"Youtube'da En Az İzlenen, En İyi Şarkılardır"

"Kendimi Toparlayamıyorum"

Farkındalık dediğimiz şey o kadar geniş çaplı konularla anlatılabilir ki. Mesela sosyal hayatımıza geldiğiniz zaman bırakın bir sosyal sorumluluk projesini, bırakın dramatik bir hikayeyi sokağa çıktığınız zaman arabada giderken bile kaç kere denizin güzelliğine, doğanın güzelliğine bakıyoruz, güneşin batışını ne zamandır izlemiyoruz mesela? Sokaktaki bir kedinin, bir hayvanın ya da bir kuşun hareketlerinden onun gerçekten bir mucize olduğunu ne zaman unuttuk? Biz elimizde telefonlar vs. dünyayı takip etmeden dünyadaki güzelliği görmeden sahil şeridinden geçip giden insanlarız artık. Mesela bu kaybedilen bir farkındalıktır. Ailene olan sevginin ne kadar değerli olduğunun farkında değiliz artık. Mesela ben o yüzden çok büyük bir acı yaşıyorum şu anda. O yüzden kendimi toparlayamıyorum. Ben babamın her zaman farkındaydım ama farkında olduğumu bildiğim an bile yeterince farkında değilmişim. Bunun gibi olaylar Yan şarkısında da sokakta geri dönüşüme katkıda bulunan kahraman çocuklar var ve aslında bunu hem geri dönüşüme katkıda bulunarak insanlığa faydalı oluyorlar hem de eğitimlerini bir şekilde bundan sağlamaya çalışıyorlar. Çünkü imkanları yok. Biz büyük büyük para kazanan insanlar sokaktan geçerken ne zaman bu çocukların farkına vardık? Hangimiz, kaçımız bu çocuklara elini uzatıp senin adın ne mesela benim adım Azat abi diyor klipte, ya sen okuyor musun, niye böyle çalışıyorsun, ben senin için ne yapabilirim diye ne zaman dedik? Işte farkındalık bu. Ben bunları hatırlatmaya çalışıyorum yaptığım bütün sosyal sorumluluk projelerinde. O yüzden bu da benim için çok değerli bir sosyal sorumluluk projesi ama tabii ki her sosyal sorumluluk projesinin yaşadığı sıkıntıyı yaşıyor. Az izleniyor. Böyle bir durum var.

 

"Korkunç Bir Noktaya Gidiyoruz"

Gerçekten hiçbir şeyin farkında değil artık insanlar. Oturduğu an 4 kişi bir arada sohbet edemiyor. Elinde cep telefonu var çünkü. 4 kişi arkadaşlarla buluşuyorsunuz o 4 kişi 10 saniye bir sohbet ediyor sonra telefona dalıyor. Yarım saat sonra kendilerine geliyorlar sohbet ediyorlar 2 dakika daha sonra tekrar telefona dalıyorlar. Bu arada gerçeklik algımızı tamamen kaybetmiş durumdayız. Herkes kendini o instagramda paylaştığı filtreli fotoğrafındaki insan zannetmeye başladı. Yani biz çok korkunç bir noktaya gidiyoruz. Şakası olmayan bir noktaya doğru gidiyoruz. En kolay konuşulabilecek temel nokta budur. Derinleştikçe çok başka hikayeler var tabii. Psikolojik boyutu da var, ekonomik boyutu da var. Etnik boyutuna kadar gidiyor. Peki şu an da 16-17 yaşındaki kız çocukları ailesine baskı yapıyor ben estetik ameliyatı olmak istiyorum diyorlar. Çünkü neden kendini selfie denen şekilde bir fotoğrafını çekiyor. O fotoğrafı filtrelerle düzeltip paylaşıyor. 16 yaşında bir kız ne kadar çirkin olabilir ya? Yani dünya güzelidir muhtemelen. Çocuk çünkü. Onu instagrama koyuyor ve manipüle edip instagrama koyduğu fotoğraf beğeniler ve güzel yorumlar almaya başlayınca kızın içgüdüsel olarak o fotoğraftaki insana benzemek gibi bir algısı oluşuyor ve estetik doktorlarına şu an giden kızlar çoğunlukla kendi instagramdaki fotoğraflarını gösteriyorlarmış. Ben buna benzemek istiyorum diyorlarmış. Kendi manipüle ettiği haline benzemek istiyorum diyorlarmış. Bu çok ciddi bir psikolojik sorun. 

