MÜFİDE İNSELEL - Fasulyeden Aşklara Sesleniyor

MÜFİDE İNSELEL -  Fasulyeden Aşklara Sesleniyor
Onu ilk olarak bestelerine geliştirdiği tarzı ile farkına vardık , farklılığını ilk solosunda da hissettiren Müfide ilişkilerin yapaylaştığı bir dönemde fasulyeden aşklara sesleniyor. Müfide İnselel'in müziğe merakı ne zaman başladı ? Bestecilik nasıl gelişti ? Müziğe olan ilgimi, henüz ben bilincine bile varamadan, (konuşmayı öğrenmemle birlikte şarkı söylemeye başlamışım) ailem fark etmesiyle başladı. Daha 5 yaşındayken İstanbul Belediye Konservatuarı'nda piyano çalıyor, tıkır mıkır solfej okuyordu. Zaten sonra da hiç susmadım. İlk bestelediğin şarkı ile ilk yorumlanan şarkı hangisi oldu ? İlk bestemi , gitarla haşır neşir olmaya başladığım yıllarda yaptım (1982 – 1983). Bodrum, Bardakçı Koyu'nda (henüz kimsecikler yokken) bir gece soğuk kumlara oturup "Bir Yıldız Kaysa" isimli şarkımı yumurtlamıştım ilk kez. : "Bir yıldız kaysa ,Ve ben benim olmanı dilesem, Küçük bir ihtimal de olsa."…. Sonra bunu yapmayı hep sürdürdüm ara ara. …Taa ki Emel Müftüoğlu "Düşler" adlı şarkımı albümüne alana kadar. Sanırım kabul görmekten ötürü aşka geldim, ara değil, sık sık şarkı yapmaya başladım. Biraz da yaşanmışlıklarımla ve olgunlaşmamla ilgili belki. Bana iyi geldiği kesin … şarkı yapmak – istim atmak, sıkışan havayı biraz boşaltmak benim için. Şarkılarında değişik bir tarzın var , bunun sırrı nedir ? Değişik olmaya çalışmıyorum ki hiç. Belki o yüzden değişik geliyor. Evren'e ve doğaya ayak uydurmaya çalışıyorum. O ne yaparsa, taklit etmeye çalışıyorum. İroni, tezatlar, siyah – beyaz, acı – sevinç, paradoks. Yaşam işte böyle hep ters köşe. Şarkılarıma da yansıyor haliyle..
MÜFİDE İNSELEL -  Fasulyeden Aşklara Sesleniyor
Albüm yapma fikri nasıl doğdu ? Bestelerim Türkiye'deki en kabul görmüş, değerli, çok hoş ve de cici arkadaşlarımın sesinden can bulurken , sıra Funda Arar'a geldiğinde zaman onun yapımcısı TMC beni sevdi, ben de TMC'yi. Bana inandı, bende ona. Bana el verdi "hadi" dedi. Bir gün "hazır mısın kendi şarkılarını söylemeye?" dedi. Ben hep hazırdım zaten.Ve bu albümü hazırlamaya başladım. Fasulyeden adlı şarkın nasıl doğdu ? Albümümün ilk klip şarkısı "Fasulyeden" bir yatak üstü şarkısı. Hortladığım ve çok bunaldığım bir gece, kucağıma aldım can dostumu ve bir çırpıda hönkürdüm "Fasulyeden"'i. Bütün şarkılarım bire bir beni anlatmasa da, Fasulyeden, çok boğulduğum ve mola almak istediğim bir dönemin şarkısıdır. Geri döneceğimi bilerek. Yine yaşama dair. Kendi müziğini nasıl değerlendiriyorsun , popüler müziğin içinde nerede konumlandırıyorsun ? Başka müzikleri ve başkalarının müziklerini değerlendirmediğim gibi, kendi müziğimi de değerlendiremem. Bana göre "iyi", "başarılı" ya da "kötü" müzik olamaz. Ancak enstrümanist olan insanlar değerlendirebilir belki çalımlarına göre. Ama üretilen müzik eleştirilemez. En fazla dinlenmez olur biter. Bütün sanat eserleri için geçerlidir bu. Ya dokunur size, eller bir şekilde, etkiler ya da geçer yanınızdan. Ya da aptal bir cümle kalır ağzınızda size hiçbir şey ifade etmeyen. O da bir süre sonra uçar gider. Amacım asla bu değil ama ancak beni dinleyenler belirleyebilir konumumu.
