YALIN - Bir Bakmışsın ( Pasaj Müzik - 2005)

YALIN - Bir Bakmışsın  ( Pasaj Müzik - 2005)
Akılcı ve geleceğe yönelik yatırımları ile 2004 yılının yıldızı parlayan müzik şirketi Pasaj Müziğin 2005 yılı adına gerçekleştirdiği an başarılı ataklardan biri olan Yalın'ı kendi bünyesine katma fikri ile yine adından söz ettirirken 2004 yılının en iyi çıkış yapan vokali Yalın ikinci albümünde bir çok pozitifle çıktı karşımıza. Bu işin aslında formülü çok basit her şeyden önce bir tarzınız olacak , hedef kitlenizi bileceksiniz, o hedef kitlenin ihtiyaçlarını bilecek ve ona yönelik ürününüzü sunacaksınız. Bu ürünü hazırlarken tarzınızı geliştirecek ve bu tarzda en iyisi olmaya çalışacaksınız . İş bitince de pazardaki konumunuza uygun bir çıkış ve anı kollayıp bu anı hayata geçireceksiniz.Yalın bu başarı formülünü son dönemlerde en iyi uygulayan yorumcuların başında geliyor. Hedef kitlesi kent Türkiye'si olarak seçen bu yorumcu , bu hedef kitlenin en önemli sosyal ve psikolojik ihtiyacına uygun psikografide ürünler hazırladı. Yine hafif rock hafif balkan kokan bir müzikal anlayışı ama en önemlisi soyut kavramlar üzerine kurulu bir anlatımla karşımıza çıkan genç yorumcu bu albümünde geçen albümünde oluşturduğu tarzını bir adım öne götürerek biraz daha üst düzey düzenlemelere de imza atarak kurguladığı albümünde bu hedef kitleye verilebilecek en iyi malı da sunmuş oldu. Şüphesiz iş bu kadar da değil , bu ürünü uygun bir zaman diliminde ve uygun bir ekiple sunması en önemli unsurdu, Pasaj müzik gibi kent Türkiye'sinde ve rock camiasında liderliğe soyunan bir müzik şirketi ile çıktığı müzikal yolculuğuna bir de yine piyasanın nal topladığı nerdeyse hiç ürünün pazara sunulmadığı bir dönemde albümünü pazara sununca , Yalın yine başarı adına yapılması gereken her şeyi yapmış oldu. Albümü incelediğimizde kartonetinden fotoğraf çalışmasına kadar büyük bir itina ile hazırlandığına şahit olduğumuz albümde dikkat çeken en önemli unsur ise albümün düzenlemeleri.İlk albümünde olduğu gibi Selim Öztürk ile çalışan Yalın bu çalışmanın meyvelerini bu albümde biraz daha fazla yaşıyor. Özelikle her şarkıda ayrı bir düzenleme anlayışı ve ayrı bir denemenin yer aldığı albümde Yalın kadar Selim Öztürk'ü de tebrik etmek gerekiyor. İşte bir aranjör şarkıları ancak böyle bir yerlerden alıp bir yerlere götürüp tek düzelikten kurtararak hem kaliteli hem de uzun sureli dinlenecek hale sokabilir. Kalabalık olmayan ama zengin bir düzenleme anlayışı ile her enstrümanı dinleyebildiğimiz albümde , düzenlemede sesler ne baş ağrıtacak kadar dolu ne de sıkacak kadar az. Orkestrasyonun dengede tutulduğu albümde miksaj ve masteringde gayet başarılı.Müzikal anlamda başarılı bir olan "Bir Bakmışsın" ın repertuar yönüne göz attığımızda ise repertuarın özellikle düzenlemelerle daha güçlü hale getirildiğine şahit oluyoruz. Belirli bir tempoda şarkı söyleyen ve sürekli dinlendiğinde birbirini tekrar eden bir sıkıcılığa düşme tehlikesine sahip olan Yalın'ın yorumunun bu özelliği özellikle düzenlemelerdeki iniş ve çıkışlarla yok edilmiş. Düzenlemelerde ki elektrik ve ritimsel iniş çıkışlara bir de armonik iniş ve çıkışlarda eklenince her dinleyişte farklı lezzetler verebilen bir albüm