GÖKSEL - Hayat Rüya Gibi (Avrupa Müzik - 2010)
2009 yılında yayınladığı Nostalji albümü ile popülaritesini arttıran ve başarılı bir sezon geçiren Göksel kendi bestelerinden oluşan bir albüm hazırlamak yerine bir sürpriz daha yaparak bir nostalji albümü daha yayınladı ve serinin ikinci albümünü müziksevere sundu.
On dört nostaljik şarkının seslendirildiği albümde şarkılar ağırlıklı olarak yetmişli yıllardan seçilmiş. Orijinal düzenleme trafiklerine sadık kalınarak hazırlanmaya çalışılan albümde sound yetmişlerin soundu ama tabii ki o dönemin bire bir stüdyo imkanları yakalanması çok zor olduğu için yer yer farklılıklar yok değil.
Göksel bu albümde nostaljiye biraz daha ısınmış gibi , şarkıların çoğunu hakkıyla yorumlamış.Repertuar olarak baktığımızda albümde öncekine oranla alaturka şarkıların bu kez biraz daha fazla olduğunu görüyoruz. "Sevil neşelen" "Kabahat seni sevende" bunu en somut örnekleri.
Yine önceki albüme göre kıyaslandığında yaylıların bu kez daha aktif olduğunu görüyoruz, klasik yaylılar albüme ayrı bir renk katmış ve o yılların tadını başarı ile sunmuş.Benim dikkatimi çeken bir şey ise Göksel'in önceki albümünde ilk karşıma çıkan "R" lerinin patlaması bu albümde daha da belirginleşmesi. Aranjör veya tonmaister acaba buna neden dikkat etmiyor anlamıyorum , bu konuda bence herkesin çalışması gerekirdi. Son derece sempatik bir ses sahip Göksel'in "r" lerinin patlaması albümün nerdeyse tamamında var , özellikle kelime ve hece sonlarındaki "r" lerde ki patlamalar beni şahsen rahatsız ediyor.
Göksel'in şarkıların hepsine çok ısınmış ve hemen hemen hepsini hakkı ile yorumlamış , şarkılara duygusunu katabilmiş ve en önemlisi yetmişlerin ruhunu yaşamış , yaşatmış.
Repertuar olarak baktığımızda epey ticari şarkı var , "Sevil neşelen" , "Olmaz olsun" , "Ah nerede" melodik yönü güçlü ama pop müzik adına vasat az üstüne çıkabilen şarkılar. Ama "Ölsem de bir kalsam da bir" "içime sinmiyor" dört dörtlük eserler ve Göksel'de her ikisini de hakkı ile yorumlamış.
Albümde bugüne kadar erkek ağzı ile söylenen ve öyle nam salan iki şarkıda var. "Hasretinle Yandı Gönlüm" ve "Eylül de gel" ..Bu iki şarkının yorumcusu öylesine büyük yorumcular ve bu iki şarkı ikisi ile de öylesine bütünleşmiş ki bence , Göksel bu iki şarkıda epey bir riske girmiş. Edip Akbayram ve Alpay çok güçlü iyi vokal. Göksel bu iki şarkıyı kendi tadında yorumlamış.
Ajda Pekkan klasiği "Palavra" da Teoman ile gerçekleştirdiği mini düet albümde dikkat çeken bir diğer pozitif olay. Teoman ile çekilecek çok güzel bir klip yakışır bu şarkıya.
Aranjör Serhat Sönmez'in orkestra mantığında kurgulanan düzenlemelerde başarılı bir performans sergilediği albüm Göksel için de kariyerinde bir değişik renk daha olmuş. Nostalji severlerin bu albümü edinerek arşivlerine eklemesi gerekir , Göksel kendine has çıtı pıtı yorumu ile şarkıları gayet güzel seslendirmiş , ayrıca yorumcunun içinde gizli kalan yetmişlerin ruhunu bir adım daha öne çıkarttı bu albüm."Hayat Rüya Gibi" nostalji severlerin arşivlerine katması gereken bir albüm.
Albümde Yer Alan Şarkılar ::
1. Sevil Neşelen
Söz: Hüseyin Turgut Yarkent Müzik: Saadettin Yücel Öktenay
2. İçime Sinmiyor
Söz & Müzik: Sezen Aksu
3. Başıma Gelenler
Söz: Ülkü Aker Müzik: Neal Hırsch
4. Palavra
Söz: Fiket Şenes
5. Ölsemde Bir
Söz & Müzik: Şanar Yurdatapan
6. Kıskanıyorum
Söz & Müzik: Hulki Saner
7. Ah Nerede
Söz: Oktay Yurdatapan Müzik: H. Joachim & Ilan Cohen
8. Deli Etme Beni Aşk
Söz & Müzik: Bora Ayanoğlu
9. Hasretinle Yandı Gönlüm
Söz & Müzik: Yalçın Tura
10. Kabahat Seni Sevende
Söz & Müzik: Orhan Gencebay
11. Olmaz Olsun
Söz & Müzik: Şanar Yurdatapan
12. Tek Başına
Söz: Ülkü Aker Müzik: Giancarlo Colonnello & Luigi Albertini
13. Seninleyim
Söz: Fikret Şenes Müzik: Lucio Battisti
14. Eylül'de Gel
Söz: Fecri Ebcioğlu Müzik: Marc Aryan