MÜFİDE İNSELEL -  Fasulyeden Aşklara Sesleniyor
Bestecilik mi yorumculuk mu daha ön planda senin için ? Yirmi iki yıl yorumculuk yaparak çalıştım. Yine "bana göre" diye başlayacak olan bir cümle kuracak olmaktan her ne kadar çok mutsuzsam bana göre yorumculuk, ses aralıkları, teknik, temizlik, diyafram vs. terimler içermiyor. Beni yorumcunun duygusu ilgilendiriyor daha çok. Çatlağı, detonesi ya da tekniği değil, Bir meram anlatmaktır şarkı söylemek. Böyle yaklaşıyorum işte. Hele bir de kendi şarkılarımı söyleyince, bestecilik ve yorumculuk birbirine kaynamış iki sözcük bence. Geleceğe yönelik planların arasında neler var ? Bestecilik ve yorumculuk kariyerin ile ilgili planların neler ? "Kariyer" benden çok uzak bir kelime. Her kim ki işini sever ve iyi yapar, sevilir, kariyer baş ucundadır zaten. Amaç, bu kelimeyi hedef almadan yola çıkıldığında gerçekleşir.. İşte bundan sonraki planlarımız "mız" diyorum. Çünkü her ne kadar bütün sorulara birinci tekil şahıs olarak cevap versem de, lokomotif gibi görünsem de, arkamda upuzun bir TMC katarı taşıyorum. Artık ben mi onları, onlar mı beni bilinmez. Paylaşmak istiyoruz biz. Ama konser, ama klip, radyo, TV, vb. Çeşitli kanallarla insanlara ulaşıp, sevdiğimiz ve inandığımız şeyi olabildiğince çok insanla paylaşmak. Benim planlarım dahilinde ise, bana – harcanan tüm emekleri, inançları ve kuruşları (milyonlarca) lokomotif olma değerine layık görüldüğüm için, tez zamanda geri döndürmek.
MÜFİDE İNSELEL -  Fasulyeden Aşklara Sesleniyor
Albüm kapağında neden kendini fazla ön plana getirmedin ? Her ne kadar kendimi saklamak, görünmek gibi bir gailem yoksa, görünmemek gibi bir amacım da yok. Albüm kapağımın fotoğraflarını , her dahi gibi deli olan arkadaşım Seçkin Erel çekti. Fransa'da yaşıyor, Avrupa Konseyi'nde seçkin bir avukattır kendisi. Türkiye tatilinde kırmadı beni. İstanbul kazan biz kepçe fotoğraf çektik. Doğallığı ve estetiği başrole koyduk, kapak için de bu fotoğrafı seçtik. Benim çok hoşuma gidiyor. Türkiye'de sence besteci ve müzisyen olmak nasıl bir şey ? Bunun zorluklarını ve senin karşılaştığın zorlukları kısaca bizimle paylaşır mısın ? Türkiye'de müzisyen olmak zor bir şey. Sakınılası bir şey. Gerçek olmayan, besteci ve söz yazarıymış gibi yapanlara öneremem, hayatın kıyısından geçerler, heba olur giderler çünkü. Gerçek olanlara ise hiç öneremem. Çünkü onlar, aynı karşı konulamaz aşk gibi. Bildiklerini yaparlar zaten. Su olurlar, illaki de yollarını bulurlar…
01.01.2009
FACEBOOK
İNSTAGRAM