MUAZZEZ ERSOY - Senin İçin (D.M.C. - 2002)
On iki albümlük Nostalji serisinden sonra yeni şarkılardan oluşan bir solo albüm yapan Muazzez Ersoy bu albüme çok iyi hazırlanmış.
Bir sürü spekülasyon ve sonrasında çıkan haberler hepside Muazzez Ersoy'u eleştirenleri haklı çıkarmak adına iyi bir zemin hazırlamıştı.Kimisi yorumcuyu bayat şarkıları yorumlayarak Türk Müziğine hiçbir şey katmadığı yönünde eleştiriyordu , kimisi onu kolaycılıkla suçluyordu.Her ne ise tek bir şey vardı o da Muazzez Ersoy o nostalji serisi ile müthiş bir tiraj elde etmeyi başarıyordu.Maddi olarak yüzüne gülen büyük şans Muazzez Ersoy'u "Bu kadın yeni şarkı söyleyemez" diyenlerin tezi ile de baş başa bırakıyordu.İte böyle bir stres altında yola çıkıldı bu albümde.
Albümde dikkatleri çeken en büyük şey daha hazırlık aşamasında başlayan büyük kolektiflikti.Öyle ki müthiş bir inanla çalışıyordu D.M.C bu albüm için. Saatlerde süren beste çalışmaları,okumalar , mixler ve beraberinde gelen muhteşem marketing çalışmaları.
İyi , sıcak ve kaliteli bir yorumcu Muazzez Ersoy'un "Kal Bu Gece" günümüze kadar gelen olumlu imajı ile süslenen yeni görsel tasarım ile adeta "işte buradayım ey beni eleştirenler" demeye hazırlanıyordu.
İyi bir balat olan "SENİN İÇİN'"le başlayan albümün çıkış şarkısını dinleyenler uzun yıllardır kulaklardan silinmeyecek bir besteyi de dinleyecekler.
Sezen Aksu'nun sözlerini yazdığı "HATIRLA" duygusal bir yolculuğa çıkarken , biraz piyasa kokan "GÖR GÖR " adlı şarkı ile hareketleniyoruz.
Albümün en vurucu bestelerinden bir tanesi olan "YALANCI GÜL" adlı şarkıda Muazzez Ersoy'un hanımefendi kişiliğini tekrar yaşıyoruz, hani eskiden gül alınıp verilirdi ya sevgiliye öylesine güzel , saf ve duygu kokan bir şarkı.Aynı duygu ve kaliteyi "PERA PALAS" adlı şarkı da da yaşıyoruz.Yer yer tango yer yer volero ritmi ile unutulan kent kalitesinde gizli olan nostaljik alaturkalığı anımsıyoruz.Bu iki şarkı gerçektende çok kaliteli ve piyasa değil.
Albümde ritmik şarkılara baktığımızda T.S.M formatından uzakta yer yer fantezi ögeler taşıdığını görüyoruz, "SON KARARIM" böyle bir şarkı.
Yıldız Tilbe'nin "YALAN MI" adlı bestesini Muazzez Ersoy'un yorumundan dinlerken ne yalan söyleyeyim Münir Nurettin Selçuk yada Dede Efendi dinliyormuşum gibi hissettim kendimi.Klasik formlara bağlı kalınarak yorumlanan bu şarkı ise farklı bir renk.
Selami Şahin besteleri bir başkadır , bir başka duygusallık ve romantizim taşırlar.İşte öyle bir beste de bu albümde var.Muhteşem bir intro ve aşkı özellikle ayrılığı sonrasını anlatan "ŞAŞIRMIŞIM" vurucu bir beste.
Vee bana göre Muazzez Ersoy'un bu albümde biraz daha sahip olması gereken sounda yakın bir şarkı.Yer yer pop yer yer alaturka bir düzenleme ama diğerlerine oranla daha batı , hani vardı ya Muazzez Ersoy'un o eski "Kal Bu Gece"si , işte onun sounduna yakın bir beste geliyor karşımıza "HİÇ FARKETMEZ" radyoların gizli hiti olarak saklı bekliyor albümde.
Buram buram romantizim kokan bir şarkı "GECELERİ" , insan hayatında en zor geçen en sıkıntılı en baş başa kaldığı zaman dilimini geceleri anlatan bir şarkı dinliyoruz albümde.
Müthiş bir itina , müthiş bir heyecan ve son yıllarda görülmeyen bir titizlikle hazırlanan bir çalışma işin ilginç tarafı albümün en vurucu besteleri Ercan Saatçi imzasını taşıyor ve zor bir alanda büyük işler yapmanın heyecanını yaşıyor Saatçi .Hatırlıyorum da ilk vitamin dönemlerini , demek ki bir müzisyenin gelişmesi bu yönde olumlu olabiliyormuş.
Mükemmel resimlerle karşımıza çıkan Muazzez Ersoy'un bu dört dörtlük çalışmasında ise gözümüzden kaçmayan bir şey de çıkıyor tabi ki .Nemi ? Albümün tasarımına hakim olan yeşil renk ve yıldız grafiğinin Ajda Pekkan'ın 1987 yılında müzik marketlere sunduğu "Süperstar 4" adlı albümü ile hemen hemen aynı olması.


