ALİ DURGUT Eurovision 2005 ve "RİMİ RİMİ LEY"de gizli kalanları açıklıyor
Eurovision heyecanı her geçen gün artıyor, 2003 yılında kazandığımız birincilikten sonra artan gündem 2005 yılında GÜLSEREN ile zirve yaptı. "Rimi Rimi Ley" adlı şarkı ve GÜLSEREN'in yerden yere vurularak adeta bir skandala dönüştürüldüğü 2005 yılı Eurovision şarkı yarışmasının jürisinde olan ve organizasyonun baş aktörlerinden , OGAE 'nin kurucularından ALİ DURGUT "Rimi Rimi Ley" hakkında gizli kalan şeyleri açıklıyor.
2005 yılında yaşanan ve hakarete kadar varan olaylardan rahatsız olan , bu olaylar yüzünden ATV Haber ile mahkemelik olan ALİ DURGUT Eurovision şarkı yarışması "RİMİ RİMİ LEY" ve "GÜLSEREN" hakkında açıklamalarda bulundu.
OGAE turkey Eurovision klubu nedir? ne icin kuruldu?
Acilimi organisation generale "des amateurs de l'eurovision" (ogae) olan
eurovision klüpleri ilk defa 1984 de Finlandiya da kuruldu.
Bugün 28 Avrupa ülkesinde aktif olarak çalışan bu klüplerin Türkiye
merkezi 1996 yılında benim önderliğimde kuruldu.
klübun amacı :Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye'nin şarkısına destek
olmak,sanatçı ve şarkının promosyonunu yaparak yüksek puanlar almayı hedeflemektir.
bunun için T.R.T. kurumuna ve ülkemizi temsil eden sanatçıya verilmek üzere her yıl rapor hazırlanmaktadır.
Bu raporda neler var ?
Bu raporların içeriğinde sanatçıya Eurovision
konusunda giyim kuşamından tutunuz ,basın toplantılarında neler
konuşacağına , kiminle , nerede , ne konuşacağına kadar çeşitli tavsiyelerde bulunuyoruz.
Ali Durgut Ukrayna'da
OGAE olarak promosyonda hedef kitleniz kimlerdir?
Avrupa da ki promosyonumuz da ilk hedef kitle Türk izleyicilerdir Çünkü 1997 de değişen oylama sistemine göre artık "televote" var.Yani
telefon oylaması en çok hangi ülke için telefon gelmişse yarışmanın galibi o ülke oluyor
Ali Durgut'un Eurovisiona olan bu ilgisi nereden geliyor?
Eurovisionu ilk 1975 yılında izlemiştim.Türkiye sonuncu olmuştu.
Ülke olarak çok etkilenmiş üzülmüştük.
Ailem yurt dışında işçiydi dolayısıyla onlar gurbette yaşamanın verdiği
eziklikle daha çok üzülmüş ve günlerce bu olayı konuşmuşlardı.
o zamanlar bu şarkımızı ezberlemiş kendi kendime söz vermiştim.
ilerde besteci olacaktım; öyle bir eser yapacaktım ki birinci
olarak ailemi ve dolayısıyla su an üzülmekte olan ülkemi mutlu
edecektim.O yıldan sonra her yıl bu yarışmayı izledim.O kadar çok ilgilendim ki bu alanda uzmanlaştım.
Şarkıcı / besteci olamadım ama 1996 yılında Türkiye eurovision klübunu kurdum. Oluşturduğum ekiple beraber ülkemin birinciliğine katkıda bulunur olduk.
Adınız ilk defa Sertab Erener'in kazandığı yıl ..bahisten kazandığınız
ikramiye ile anıldı , bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?
Adımın bu şekilde değil de Türkiye için yaptığım çalışmalarla anılmasını
isterdim.
Sertab'a inandım. Ve PARAMI TÜRKİYE'ye yatırdım.
O YIL Sertab'da kazandı bende.Onur ödülü onun o para ödülü de benim oldu!
Belki Allah in takdiriydi bu; yıllarca gönüllü çalışmalarımın ödülüydü bu.
İnternet üzerinden oynanan ve yasal olan bu şans oyunu sadece
Avrupada'ki Eurovisionlar için bahis acar.
Hiç bir zaman Türkiye için değil ! Türkiye finallerinde kim kazanacak diye
böyle bir iddia açılmaz.
Adinizi kamuoyu en cokta bu yıl duyuldu. 2005 yılının jürisindeydiniz? Jüriye nasıl seçildiniz ve ne oldu ?
Turkiye eurovision klubunun kurucusu olarak..Avrupa'da gönüllü
çalışmalarim TRT tarafından her zaman takdirle takip edilmiştir .Hobi olarak yaptığım bu çalışmalarda klüp olarak güven oluşturmuştum.
TRT benim sahsımda Turkiye eurovision 'u onurlandırdı ve beni
juriye davet etti.
"Rimi Rimi Ley"in birinci olduğu jüride kimler varı ?
Benim dışımda aklıma gelen isimler;
Garo Mafyan , Melih Kibar , izzet oz,
Kamil Özler, Semiha Yanki, Neşet Ruacan gibi mesleğinde profesyonel
müzik ustaları ve bir kac T.R.T. üst düzey yöneticisi vardı
Gülseren ve Besteci Erdinç Tunç
Oylama nasıl oldu ?
Şarkılar dinlendi ve herkes kendine göre doğru olduğuna inandığı
melodiye gizli olarak puan verdi.