çıkmış ortaya. Albümün ilk çıkış şarkısı "Küçücüğüm" aynı zamanda albümün en kolay anlaşılacak şarkısı , melodik yapısı ve akıllarda kalan yapısı ile Yalın'ın geçen albümündeki çıkış şarkısından daha kaliteli ve daha başarılı. Şarkının özellikle b bölümü şarkıya ayrı bir kalite kazandırırken albüme adını veren şarkı "Bir Bakmışsın" da balkan soundu ile Rock'n Rollun başarılı bir sentezini dinliyoruz. Özellikle şarkının B bölümündeki nefesliler son dönemlerde hiçbir şarkıda karşımıza çıkmayacak kadar cesaretli. Uzun zamandır hiçbir albümde şana bu kadar paralel giden bir kontrşan dinlememiştik.Müzikal anlamda ki zenginliğinin yanında sözel anlamda da hedef kitlesine uygun sözler ve kavramları içeren şarkılar bu yönü ile kent Türkiye'sine daha yakınlaşırken kırsal kesimden de uzaklaşmış. Müzikal anlamda her şarkıda ayrı bir düzenleme anlayışı ile zenginleşen albümün üçüncü şarkısında reggae bir anlayışla başlarken swing devam düzenlemesi ile adından söz ettiriyor. Muhteşem bir aranjörlük hünerinin sergilendiği albümde bir kez daha Selim Öztürk'ü tebrik etmek gerekiyor. Albümün slowlarından "Ben Bilmem" de piano acompany ile balat formatına sokulan şarkı da şan melodisi de biraz daha keskinleştirilirken duygu akışı da hareketlendirilmiş. Melodilerin daha yüzü batıya dönük olduğu bu albümünde Yalın'ın en başarılı şarkılarından biri de "Aşk Ne Demek" . Albümün en önemli özelliği olan her şarkıda ayrı bir düzenleme anlayışı bu şarkıda da devam etmiş. Muhteşem bir intro melodi ile rock kokan bir düzenleme ile kurgulanan "Aşk Ne Demek" özellikle ritimsel kurgusu ile başarılı. Müzikte düzenleme yapmanın cubase'te loopları dizme işinden öte bir iş olduğunu kanıtlayan albümün bu şarkısında ki davul partisyonları tek kelime ile muhteşem. Albümün ikinci yarısına girerken karşımıza çıkan "İstanbul Benden Büyük" rock başlayan introsunun nefesli ile yumuşatılmasından sonra tepe de yaşanan patlaması ile dikkat çekiyor. Yalın'ın bu albümünde karşımıza çıkan ilk altı şarkısında dikkat çeken bir diğer şey beste yapılarının özellikle şan vokallerinin batılı bir anlayışla kurgulanması oluyor. Bu yönü ile keskin dik iniş ve çıkışları içeren şarkılar içinde bir tek zerre alaturka tını içermemesi ile dikkatleri çekiyor. Bu yönü ile radikalleşen albümün tek alaturka kokulu şarkısı "Eyvahlar Olsun" u dinliyoruz. Alaturka yaylılarla başlayan intro ve alaturka ritmi ile daha tiz tondan şarkı söyleyen bir Yalın'la karşılaşıyoruz . Ne yalan söyleyeyim bunca güzel şarkı ve düzenlemeden sonra karşıma çıkan bu yedinci şarkının diğer altısının gölgesinde kaldığını hissettim. Ama bir ticari anlayışla ileride ön plana çıkabilecek ve hedef kitlenin dışındaki kitleleri de yakalayabilmesi bakımından konulabileceğini tahmin ettiğim bu şarkı da albümde ayrı bir renk. Rock alaturka bir düzenlemeye sahip "Yağmur" albümde özellikle sözleri ile dikkat çeken bir şarkı .Hard rock introsu ile ürküten ama daha sonra yumuşayan "Seviyorum" la devam ediyor. Diğer şarkılara oranla daha melodik bir şarkı olan "seviyorum" da dikkat çeken en önemli şey şarkıda ki piyano akor vuruşları ,özellikle mixte yüksek tutulması ile öylesine güzel bir tını yakalamış ki ....Vallahi ne yalan