Mükemmel İlişki Yoktur, Geçinmeye Gönüllü Çiftler Vardır
Selda Demirkıran
Modern zamanın bize sunduğu en büyük illüzyonlardan biri, bir yerlerde ruhumuzun diğer yarısının bizi beklediği ve onu bulduğumuzda her şeyin bir "puzzle" gibi zahmetsizce yerine oturacağı düşüncesidir. Filmler, romanlar ve parlatılmış sosyal medya kareleri bize hep o final sahnesini pazarlar: Sonsuza dek mutlu yaşadılar. Oysa hayat o final sahnesinden sonra başlar ve gerçeğin rengi, pembe hayallerden biraz daha farklıdır. Gerçek şu ki; dünyada iki insanın her konuda, her an, pürüzsüzce anlaştığı "mükemmel" bir ilişki yoktur. Sadece, karşılaştıkları fırtınalarda gemiyi terk etmemeye, yelkenleri beraber onarmaya geçinmeye gönüllü çiftler vardır.
.png)
"Mükemmel"in Tuzağına Düşmek
Mükemmeliyet arayışı, aslında bir tür kaçıştır. Partnerimizin her beklentimizi karşılamasını, bizi hiç kırmamasını ve her tartışmada haklılığımızı teslim etmesini beklemek, ilişkiyi bir bağ olmaktan çıkarıp bir sınav alanına dönüştürür. Bu yüksek beklenti tavanı çöktüğünde ise altında kalan hep sevgi olur.
Geçinmeye gönüllü olmak; karşımızdaki insanın kusurlarını görmezden gelmek değil, o kusurlarla nasıl yaşanacağını öğrenme bilgeliğidir. Bu, bir boyun eğme hali değil, bir seçimdir. "Ben senin en iyi halini değil, her halini omuzlamaya talibim" diyebilme cesaretidir.
Gönüllülük: Sevginin Aktif Fiil Hali
Sevgi genellikle bir "duygu" olarak tanımlanır, oysa sağlıklı bir ilişkide sevgi bir "fiildir." Geçinmeye gönüllü olan çiftler, sevginin sadece hissedilen bir şey olmadığını, her gün yeniden icra edilen bir eylem olduğunu bilirler.
• Haklı çıkmak yerine mutlu kalmayı seçmek: Tartışmanın ortasında o son yıkıcı cümleyi söyleme gücüne sahipken, durup derin bir nefes almak ve "Bu cümle bizi nereye götürür?" diye sormak, gönüllülüğün en saf halidir.
• İnşa etme arzusu: Bir sorun çıktığında "Bu ilişki bitti mi?" diye korkmak yerine, "Bu sorunu nasıl çözeriz?" masasına oturmaktır.
Uyum Bir Rastlantı Değil, Bir Tasarımdır
Birbirine çok uyumlu görünen çiftlerin sırrı, karakterlerinin birbiriyle kusursuzca örtüşmesi değildir. Onlar, aradaki boşlukları nezaketle doldurmayı, keskin köşeleri birbirlerini yaralamadan törpülemeyi öğrenmişlerdir. Onlar, "biz" diyebilmek için "ben"den nerede ödün verileceğini, nerede bireysel alanı koruyacaklarını uzlaşarak tasarlamışlardır. Geçinmeye gönüllü olanlar bilir ki; bir bahçenin güzel görünmesi için sadece güneş yetmez; yabani otları ayıklamak, toprağı havalandırmak ve bazen de yağmura göğüs germek gerekir.
Son Söz: Emek, Aşkın İmzasıdır
Sonuç olarak, aşkın ilk kıvılcımı bir hediyedir ancak onu yangına dönüştürmeyen, közünü sönmekten kurtaran şey "geçinme iradesidir." Eğer yanınızdaki insanla hayatın yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyorsanız, sorun belki de uyumda değil, o gönül rızasındadır. Unutmayın; en uzun ömürlü ilişkiler, en kusursuz insanların kurduğu değil, birbirinin kusuruna şefkatle bakabilen ve "her şeye rağmen burada kalmaya niyetliyim" diyenlerin kurduğu ilişkilerdir. Çünkü aşk, bir noktada biten bir yarış değil; her gün yeniden başlayan bir yolculuktur. Tüm Yazıları