Öyle bir sonuç çıktı ki daha ilk turda 12 ye karşı 5 oyla "rimi rimi ley"
birinci oldu.
Jüride neler konuşuldu ?
jüri ; şarkılar içinde yeniden değerlendirmeye yada islemeye en uygun
eser olarak bu şarkıyı gördü.İyi bir düzenlemeyle şarki çok iyi olabilir
denildi.
Ayrıca solistler içinde en iyi görünen de Gülseren oldu.
Tek tek incelendiğinde bu sanatçının bir çok pozitif yönü vardı.
Sahnede rahattı , seyirciyle çok kolay iletişim kuruyordu ve en az 4
lisanı biliyor. 12 dilde şarkı söyleyebiliyordu.
Peki halk neden GÜLSEREN'e tepki verdi ?
Kaybeden kişi yada kişiler bence medyayi bilinçli olarak yönlendirdi ve halk galeyana getirildi.
Maksatlı olarak çıkarılan haberlerle TRT ye baskı yapılmaya çalışıldı.
ama baskı ters tepti ve TRT şarkıyı ciddiyetine yakışır bir şekilde
sahiplendi , sonrasını biliyorsunuz.
Gülseren Ukrayna'da Basın Toplantısında
Gülseren için yorumlara ne diyorsunuz ?
Ben Türkiye adına üzüldüm , biraz ölçüyü fazla kaçırdık sanırım , bazı kişiler amaçlarına ulaşmak adına ;sanatçıyı ve besteciyi karaladı..Bir sürü senaryolar yazıldı.
İnsanların onuruyla oynandı.Avrupa'ya güvenle gitmesi için moralli olması ve ona göre çalışmalarını yapması gereken Gülseren tüm bunları yapamadı, moralsizdi.Ona inanmadılar , kız inancını güvenini yitirdi.
Sanatçı olarak kendini ortaya koyamadı.Anlatamadı.
Sadece halk değil sanatçılarda Gülseren'i eleştirdi buna ne diyorsunuz ?
Sanatçı dediğiniz insan halkına pozitif şeyler vermeli.
halka örnek olmalı , sanatçı zarif olmalı , sanatçıya bakıldığında dinlendiğinde güzel şeyler görülmeli.
Bir sanatçı bir insani eleştirirken yerini bilmeli., bir söylerken iki
düşünmeli
Kızın ne kalçaları kaldı , ne göğüsleri, ve bunları yapanlarsa sanatçı
olduğunu söyleyen insanlardı!
Eurovision şarkı yarışmasını yıllardır takip eden biri olarak sizce GÜLSEREN Nasıldı ?
Eurovision'da her şey ekranda gördüğümüz 3 dakikadan ibaret sanmayın.
Orada bulunulan 10 gün boyunca insanlarla irtibat halindesiniz.
Hareketleriniz , provalarınız kokteyl ve basın toplantıları çok önemli.
GÜLSEREN bütün bunları başarıyla geçti.
Konuşabildiği 4 lisanla Türkiye adına çok güzel irtibatlar kurdu.
Türkiye de yapamadığını orada yapabildi.Türkiye'yi ve kendini anlattı.
Kendi tarzında yaptığı müzikle çok alkış aldı.
İddia ediyorum ki aktif olarak gittiğim 10 yıllık geçmişimde Sertab'tan
sonra en çok ilgiyi alan sanatçıydı..
Ama bunlar Türkiye ye medya tarafından yansıtılmadı, öyle oldu ki Gülseren' i yada şarkıyı beğenmemek prim yapar oldu.
Kostüm ve koreografi eleştiri aldı siz ne diyorsunuz ? Bir Eurovision uzmanı olarak ?
Bence kostümler çok abartılıydı, çok fazla renk kullanılmıştı (Avrupa'lılar elbisemize Portekiz bayrağı adını takmışlardı)
Koreografi ise çok amatörce yapılmıştı, sahneyi izleyen karmakarışık
hareketler izledi. Göze hoş gelen değil, gözü yoran bir koreografi vardı.
Makyajı da çok kötü yapmışlardı. Sanatçının yüzünün karakteristiği kayboldu.Sahneye palyaço çıkarır gibi , kızı boya küpüne soktular..
Bunu tek ben değil tüm modacılar, makyaj uzmanları söyledi.
Koreografi abartılmıştı.1987 'deki Seyyal Taner'in dansını andırıyordu,
o zaman da dans diye bir oraya bir buraya koşmuşlardı.
Eurovision 2005 Gülseren ve OGAE Gurubu Ukrayna'da
Sizce Türkiye'nin Eurovision şarkısı İngilizce mi Türkçe mi okunmalı ?
Bu konuda kamuoyunu anlamak zor. 2003'te Sertab İngilizce okuyacak dendiği
zaman ortalık ayağa kalkmıştı.Şimdi de neden Türkçe okuyor diye eleştiriliyor..
Müziğin dili evrenseldir , eğer doğru ritim yakalanmışsa şarkı Türkçe de olsa Japonca da olsa basarili olur.
Dinlediğimiz her yabancı şarkıyı anladığımız için değil; ruhumuza hitap
ettiği için seviyoruz.
Ama yine de cağın gereği neyse ve çoğunluk neyi kullanıyorsa uymakta fayda
var gibi görünüyor.
Karar TRT kurumunun saygı duymak zorundayız.