söyleyeyim bu şarkıda geçer not alıveriyor. Ama yaylıları dinlerken keşke canlı olsaydı diye de geçiriyorum içimden , çünkü az da olsa tınlayan yaylılar keyboard gibi tınlamış ve albümün tamamındaki akustik bütünlükte ofsayta düşmüş. Sonlara doğru geldiğimiz albümde dikkat çeken bir diğer şey farklı düzenleme kalıplarının ve özellikle farklı ritimsel kurguların tek bir sound bütünlüğü ile yakalanabilmiş olması olmuş. Bu açıdan baktığımızda ilk şarkıda sonuncusuna kadar sabit bir sound ama değişken bir ritim kurgusu ile karşılaşıyor albümü dinleyenler.Davul soundunun akustik yapısı ve özellikle piyanonun aktif kullanımı son yıllarda hiçbir albümde bu kadar başarılı olmadı. Kapanış şarkısı olarak karşımıza çıkan "Üzülme" de de olduğu gibi ritmik kurguda yakalanan kreşendolar da bu albümde dikkat çeken bir diğer unsur. "Üzülme" adlı şarkıda olduğu gibi albümün hemen hemen bütün şarkılarında melodik ve ritmik iniş ve çıkışlar öylesine cuk oturuyor ki .... Sonuç olarak açık söylemek gerekirse özellikle Selim Öztürk'ten böylesine muhteşem bir müzikal kurguyu beklemiyordum ,önceki albümünde başarılı olan ama eleştirilecek pek çok yönü de olan Yalın bu albümünde nerdeyse hatasız çıktı karşımıza. Ne yalan söyleyeyim katı eleştirileri ile dikkat çeken www.michaelshow.net 'te uzun zamandır ilk kez bir albümün bilimsel açıdan bu kadar doğrularla dolu olduğuna şahit oldum. Bunda bestelere maximum bir hayat kazandıran albümün tamamının düzenlemelerine imza atan SELİM ÖZTÜRK'ü tebrik etmek gerekiyor. Bu yönü ile pek çok aranjöre sabit bir sound kurgusu ile değişik müzikal formların nasıl kurgulanabileceği konusu ile albümde yakalanabilecek konsept konusunda , bir bestenin bir aranjör tarafından nerelere götürülebileceği konusunda inanılmaz dersler veren albümde Yalın başarılı bir ikinci işe imza atmış oldu.Buna Yalın'ın tüm şarkılarına kendi imzasını atması da eklenince günümüz Türkiye'sinde tarz oluşturma konusunda gerekli olan tüm özelliklerin de bir reçetesi de yazılmış oldu. Boş şarkının yer almadığı albümde dikkat çeken tek bir şarkıyı göstermek çok zor , çünkü şarkıların çoğu birbirini tamamlıyor ve dinledikçe ayrı bir lezzet kazanıyor. Her şeyden önemlisi kent Türkiye'sini çok iyi anlatan albümün 2005 yılının ilk yarısında üretilen en iyi albümlerden biri olduğu da kesin. İlk başta Yalın markasının getirdiği avantajla iyi bir tiraj elde edeceği kesin olan albümün averaj tirajı ise birazda yorumcunun kendisine bağlı. Kent Türkiye'sinden arda kalan kısmına özellikle sosyo- ekonomik statüsü geçişte olan kitlelerin de dikkatini çekmeye aday bu albümde Yalın'ın özellikle medya ile ilişkilerinde dikkatli olması , geçen albümünde olduğu gibi kendisini tek bir medya gurubunun tekel himayesine sokmaması ve biraz da alçak gönüllü olması gerekiyor. Bu bağlamda Tarkan'ın medya stratejisini kendisine önerirken bu albümde çok zor bir virajı da aldığını müjdeliyoruz.İyi müzikten zevk alan herkesin bu albümü mutlaka dinlemesini özellikle tavsiye ediyoruz. Albümde Yer Alan Şarkılar : Küçücüğüm Bir bakmışsın Keşke Ben bilmem Aşk ne demek İstanbul benden büyük Eyvahlar olsun Yağmur Seviyorum Üzülme
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM