PINAR AYLİN - Bu albüme nostalji demeyin !
Türk pop müziğinin sempatik yorumcusu Pınar Aylin "Hit 70'ler" adını verdiği ve içinde 70'lere ait on iki şarkı seslendirdiği albümünün hikayesini Michael Kuyucu 'ya anlattı.

Albümde Çalan Herkes Alman
Albümün hazırlıkları bir buçuk senedir sürdü , bütün prodüksiyon Berlin'de tamamlandı, dolayısıyla buradan uzak kalmak zorunda kaldım. Çok uğraştık gel –gitler çok büyük bir şey ve işin içinde bu soundu yakalayabilmek için de çok uğraştık. Albüm de duyacağınız şarkıların %95i canlı enstrüman kaydı ile gerçekleşti ve Berlin Flarmoni'de yer alan sanatçılarda bu işin içinde oldular . Müzik direktörüm Ünal Yüksel Almanya'da yaşıyor,albümde yer alan isimlerden bir tek o Türk, onun dışında 54 tane müzisyenin albümümde imzası bulunuyor. Hemen hemen hepsi Alman . İşin müzik kalitesi gerçekten çok farklı oldu. Şarkıların o güzelliğine güzel ruhlarına bir şeyler katmaya çalıştık kendimizce çünkü yapılan şey bir cover albümü değil bir nostalji albümü hiç değil onun çok ötesinde bir çalışma ama bunu ben size söylediklerimle değil söyledikçe şarkılarımla anlatabileceğim.

Büyük ve Zor Bir Proje
Bu şarkılar yıllardır repertuarımda olan şarkılar. Yani konserlerimde olmazsa olmaz bir bölümüm vardır "ne varsa eskilerde vardır" adı altında gerçekten beni en çok mutlu eden şarkılar, tabi ki kendi şarkılarımı da çok seviyorum , onlar beni buraya getirdi. Ancak bu şarkılar o kadar farklı bir his yaratıyordu ki gözümü kapatırken adeta gidiyordum oraya ve beni dinleyenleri hep bir ağızdan marşa katılır gibi katıldıklarını görüyordum. Aslında büyük ve zor bir proje bu 12 tane parçayı alacaksın telif hakları vs altına bu kadar iddialı bir sound yapacaksın. Bir de ucunda bir buçuk senelik bir çalışmayı düşünürsen, hepsini koy üst üste bu benim işin özel bir proje.
Bu Bir Üçlemenin Başlangıcı
Bu albüm bir üçleme, bu bir başlangıç. 80ler ve 90lar da devamında gelecek. 90'ların nasıl seçeceğiz o kadar güzel şarkı var ki. Zaten kendi şarkılarımdan nasıl seçeceğim diye düşünüyorum. "Deliler" zaten birinci sırada , o dönemden bir sürü şarkı var , bana ait olmayanda çok sevdiğim şarkılar var. 90'lar çok acayip bir dönem biliyorsun. Aslında 70'lerde öyle. Müthiş bereketli. 80'ler içinde şimdiden notlarımı almaya ve çalışmaya başladım bile.

Palavra'da Konuşan Erkek Sesini Çıkarttı
Albümün çıkış şarkısı "Palavra"nın çok değişik versiyonları var, albümde eline aldığın şarkıların % 80-90'nı dünya hitleri. "Kim ne derse desin"in versiniyonu var mesela Hakan Eren bana söylemişti , bu şarkı dünyada en çok versiyonu olan şarkı. Bir de bizim versiyonumuz var. Albümde" kim ne derse desin"in yanında "çesera" yazdık. Dünya hitleri bir sürü versiyonu var ve bizde böyle bir versiyon yaptık. Palavra ile de dans ettirmek istedik ve o kalın sesli adamı da attık iyi oldu.Şarkının bugüne kadar dinlediğimiz erkek konuşmasını çıkarttık.
Bu albüme nostalji albümü denmesin
Bu albümü tanımlarken korkuyorum , bunun aslında Türkçe'sini bilmiyorum , nasıl diyeceğiz hani yeniden düzenlemeler denebilir. Biraz farklı bir çalışma ama kısaca herkes "cover" diyecek ama nostalji denmesin diyorum, o kelimeyi sevmiyorum.

Klipi Fransa'da Çektik
Klipi Fransa sahillerinde çektik . Onun da şöyle bir hikayesi var: Anlatıyım kısaca; o klip çekimlerinin tamamını orada çekmeyi planlayarak , 12 kişilik bir ekip iki karavan dolusu insan ve ekipman Berlin'den Fransa'ya doğru yola çıktı. Biz de İstanbul'dan doğru gittik ama bizden önce gittikleri için girişteki o manzaraları çekmişler, sonra biz ikinci günü çektik ama nasılsa ertesi günümüz esas çekim günü biraz öylesine takılalım dedik. Klipte aralarda flashbackler var onlar o gün çekildi fakat tek bir senkrozyon alamadık çünkü sabah uyandığımızda bir baktık ki fırtına çıkmış. Şaka gibiydi bize doğru gelen bir hortum vardı allak bullak olduk bütün planladığımız her şeyi iptal ettik ve hava durumu da açacak gibi değildi onu da öğrenip döndük o kadar insan ve ekipmanla. Berlin'e geri dönüp orada tamamladık. Aslında Berlin, Fransa'da çektik üç ülkede çekilen klip diye gazetelerde yer aldı çünkü araya Monaco'da girince öyle oldu.

Plak Formatında CD
Albüme bir de Limited edition cd hazırladık , plak formatında hazırladık , içinde ki birkaç sürprizde var, öyle sadece bir cd değil. Öncelikle kendi el yazımla yazdığım albümün hikayesi var. İki sayfalık, kâğıdımızda geri dönüşümlü. Genel olarak da 70'lerin havasına sadık kalmaya çalıştık ,konsepti bir bütün olarak düşünüp ona göre hareket ettik. Albümün plağını da yayınlayacağız.


