş kapsamda çalışmalar yürütüyorum ve buzukimde değişik duygular arıyorum. O nedenle şu an buzukinin duygusunu tam olarak tarif edemiyorum.
Albümlerinde tam olarak Yunan müziğinden esintiler vermek yerine Balkan ve diğer müzik türlerine yönelik denemelerde bulunuyorsun ,Bunun sebebi nedir ?
Aslında, "Maziden"'de diğer albümlere göre daha fazla Yunan esintileri var. Ama, her albümümde en az bir tane tam Yunan stilinde çalışmalarım oluyor. Bu, "Maziden"'de biraz daha fazla oldu. Buzuki ile Balkan, fusion, jaz çalmak teknik olarak zordur. Bu beni uğraştırdığı için hoşuma gidiyor. Ben şimdilik sadece bir ülke müziğine bağlı kalmak istemiyorum; müziğimde tadımlık başka ezgileri de yorumlamayı seviyorum. Ama, ilerde quartet buzuki, senfonik buzuki ve modern rebetiko gibi çalışmalarım olacak.
Türkiye'de enstrümantal müzik albümü yapmanın zorlukları neler sence ?
Türkiye'de enstrümantal müzik albümleri yapmak eskiden daha zordu; ama artık kolaylaşmaya başladı. Dinleyiciler bu tarz albümleri seviyor. Müziğe daha çok konsantre oluyorlar. Müzisyenler açısından bakarsak; enstrümantal albüm yapmaktan daha çok keyif alıyorlar. Ama, pazarımız yavaş yavaş büyüyor. Ben çok iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum; böylece daha çok üretim olacak. Ve hiç bir zorluk olmayacak.
Yunan müziği ve Türk müziğinin ortak noktaları sence nelerdir ?
Bir kere makam olarak aynı. Sololar aynı. Uzun havalar aynı. Sadece dil farklı. Başka hiçbir ülkenin müziği bu kadar çok benzemiyor.
Bir çok sanatçının albümünde buzuki çalarak katkıda bulunuyorsun, sence Türkiye'de müzik albümlerinde bu kadar Buzuki kullanılmasının sebebi nedir ?
İnsanlar bu tınıyı seviyor. Ama, buzuki genelde yaz aylarında daha çok kullanılıyor. Yazın çıkan albümlerde buzukiyi daha çok duyarsınız. Bu da Akdeniz ruhunu vermesinden kaynaklanıyor olsa gerek.
Yunan müziğinin Türkiye'de üretilenini nasıl buluyorsun ? Şu ana kadar Türkiye'de Yunan müziği yapanların dostluğa katkısının olduğuna inanıyor musun ? Bu müzik türünün Türkiye'de ki akıbeti sence önümüzdeki yıllarda ne olabilir ?
Yunan müziğinin Türkiye'de üretilenini zayıf buluyorum. Daha disiplinli çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Ferdi olarak çok iyi müzisyenlerimiz ve şarkıcılarımız var ama, iyi orkestralar kurulamadığı için zayıf kalıyor. Böyle giderse bir ilerleme olacağını zannetmiyorum. Şimdi ne ise o olur ilerde de. Tabii ki herkes dostluk istiyordur. Karşılıklı yapılan müzikal jestler mutlaka dinleyicilerin gönlünde yer ediyor; hoş bir anı olarak kalıyordur.
Bundan sonraki projelerin nelerdir ?
Sahne performanslarına önem vereceğim. Sahne şovları, görsellik, farklı müzik türleri bu sene için sık düşündüğüm konular. Hatta bu sene belki, İspanyol, Hintli, İrlandalı gibi müzisyenlerle ortak çalışmalar yapabilirim. Başka sürprizler de hazırlayabilirim.



