SEZEN AKSU - Şarkı Söylemek Lazım (D.M.C. - 2002)

SEZEN AKSU  - Şarkı Söylemek Lazım (D.M.C. -  2002)
Çok eleştiriliyordu iyi bir albüm yapması gerekiyordu , kimisi onu pop müziğini deforme etmekle kimisi gençlere kötü örnek olmakla suçluyordu.. Yüklü bir paraya D.M.C 'ye transfer olmuştu tüm gözler üstündeydi göstereceği performans onun ya bitişi yada tekrar doğuşu olacaktı. Eski Sezen nerde diyenler onu eleştirmeye devam edecek miydi yoksa eski Sezen gelecek miydi ? İşte böylesine soru işaretleri ile çıktı bu albüm müzikseverlerin karşısına. Albümün çıkış şarkısı sürpriz bir sounda sahipti." Şarkı Söylemek Lazım" ilk kez Sezen bir dance şarkı ile çıkıyordu hayranlarının karşısına.Olumsuz eleştirenlerin heveslendiren bir şarkıydı bu şarkı."Eyvah bu kadın iyice panikledi , popüler olmak uğruna pop yaptı.." düşüncelerini doğuruyordu.. ...Veee albüm sonunda müzik marketlerdeki terinin almıştı.Albümü dinleyenlerden her biri ayrı bir şarkıdan bahsediyordu , kimisi "Dansöz Dünya " kimisi "İstanbul İstanbul Olalı" böyle uzayıp gidiyordu.Albümü dinlemeye başladıktan sonra Sezen Aksu'nun buram buram kalite kokan bir albümü ile karşılaştık. Çok güzel sürprizlerle çıkıyordu Sezen karşımıza,diyebilirim ki "Sen Ağlama" dan sonra ki en iyi Sezen Aksu albümü , mükemmel bir sound , pop müziğinde uzun zamandır unuttuğumuz yaylılarla sağlanan senfonik hava, buram buram romantizm kokan bir repertuar. Her bir şarkı için ayrı bir paragraf hatta kompozisyon bile yazabileceğimiz bir albüm , sanırım Sezen Aksu küstürdüğü hayranlarının gönlünü bu albüm ile tekrar kazanacak. "İstanbul İstanbul Olalı" , mükemmel bir şiir, seven haksız yere ayrılan bir sevgilin yüreğinin bir kara deliğe benzeten içinde mükemmel söylemler içeren bir şiir.İmparatorlukların başkenti , göç etkisi ile akan Anadolu sermayesi ile eski romantizmini kaybeden koca şehir böyle keder görmedi. Ne denebilir ki tek kelime ile mükemmel bir teşbih.Sezen Aksu eski şarkılarını göremiyoruz diyenlere "Aha alın işte..." der gibi yorumluyor bu şarkısını , çokta iyi yapıyor. Daha modern alt yapılarla bezenen ve değişik bir davul alt yapı ile karşımıza çıkan albümde bunu taşıyan bir şarkı "Savaşma Seviş Benle" Sezen Aksu'nun 90'lardan sonraki çizgisini sunan bir şarkı .Bu şarkıyı dinlerken anlıyoruz ki Aksu albümünde hem eski romantik dönemini hem de Onno Tunç sonrasında ki dönemini taşıyor bu albümünde. İşte eski dönemi tanımlayan bir şarkı daha "Su Gibi" , mükemmel bir senfonik hava , tıpkı Onno Tunç döneminde olduğu gibi , klasik keman partisyonları duyuyoruz , Tanrım ne güzel her pop şarkısında karşımıza çıkan o araba yarışlarında ki viraj alan arabaların sesine benzeyen Arabesk keman partisyonlarından sonra su gibi berrak ve doğal geliyor bu yaylı partisyonlar. Sezen Aksu'nin "Git" albümünde ilk olarak sunduğu ağır slow şarkılara dönemine ait bir şarkı,şarkıyı dinlerken Sezen'in söz yazarlığı konusunda tek kelime ile artık aştığını görüyoruz , hele şarkının nakaratı ve eşlik eden ud sesi , anlatılmaz inanın bu duygu seramonisi. İşte bir Onno Tunç klasiği , Sezen Aksu'nun müzikal sürprizlerden birincisi , 88 albümünde ilk olarak yorumladığı "Seni İstiyorum" şarkısı daha modern daha farklı bir düzenleme yine bangır bangır bağıran yaylılar , davullar biraz rutin ama olsun yinede çok güzel. Dünyayı kavanoz dipli olarak nitelendirmişlerdi önceden Sezen Aksu dansöze benzettiği dünyayı öylesine güzel ve kinayeli bir diller yargılıyor ki , yalnızlığını dünyaya iletirken kıyamet gününe referans yapan bir şiir , biraz sürrealist biraz romantik. Müzikal açıdan ise 90'ların sonrasında karşımıza çıkan Sezen Aksu'nun otantik soundu. Ve, ve , ve sizi bilmiyorum ama son dönemlerde hiçbir tekrar yorumlanan nostaljik şarkıdan bu kadar zevk almamıştım.Hani biri çıkar ya karşınıza , seversiniz , çılgınlar gibi tapar kendinizi ona emanet edersiniz , tek kelime ile o sizin Tanrınız olur , hükmeder size , bazen acı çektirir , dominant yönü ile kölesi yapar sizi , işte öyle bir durumda sevgiliye yapılan bir yakarış olarak nitelendirebilecek bir şarkı."Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş , Tanrı İstemezse insan ölmezmiş , sen tanrı mısın beni öldürdün beni öldürdün , eşime dostuma beni güldürdün." Hani ayrıldıkta sonra dostlarının onun için kötü şeyler söyler , sizin içinizden gelmez bir şey söylemek çünkü seviyorsunuzdur hala işte öyle bir dizeye sahip " Senin için herkes kötü söylüyor , söylemesi kolay bir de bana sor." Derken şarkı. "Tedavülden kalktı aşk , üç ihtilal üç kuşak " doğru ne demeli 30 yılda üç tane ihtilal gören toplumun bu ihtilallerin gönüllerde yarattığı ihtilallerin değişimi sonunda yaşanan sosyolojik değişim ve Özal çocuklarından Arto eğlencelerine kadar gelen bir kuşak. Sezen şarkısında "Kelimeler fistan giymiş , salınıyor ağır aksak, atı alan Üsküdar'ı geçmiş" dönek sözünü tutmayan sevgililerin , dostların sözlere giydirdiği fistanlar J ve atı alıp Üsküdar'ı geçen sonradan görme zenginleri düşünün .. Daha neler neler var bu şarkıda...."Gün görmüşler"i dinlemek yetmiyor.Anlayana sivri sinek saz..... İşte 70'lerin Amerikan rock'n roll soundunu içeren bir düzenleme ve Sezen Aksu'nun doksan sonrası ürettiği şarkı formatını taşıyan bir şarkı .Özellikle "Shalala şübidap " bölümü çok tatlı valla. Ve bir sürpriz daha , dinlerken Donna Summer mı geliyor diyoruz , seksenlerin ilk yarısında Sezen Aksu'nun Atilla Özdemiroğlu döneminde ürettiği şarkılardan bir tanesi geliyor : "Deli Gönlüm" Mükemmel ötesi bir yaylı partisyonu , sağlam bir dans alt yapı ve tek kelime ile yetmişlerin dünyayı kasıp kavuran dance soundu , şarkı bir başlıyor ki melodik yapıya uygun yazılan bağımsız yaylı partisyonları , eskiler gibi martı misali şarkının üzerinde dolaşan bir yaylı partisyonu ...SÜPER ! "Deli Gönül" yine senfonik bir intro yer yer tangoya dönüşen yer yer Akdeniz balatına dönen uzun bir intro , sözleri dinlerken empatisi olan herkesin gözünden bir damla göz yaşı dökülecektir eminim.Hani bir büyük aşk , hiç tükenmeyecek bir aşkın sonunda gelirsiniz geriye kala alışkanlıklardır , ayrılınca sevdiğiniz insanın o dönemde sıradan alışkanlık olarak tanımladığınız olayların özleminin anlatıldığı bir an ve finalinde acı çeken gönüler söylenen "Dayan gözümün nuru kavuşacağız elbet bir bağ bozumu..." Albümün son şarkısı "Ablam Aşktan Öldü" bir söz var ki bu sözü özellikle yıllara meydan okumak isteyenler çok iyi anlar." Hiç yara almadan aynadan geçemezsin" gerçektende geçemezsin.....Geçemezsin, hele hayatta hep kaybeden , ağlayan bir insansan, geçemezsin bence de geçemezsin. Çok ama çok değişik bir albüm çok ama değişik bir Sezen Albümü, repertuarlarda mutlaka bulunması gereken bir albüm.Biraz seksenlerdeki Sezen biraz doksanlardaki Sezen var bu albümde , yine o acı çeken ama bu kez çektiği acılarla mücadele etmek yerine o acıların altında ezilip büzülen acı çeken bir kadın prototipi.Romantik , sevdiği için her şeyini veren , duygusallığı ile ön planda olan , eski çağ romantikleri olarak tanımlandırabileceğimiz bir kadın figürü var. Ne yalan söyleyeyim ben bir ara tüketim toplumunu savunan ,çoğu yaşadığı karmaşık dönemin çarpık düzenini kendi iç dünyalarında da taşıyan kimliksiz seksenli kuşağın bu yönünü destekleyen "Kız seni yerler , Rakkas , Hepsi Senin mi " gibi şarkılardan sonra ilk çıkışını sağlayan romantizmi ve realizmi taşıyan "Kaybolar Yıllar , Firuze , Sen Ağlama" felsefesini içeren şarkılar ürettiği için teşekkürler diyoruz Sezen Aksu. Albümde özellikle "İstanbul İstanbul Olalı " gelecek kuşaklara miras kalacak bir Sezen Aksu klasiği.
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM