SİBEL CAN - Özledin mi ? ( Emre - 2005)
Türk müziğinin başarılı vokali Sibel Can uzun bir aradan sonra müzik marketle sunduğu "Özledin mi" albümünde başarılı bir sound , başarılı bir vokal performans ama geçmişteki hitlerini aratan bir repertuarla çıktı karşımıza.
Albümü tanımlarken ikiye ayırmak mümkün , bir eller havaya modlu alaturka oryant şarkılar birde yer yer balata yakın olan slow ya da damar şarkılar. Bu iki başlık altında irdelerken albümü bir slow bir eller havaya tarzı şarkı ile karşılaşıyoruz .
Albümün açılış ve ilk çıkış şarkısı bir Nazan Öncel şarkısı olan "Yalnızlar Treni" , sözleri ile modern aşklarda ki diyalogları içeren bir şarkı sözü formatı ve vurucu sözlere sahip bu şarkı çok başarılı. "Nöbetçi sevgili" kavramı aldatmanın karşılığını tutarken , nakarattaki mükemmel söz çıkıyor karşımıza : "OLMAYINCA OLMUYOR" 2005 Türkiye'sinde her üç insandan ikisini şu yada bu sebepten dolayı söylediğine adım gibi emin olduğum bu söz şarkıyı uçuruyor.Etkili bir düzenlemesi olan şarkının ah birde köprüsünde ki gazel daha yumuşak olsaydı , o zaman çok hoş bir alaturka pop şarkı dinlemiş olacaktık, bu Sibel Can'ı pop radyolar içinde de şanslı konuma getirecek şarkısının daha geniş kitlelere duyurulmasını sağlayacaktı.
Albümün en baba şarkısını dinledikten sonra geçiyoruz diğer şarkılara ,klasik bir Sibel Can eller havaya şarkısı olan "Aşık Olma" ne yalan söyleyelim bizi hiç etkilemiyor.Albümün ikinci iyi şarkısı "Melekler" hem damar hem de hafif entelektüel bir boyut kazandırmış albüme, şarkının introsunun armonik akışını dinlerken Zeynep Casalini'nin albümünde yer alan bir şarkının nakaratı dinliyor gibi oluyoruz.
Albümde tek sayılı şarkılar ağır ciddi şarkılardan oluşurken çift sayılı şarkılar gümbür gümbür eller havaya modlu şarkılardan oluşmuş. Bu sıralama neye göre yapıldığı ise tartışılması gerekir.Tam da duygusal şarkının modunda kendinizi kaptırırken pat diye başlayan vasat alaturka eller havaya şarkılar albümde bütünlüğü bozuyor. Asimetrik vuruşlu şarkı "Nehir Gözlüm" tam bir piyasa Serdar Ortaç şarkısı , mutlu olduğunu iddia eden bir toplum ancak bu şarkı ile göbek atar ! .
Melodram bir piyano intro ile başlayan "Gümüş Kursun" albümün dikkat çeken bir diğer şarkısı , her ne kadar "Yalnızlar Treni" ve "Melekler" kadar dikkat çekmese de özellikle "yoruldum ..." bölümü etkileyici. Kim yorulmadı ki bu hayatta ? Yorgunum diyenlerin - ki bu kitlenin büyük bir kitle olduğu kesin – dört elle sarılacağı bir şarkı .Aynı zamanda albümün üçüncü iyi şarkısı olan "Gümüş Kurşun"dan sonra yine bir eller havaya şarkısı dinliyoruz.Bir Nazan Öncel şarkısı olan "Limoni" günlük alaturka şarkılar arasında albümde göz kırpıyor. Doğrusunu söylemek gerekirsen biz beğenmedik , gerçeği fikir hoş , limoni kavramı güzel kullanılmış ama bu tarz şarkılar ancak albümün tirajını arttırabilir , tabii ki o da belki.. Çünkü toplum eller havaya modundan sıkıldı artık.Discolarda , clublarda çalınır göbek atılır ama o göbek atan sarhoşlar ertesi gün ne yaptıklarını unuttukları için gidip de o şarkının albümünü satın almazlar.
Albümün şarkı akışı önceden dediğimiz gibi öylesine belirgin bir şablona uyuyor ki , tarifeli tren gibi , bir slow ,bir ritmik şarkı yer alıyor .Sözleri Sezen Aksu'ya ait "Gel Kıyma" özellikle bestesi ile dikkat çekmeyi başarıyor. Diğer üç hit adayı kadar ilgi çekmese de başarılı .Albümün en pop şarkısı "Ev seçelim" ise tam evlere şenlik.Düzenlemesi dikkatleri çeken bu şarkıyı dinlerken aranjör Erhan Bayrak'ın daha önce Gülşen'in albümünde yer alan "İlgilenmiyorum" da ki başarılı yaylı partisyonları kısmi de olsa bir kez daha dinletiyor , bu tarz bir kontrşan kullanılması şarkıyı zenginleştirirken fast food alaturka bir şarkı olan bu şarkıyı renklendirmekten öteye gidemiyor.Yine de albüm içinde en dikkat çekici eller havaya şarkısı bu şarkı diyebiliriz.
Albümün sonuna gelirken vals ritminde ki "Lale Devri" ni dinliyoruz.Eski Türk müziği şarkılarını andıran bu şarkı ile geleneksel Türk müziğine doğru bir yol alan albüm bu hoş fasılımsı dinletiden sonra "Aşk Yolcu" ile kapanıyor.Şarkının introsunu dinleyip şan partisyonunu dinlemeye başladıktan sonra bu düzenleme formatını biz bir yerden hatırlıyoruz diyoruz , birkaç saniye sonra bu olsa olsa Selim Çaldıran düzenlemesidir diye düşünüyoruz, albüm kapağına baktığımızda ise yanılmadığımızın farkına varıyoruz.Latin bir intro ve aksayan bir şan A formulunu o kadar çok dinledik ki Selim Çaldıran'dan...
Sonuç olarak "Daha Yolun Başındayım " kadar sağlam bir slow olmayan albümde "Padişah" kadar etkili bir piyasa şarkı da yok. Açılış şarkısı "Yalnızlar Treni" kalitesi ve sözleri ile albümün en kendisini fark ettiren şarkısı , birkaç şarkının vasatın üstüne çıktığı albümde gönül daha etkili , daha kaliteli ve Sibel Can gibi dev bir yoruma yakışacak ölümsüz şarkılar dinlemek isterdi. Özellikle o eller havaya tarzı şarkılar öylesine gereksiz kalmış ki albümde "ne gerek vardı be Sibel" diye söylendik albümü dinledikten sonra. Repertuarın bu yönünü ele aldıktan sonra sound olarak pırıl pırıl bir soundun yer aldığı albümü bu yönü ile övmemiz gerekiyor. Temiz ve uğraşılmış bir sounda hakim olan albümün dikkat çeken bir diğer yönü ise Sibel Can'ın ağır nağmeli başarılı yorumu. Şarkıların hepsini bangır bangır söyleyen ve hissettiren Sibel Can'ın bu albümü öncekileri kadar satacak değerde bir repertuara sahip değil , bu da böylesine iyi bir vokalin maximuma ulaşmasında ciddi bir enerji kaybı olmuş.
Albümde Yer Alan Şarkılar:
Yalnızlar treni
Aşık olma
Melekler
Nehir gözlüm
Gümüş kurşun
Limoni
Gel kıyma
Ev seçelim
Lale devri
Aşk yolcu

