Sinema Tarihi (1.Bölüm)
Niyazi Nişancık
Sinema Tarihi (1.Bölüm)
Neden Sinema Filmleri 24 Kare Çekilir? Hiç Düşündünüz mü?
Bir film izlerken çoğumuz hikâyeye, oyunculuğa ya da müziğe odaklanırız.
Ama perde arkasında, fark etmeden izlediğimiz çok temel bir soru vardır:
Neden sinema filmleri saniyede tam olarak 24 kare akar?
Neden 20 değil, 30 değil, 60 hiç değil?
Bu sorunun cevabı; paranın, fiziğin, insan algısının ve biraz da tesadüfün ortaklaşa yazdığı bir sinema hikâyesi.

Sessiz Sinemanın "Hızlı" Dünyası (1900–1920)
Sinemanın ilk yıllarında ortada bir standart yoktu.
Kameralar elle çevriliyor, yani çekim hızı kameramanın kol gücüne bağlıydı.
Bu yüzden Charlie Chaplin, Buster Keaton gibi sessiz film yıldızlarının filmleri bugün bize biraz "fazla hızlı" ve "komik" gelir.
Sebep basit:
O filmler 16 karede çekildi, ama günümüzde 24 karede oynatılıyor.
Yani zaman bilinçli olmadan hızlanmış oluyor.
Aslında Chaplin o kadar hızlı koşmuyordu.
Biz onu hızlandırılmış izliyoruz.

1920'ler: Ses Gelince Her Şey Değişti
1920'lerin sonuna gelindiğinde sinema, en büyük devrimlerinden biriyle tanıştı:
Sesli film.
Ama ses, beraberinde ciddi teknik sorunlar getirdi.
Ses Film Şeridine Nasıl Kaydediliyordu?
Ses, film şeridinin kenarına optik dalga olarak basılıyordu. Film, projektörden düzgün ve sabit hızda geçmezse: Ses tizleşiyor (sincap sesi gibi) Ya da kalınlaşıyor (yavaşlatılmış plak gibi)Yani artık "yaklaşık hız" yetmiyordu.
Kesin bir standart gerekiyordu.
İnsan Kulağı, Mühendislik ve 24 Kare
Mühendisler şunu fark etti:
Sesin bozulmadan algılanabilmesi içinfilm en az saniyede 24 kare hızla akmalıydı. Daha azı: ses dalgalarında bozulma Daha fazlası: teknik olarak mümkün ama çok pahalı
Ve işte burada sinema tarihini belirleyen o soru geldi:
"En az masrafla, en iyi sesi hangi hızda alırız?"
Cevap: 24 FPS
Neden Daha Fazlası Değil? (Parasal Gerçekler)
Bugün dijital çağdayız ama o dönem:
Film şeridi = çok pahalı Her ekstra kare = ek maliyetEğer standart:
30 FPS olsaydı → film maliyeti %25 artacaktı 48 FPS olsaydı → neredeyse iki katına çıkacaktıHollywood şu kararı verdi:
"Ses düzgün çıksın, film ucuz olsun, sinema yaygınlaşsın."
Ve böylece 24 FPS, ekonomik bir zorunluluk olarak doğdu.
Ama hikâye burada bitmedi…

Gözümüz Dünyayı Kaç Kare Görür? (Motion Blur Meselesi)
İnsan gözü bir kamera gibi çalışmaz.
Hızlı hareket eden bir nesneye baktığınızda:
Net değil Hafif bulanık görürsünüzBuna Motion Blur (hareket bulanıklığı) denir.
24 FPS:
Gözümüzün algıladığı doğal bulanıklığa çok yakındır Bu yüzden sinema görüntüsü: "Gerçek" değil "Rüya gibi" gelir60 FPS Neden Bizi Rahatsız Eder? (Soap Opera Effect)
Televizyonlar, oyunlar ve YouTube videoları genelde:
50–60 FPSBu hız:
Aşırı net Fazla gerçek Fazla "kamera arkası" hissi verirBu etkiye verilen isim:
Soap Opera Effect (Pembe Dizi Etkisi)
Yani:
Görüntü gerçekçi ama büyüsü yoktur.
Hobbit Deneyi: 48 FPS Neden Tutmadı?
Peter Jackson, The Hobbit'i 48 FPS çektiğinde büyük bir beklenti vardı.
Ama izleyici tepkileri şaşırtıcıydı:
"Kostümler sahte duruyor" "Dekorlar karton gibi" "Sanki kamera arkası görüntüsü izliyorum"Sebep şuydu:
24 FPS'in verdiği o sinemasal illüzyon yok olmuştu Gerçeklik artmış, büyü kaybolmuştuSonuç: 24 Kare Bir Tesadüf Değil

24 FPS:
Paranın Teknolojinin İnsan algısının Ve tarihsel koşulların ortak kararıdırBaşlangıçta bir zorunluluktu,
zamanla bir estetik tercihe dönüştü.
Bugün artık teknik olarak 120 FPS bile mümkün.
Ama sinema hâlâ 24 karede ısrar ediyor.
Çünkü sinema:
Gerçeği göstermek değil,
gerçeği hissettirmek ister.