"Müzik Başka, Şiir Başka"

Benim için müzik sözlü olmayandır. Biz bir müzik sektöründen bahsediyorsak işin içine söz girdiği zaman onun adı başka bir şey oluyor. Sözlü müzik diyebiliriz. Çünkü müzik dediğiniz şey başkadır, şiir başkadır. İkisinin birleşiminden şarkı denen şey ortaya çıkıyor. O yüzden de ben insanlara müzik yapıyorum iddiasıyla var isem insanların karşısında ve ciddi bir sorumluluk taşıyorsam ben onlara müzik de yapmam lazım gerçekten. Benim geçmişim zaten enstrümanistlikten gelme enstrümantal müziklerden gelme. O yüzden şimdi o yanımı da mümkün olduğu kadar mümkün olan bütün projelerde göstermeye çalışıyorum.

"Youtube'da En Az İzlenen, En İyi Şarkılardır"

Ben yine babamla ilgili küçük bir süreç içerisindeyken bu hastanedeyken. Doktorlar tabii ki oradaki hastane sağ olsunlar benden ötürü bize çok özel davrandılar. Hassasiyet gösterdiler. Bir tane doktorumuz çok akıllı ve müzikle ilgilenen doçent bir arkadaşımızdı. Bana şu soruyu sordu: Bahadır bey hangi müzikleri çok beğeniyorsunuz yani şu anda piyasada olan hangi müzik iyi ya da hangi şarkı en iyi sizin eniniz hangisi? Ben de dedim ki benim enim diye bir durum yok. Benim için en iyisi diye bir durum yok ama iyi şarkı kriterine bakmak istiyorsak gireceksiniz Youtube'a en az izlenen müzik videolarından başlayacaksınız dedim. Çünkü şarkı edebiyatı, içindeki duygu ve kalitesi yukarı çıktıkça izlenimleri düşecektir. Bu kaçınılmaz bir son. Iyi şarkıya bakmak istiyorsanız en az izlenenlere bakacaksınız. Bana dediki ama sizin 150 milyon izlenen şarkılarınız da var. Yeterinde iyi değildi o yüzden dedim. O yüzden enstrümantel müzikler şu anda çok ciddi bir fedakarlık gerektiriyor. Yani kesinlikle masraf falan onu çıkarmayı bırakın masrafının %1'ini çıkartamazsınız. Onu da bırakın takdir göreceğiniz kesim bile çok ufaktır. Bunu yaparken hakikaten bir Don Kişotlukla yapıyorsunuz. Gerçekten bir kahramanlık olması gerekiyor.

"20 Kasım'da Bostancı Gösteri Merkezi'nde Konserim Var"

20 Kasım'da ileri bir tarih ama Bostancı Gösteri Merkezi'nde müzikseverlerle buluşacağız. O arada gerçekten hem benim sevdiğim şarkılarımı söyleyeceğiz hem çok güzel arkadaşlarım da sahneye inip çıkacak sürprizler de olacak hem de çok güzel bir şeye imza atıyoruz benim değerli arkadaşım Engin Taşkıran o günün organizasyonunu üstlendi oradaki bütün gelirler yine gerçekten güzel bir hikayeye vesile olacak. Sokak hayvanları koruma platformu var Patiliyo diye bütün gelir oraya bağışlanacak. Çok da güzel bir konser ve paylaşım içerisinde olacağız. Yani 20 Kasım'da olacak Bostancı Gösteri Merkezi konseri. Benim ilk Bostancı Gösteri Merkezi konserim olacak ama orada gerçekten müzik yapacağız. 

14.09.2021
FACEBOOK
İNSTAGRAM